Design Mimarlık Şirketi, iki okul arkadaşı tarafından kurulduğu 1995 yılından
bugüne pek çok projede yer aldı. Son yıllarda hızla büyüyen ve yurtdışına açılan
şirket bugün, Ukrayna ve Katar'ın toplam 350 milyon dolarlık yatırım olan en yüksek
binalarını yapıyor. Kempinski'nin "short list"inde yer alan yani tavsiye ettiği
altı mimarlık şirketinden biri olan 2 Design'ın ortakları Yüksek Mimar Murat Kader
ve Yüksek Mimar Sema Eser Özsaruhan'la, sektörü ve projelerini konuştuk.
* Kiev ve Doha'daki projelerinizden bahseder misiniz?
Murat Kader: Katar'daki "Doha Trade Center" projemizi 2 yıl önce yaptık. Basra
Körfezi'nin hemen yanında, 254 metre yüksekliğinde olacak. 30 bin metrekarelik
bir proje ve 150 milyon dolar keşif bedeli ile ihale edilecek. Önümüzdeki yıl
inşaatına başlanacak proje, bir ofis binası olacak. Son 10 katında ise uzun dönemli
kiralanabilir rezidanslar yer alacak. Kiev'de de şehrin merkezinde olimpiyat stadının
yanında, "Kiev Trade Center" projemiz var. 160 bin metrekarelik bir alanda kurulacak
ve 200 milyon dolar keşif bedeli olacak. 44 katlı bina Ukrayna'nın en yüksek binası
olacak. Şubat ayında temeli atılacak ve 2012'de yapılacak Avrupa Oyunları'ndan
önce bitirilecek. İnşaat da 15 yıldır Ukrayna'da faaliyet gösteren Türk inşaat
şirketi Mega Teknik'in ortaklığıyla yapılacak.
* Ukrayna'da faaliyetleriniz sürecek mi?
M.K: Kiev'de bir ofis tuttuk. Lisans için de başvurduk. Kendi imza yetkimizi
alacağız. Yatırımlar ciddi bir şekilde Kiev'e, aşağıda Odessa'ya kaymaya başladı.
10 yıl önceki Moskova'ya benzetiyorum Kiev'i. Çok iyi bir alternatif bence.
Tiflis'te ofis binası yapacak
* Yurtdışında başka hangi ülkelerde projeleriniz olacak?
Sema Eser Özsaruhan: Almaata, Astana ve Moskova'da çeşitli projelerimiz sürüyor.
Mesela Moskova'da çok büyük bir SPA projesi bitirdik; Avrupa'nın en büyük projesi.
Almaata'daki proje 230 bin metrekarelik alanda yer alacak. İnşaatı devam ediyor,
şu anda dördüncü katında. 26'şar katlı dört kuleden oluşuyor. Otel, rezidans ve
alışveriş merkezinin de yer aldığı bina, Okan İnşaat tarafından yapılıyor. Astana'da
ise 85 bin metrekarelik iki kuleli rezidans projemiz var. Aşkabat'ta 3 yıl önce
Gama İnşaat'ın davetiyle Asya Olimpiyatları'nın ülkede yapılması olasılığı için
bir olimpiyat projesi yaptık. Aşkabat'ta bir dizi otel de yapmıştık o zaman Hazar
Denizi'nin kıyısında. M.K: Şimdi Tiflis'ten bir davet aldık. Gürcistan'a gidiyoruz.
Bir ofis binası yaptırmak istiyorlar. Filarmoni orkestrasının yanında, parlamentonun
da bulunduğu ana cadde üzerinde bir bina projemiz olacak.
* Avrupa'nın gelişmiş ülkeleri de hedefleriniz arasında yer alıyor mu?
M.K: Alman Loebermann Partner'la bir ortaklık anlaşmamız bulunuyor. Bu sayede
gelişmiş ülkelerde de ortak projeler üretebiliyoruz. Fakat son döneme baktığınızda
Avrupalı firmaların büyük bir kısmı, özellikle Türkiye merkez olmak üzere, söylemiş
olduğum bu bölgelerde iş yapmak istiyor. Avrupa'nın büyük şehirlerinde bu kadar
çok proje yapılmıyor.
* Türkiye'deki inşaat sektöründe son yıllarda yaşananları nasıl yorumluyorsunuz?
M.K: Türkiye'de mühendislik hizmetlerinde ciddi bir profesyonelleşme görüyorum.
Uluslararası projelerde yer alabilen, firmaların sayısı artıyor. Yetişen personel
de Türkiye piyasasında kaliteyi arttırıyor. Artık son derece donanımlı projeler
kullanılmaya başladı. Çünkü projelerin ebatları büyüdü. Konut projelerinde o kadar
çok arz var ki ciddi sıkıntılar yaşanacağını düşünüyorum. Öte yandan yabancı firmaların
Türkiye'ye gelmeyi istemesi ciddi bir de ofis ihtiyacını da ortaya çıkardı. Mesela
biz satın almak ve kiralamak için bir yıldır kendimize 500 metrekarelik ofis bulamıyoruz.
Sabah Emlak