Nüfus artış hızına göre yılda 500 bin yeni konuta ihtiyaç duyan Türkiye'nin toplam
konut stoğu ise 15 milyonu buluyor. Bu stoğun yüzde 55'inin ruhsatsız ve kaçak
olduğunu söyleyen İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Yönetim Kurulu Sekreter Üyesi
Ahmet Göksoy, yaklaşık yüzde 60'ının ise 20 yaş ve üzeri konutlardan oluştuğunu
söyledi. Göksoy, yüzde 40'lık bölümde yer alan konutların ise tadilat ve depreme
karşı güçlendirilmeye ihtiyaç duyduğunu belirtti.
Diğer taraftan mortgage sisteminin uygulanmasıyla bankaların faiz oranlarını,
istenilen düzeyde olmasa bile, aşağı çekmeye başladığını kaydeden Göksoy, geleceğe
yönelik beklentilerin artmasıyla hayal kırıklığı yaşandığını söyledi.
Yeni süreçte inşaat sektörünün yaşadığı sorunların giderilmesinin sağlanmadığını
belirten Göksoy, ipotekli konut sisteminin yapay bir canlanmaya yol açacağına
dair itirazların doğruluğunun kısa sürede anlaşıldığını ve bilinenlerin dışında
olumsuz sonuçların da gözlendiğini belirtti. İnşaat sektörünün alt sektörleri
olan çimento, demir gibi belli başlı inşaat malzemelerinin anlaşılabilir oranların
üstünde zam gördüğünü söyleyen Göksoy, bu duruma paralel olarak konut fiyatlarının
yükseldiğini ve ev sahibi olma hayallerinin iyice zorlaştığını vurguladı.
Mortgage yeniden şekilleniyor
Mortgage sisteminin sanal bir arz talep ilişkisi yarattığına söyleyen Göksoy,
sistemin iddiasına uygun bir talebin açığa çıkmadığını, arzın ise sistemin özünü
kavrayamayan yatırımcıların yanılgısı şeklinde kendini gösterdiğini belirtti.
Bu sistemle kısa vadeli yatırımların bile risk taşıdığını vurgulayan Göksoy, mortgage
sisteminin tartışılmaya başlamasıyla birlikte acele verilen kararların istenilen
sonucu vermediğini ifade etti. Mortgage'ın mevcut halinin arz ve talep dengesi
yaratabilecek ve konut ihtiyacını karşılayabilecek özellikler taşımadığını belirten
Göksoy, uluslar arası sermayenin beklentilerine göre şekillenen ekonomiye sahip
bir ülkede belki geçmiş yılların değerlendirmesi yapılabilir ama gelecek yıllara
dönük varsayımlarda bulunmanın anlam taşımadığını belirtti.
Türkiye'de ve Dünya'da sistemin uygulanmasıyla ilgili değerlendirmeler yapan
Göksoy, "Sistem, dar gelirlilerin konut ihtiyacını karşılamaya da yoksulları ev
sahibi yapma amacı taşımıyor. Özellikle finans sektörünün ihtiyacını karşılamak
hedefiyle şekillenen mortgage'ın buna uygun hükümler içerdiği görülecektir" dedi.
Dünya ölçeğinde her ekonomik ve finansal krizin mortgage sisteminden kaynaklandığını
veya sistemi etkilediği düşünüldüğünde iddiaların dayanıksız olmadığını söyleyen
Göksoy, geçen ay ABD merkezli krizin ortaya çıkma nedeninin mortgage olduğunun
unutulmaması gerektiğini sözlerine ekledi.
Referans Gazetesi