Anımsayacaksınız... Bundan aylar önceydi. Geçen nisandı. Brüksel'de uluslararası
jüri, üç kenti, İstanbul, Essen ve Peç kentlerini 2010 Avrupa kültür başkentleri
olarak seçtiğinde bayram etmiştik. (Kiev ve İstanbul çekişiyordu, jüri kararını
İstanbul'dan yana vermişti.) Önümüzdeki kasım ayında, Avrupa Kültür Bakanları
Konseyi'nde, jüri kararı onaylanacak ve hızla 2010'a doğru ilerleyeceğiz.
Bu seçimde, aday kentlerin sunumları hiç kuşkusuz önemli rol oynadı. O sunum
kitapçığını incelediğimde, sayısız proje arasında beni en çok heyecanlandıran
ve etkileyen 'Altın Yollar' başlıklı proje olmuştu. (Hiç kuşkum yok, jüriyi de
çok etkilemişti.) Hani Piri Reis'in, Marco Polo'nun, Jules Verne'in ve Franz List'in
izinde başlayıp tarihsel, coğrafi ve kültürel yolların kesiştiği İstanbul'da tamamlanan
proje.
2010 hızla yaklaşacak, biz ne yapıyoruz diye düşünürken 'Altın Yollar' projesinin
dört yılı kapsadığını ve 2007'de başlayacağını anımsadım. Derhal proje sahibi
Özdem Petek'i (PPR-Pordüksiyon ve Halkla İlişkiler Grubu Genel Müdürü) buldum.
Bilgileri ondan aldım.
İletişim-etkileşim ağı
Proje, dört yolculuk çerçevesinde Avrupa ve Asya'nın farklı kentlerinde ve İstanbul'da
düzenlenecek etkinlikleri kapsıyor. Bu yolculuklar, farklı bölgelerde -gerçek
ya da fiktif- yolculuklar yapmış ve bu bölgeleri dünyanın başka bölgelerindeki
insanlarla buluşturmuş ünlü seyyahların ve sanatçıların izinde gerçekleşecek.
Özdem Petek ''Etkinliklerin özünü, yaratıcı insanlar ve onların en yeni üretimleri
oluşturacak'' diyor. ''Disiplinlerarası bir anlayışla, Avrupa ve Asya'nın çeşitli
kentlerinin sanatçıları arasında köprüler kurulurken, iletişim ve etkileşim sağlanırken,
çağdaş sanat alanında mobilite ve işbirliğinin önemi vurgulanacak, farklı sanat
disiplinlerinde ortak üretimlere zemin hazırlanacak. Projenin bir başka hedefi
de, kapsadığı bütün bölgelerdeki sanat ortamları ile sürdürülebilir bir iletişim
ağı oluşturmak...''
İlkinden başlayalım: 'Piri Reis'in İzinde' - 2007 Eylülü'nde Barcelona'da başlayıp
Fransa, İtalya, Yunanistan kentlerine uğrayıp İstanbul'da sona erecek bir gemi
yolculuğu. Geminin her uğradığı kentte, hem o ülkenin, hem Türkiye'nin sanatsal
etkinliği yer alacak.
Özdem Petek'i dinliyorum:
''Geçen ay, Barcelona Belediye yetkilileri ve sanat kurumlarıyla toplantılar
yaptık. BM'nin 'Kültürlerarası Diyalog' projesinin yürütücülüğünü üstlenen iki
ülkeyi (İspanya ve Türkiye'yi) buluşturan çok işlevsel bir proje olarak değerlendirdiler.
En ilginç anı Nice Belediyesi'nde yaşadık: Nice Belediye Başkan Yardımcısı Bernard
Asso , yaptığımız görüşmede: 'Biz Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne girmesine karşıyız.
Ama, bu konuda bir açık kapının var olması için bu proje çok iyi bir fırsat. İlk
kez Türkiye'den gelen bir projeye olumlu bakıyoruz' dedi. Napoli'de, belediye
yetkilileri kentin tüm olanaklarını seferber etmeye hazır olduklarını söylediler.
Gösterdikleri mekanlar arasında, görkemli opera binası Teatro di San Carlo da
var.''
Dört element
Evet, hazırlıklar başlamış bile... Dört yolculuk aynı zamanda doğadaki dört elementle
buluşuyor. Piri Reis'in İzinde , 'Hava' teması etrafında yoğunlaşacak.
2008 Bejing Olimpiyatları sonrası Çin'de başlayacak olan ikinci yolculuk, 'Marco
Polo'nun izinde' İpek Yolu'nu izleyerek (Çin, Kırgızistan, Özbekistan, Türkmenistan,
İran, Türkiye) İstanbul'da noktalanırken ana teması 'Toprak' olacak.
2009'da 'Jules Verne'in İzinde' Karadeniz yolculuğu, (Bulgaristan, Romanya, Ukrayna,
Rusya, Gürcistan, Türkiye) etkinlikleri 'Su' teması çerçevesinde yapılandırılacak.
2010'da 'Franz Lizst'in İzinde', diğer Avrupa başkentleri, Almanya'nın Essen,
Macaristan'ın Pecs kentlerinin yanı sıra bu ülkelerin sınırları içinde akan Tuna
boyundaki kentlere uzanacak nehir yolculuğunda 'Ateş' kavramı vurgulanacak.
''Eğer, bu gezegene ait bir belleğimiz varsa ve bu belleğin içinde yüzyılların
bilgeliği varsa, bu dört etkinlik, sanatçılara sırasıyla 'Hava', 'Toprak', 'Su',
'Ateş' kavramlarını kavramsal altyapı ve başlık olarak kullanarak bu belleği ve
bilgeliği yeniden değerlendirmeyi önerecektir'' diyor Özdem Petek.
Ben de ona kolay gelsin derken, özünde, çokkültürlülüğü, çeşitliliği, yaratıcılığı,
etkileşimi, iletişim ve ilişki sürekliliğini barındıran bu projede nitelikten
ödün vermemesini diliyorum.
Cumhuriyet Gazetesi