Bakanlar Kurulu'nda imzaya açılan ipotekli konut finansmanı (mortgage) sisteminin
mevcut konut kredilerine göre avantajı, yapım halindeki konutları da içermesi
ve değişken faizli geri ödeme imkanı tanıması. Mevcut konumda 20 yıllık konut
kredisinde 100 bin YTL için ayda 1.325 YTL'lik ödeme yapılırken değişken faizle
aynı koşullarda aylık ödeme 1.233 YTL'ye düşebilecek. ''Konut Finansmanı Yasa
Tasarısı'' ekim ayında Meclis'e gönderilecek. Cumhuriyet , tasarının yasalaşmasıyla
konut kredisi sisteminin nasıl değişeceğini konunun uzmanlarına sordu.
1. Konut finansmanı nedir?
Tasarının 12. maddesinde şöyle yanıt verilmiş: ''Konut edinmeleri amacıyla tüketicilere
kredi kullandırılması, konutların finansal kiralama yoluyla tüketicilere kiralanması,
sahip olduğu konutların teminatı altında tüketicilere kredi kullandırılmasıdır.
Bu kapsamda kredilerin yeniden finansmanı amacıyla kullandırılan krediler de konut
finansmanı kapsamındadır.''.
2. Mevcut konut kredisi sistemi nasıl işliyor?
Bankalar alacağı evin tapusunu teminat olarak ipotek altına alıp 20 yıla kadar,
yüzde 1.20'ye kadar inen sabit faizlerle YTL veya dövize endeksli konut kredisi
veriyor. Bu şartlarda, 100 bin YTL'lik kredinin aylık ödemesi 1.325 YTL Avro cinsinden
yüzde 0.67 faiz oranı ile 864 Avro 1.468 YTL'ye geliyor. Dolar cinsinden 0.72
faiz oranı ile 900 dolar.
3. YTL ile mi yoksa döviz ile mi borçlanmak avantajlı?
YTL daha ucuz, ama enflasyondan dolayı artış riski var. Dövize endeksli olanlar
ise daha pahalı, ama tüketici kur riskini alıyor. Bir kriz anında aylık ödemeniz
YTL bazında artabilir. Ancak artık bankalar zor dönemlerde tüketicinin faizini
kendi istekleriyle yükseltemiyorlar. Tüketiciyi Koruma Kanunu'na göre kredi imzalandığı
andaki ödeme planı karşılıklı mutabakat olmadan değiştirilemez.
4. Yeni konut finansmanı sisteminde, mevcut sisteme göre ne değişiklikler olacak?
Önceki metinlere göre tasarıdan ipotek kelimesi çıkarılarak inşa halindeki konutlar
da kredi kullandırılması kapsamına alındı. Bunun dışında tüketiciye değişken faizle
borçlanma imkanı da getirildi. Önceki tasarılara göre, 100 bin YTL'ye kadar kullanılacak
kredilerin faizleri vergi matrahından düşülebilecekti. Maliye Bakanlığı itiraz
ettiği için bu tasarıdan çıkarıldı. Hazine garantisi de tasarıdan çıkarıldı.
5. Değişken faizle ödeme imkanı getirilmesinin tüketiciye faydası ne?
Türkiye ortamında faizlerin düşeceğini bekliyorsanız, değişken faizli bir kredi
anlaşması yaparsanız, faizler düşünce sizin de ödemeleriniz düşer. Buna karşın
değişken faizde faizler de yükselirse bundan tüketici zarar görecektir. Türk tüketicisi
çok büyük ihtimalle sabit faizli isteyecek. Faiz riskini tüketiciye yükledikleri
için değişken faizli kredide bankalar tüketiciye daha düşük faiz sunabilir. Faizler,
örneğin yüzde 1.10 seviyesine inse, aylık ödeme miktarı 1.325 YTL'den 1.233 YTL'ye
iniyor, tüketiciye ayda 92 YTL'lik bir avantaj sağlıyor.
6. Mevcut sistemdeki gibi faizlerin düşmesi durumunda tüketici istediği anda
kredisini kapatabilecek mi?
Sabit faizli krediyi kapatmak isterseniz, bankalar kalan borcunuz üzerinden yüzde
2'ye kadar bir kesinti yapabilecek. Yeni yasaya göre değişken faizde banka ile
tüketici bir azami oran belirleyecek.
7. İnşa halindeki konutlar sisteme nasıl eklenecek?
Sadece yapı kullanma iznine (yani bitmiş konutlara) sahip olanlara bu imkanı
sağlasanız, Türkiye'deki mevcut konutların yüzde 70'inin bu belgesi yok, dolayısıyla
olanların fiyatı çok yükselecek. Bankalar ve bu işi finanse etmek isteyenler o
yüzden inşa halindeki konutları da sisteme katmak istedi. Bunlar sisteme alınmakla
birlikte uygulamanın nasıl olacağı henüz kesinleşmedi. Yasanın çıkmasından ve
ikincil mevzuatın oluşmasından sonra bu konular kesinlik kazanacak. Belki de inşa
halindekiler ilk etapta bu ikincil piyasada sunulamayacak.
8. Yeni sistemin tüketiciye finansman sağlayan kuruluşlar açısından getirdiği
yenilikler neler?
Tüketiciden alınan ipotek gibi teminatlar bir havuza konacak. Bu havuz banka
veya finansman kuruluşundan ayrılacak ve etkilenmeyecek. Bunlar ikincil piyasada
alınıp satılacak. İkincil piyasada ipotek finansman kuruluşları kuruluyor. Bankalar
tüketiciye ipotek karşılığında verdikleri kredileri bu kuruluşlara satarak daha
farklı ve geniş finansman imkanlarına kavuşacak. Standardizasyon ve denetim sağlanacak.
9. Bu sistemin riski ne?
İstikrar bozulduğu anda, bilançodaki dengeler bu şekilde devam ettiği sürece,
bütün sistemin çökme ihtimali var. Burada bankalar tüketiciye YTL ağırlıklı olarak
10-20 yıl gibi uzun vadeli krediler veriyorlar. Buna karşın bankalar kendileri
tüketicilere bu kredileri verebilmek için çok daha kısa vadeli ve büyük oranda
dövizle borçlanıyorlar. Şayet ekonomideki istikrar bozulur, döviz fiyatları yükselir,
faizler artarsa, bankalar bu durumda çok ciddi bir sıkıntıya girerler.
10. Bunun tüketiciye yansıması olur mu?
Kredi aldınızsa, banka battıysa, Tüketici Kanunu kapsamında erken kapat veya
borcunu ver veya faizi yükselt gibi bir baskı yapamazlar. Taksitlerini birkaç
ay ödemeyenler için hemen icra takibi başlatılmayacak. Önce sigorta devreye girecek.
Sigorta ödenmeyen taksitleri ödeyecek. Borçlu da normal döneme geçtikten sonra
sigortaya borcunu ödeyecek. Borçları ödememek süreklilik arz ederse eve el konulacak.
Cumhuriyet