Yurt Madenciliği Geliştirme Vakfı tarafından yayımlanan rapora göre, önemli bir
maden varlığına sahip olan ülkemizin, bugün itibariyle ekonomiye kazandırılamayan
yeraltı maden kaynaklarının tutarının 2 trilyon doları bulduğu bildirildi.
Rapora göre, girişimcinin önündeki en büyük engelin de mevzuad olduğu belirtildi.
Raporda, mmadencilik sektöründe 2000-2010 yılları arasındaki planlanan hedeflere
ulaşılabilmesi için, üretimde süreklilik, yeterlilik yüksek hammadde kalitesi,
sermaye altyapı ve Ar-Ge çalışmalarının önemi vurgulandı. Türkiye’nin önemli bir
altın potansiyeline de sahip olduğu kaydedilen raporda, halen altın aramalarına
yönelik 8 önemli etüd çalışmasının sürdürüldüğü bildirildi. Bu sahalarda ilk etapta
10 milyar dolarlık bir altın rezervinin bulunduğu ifade edilen raporda, bu konudaki
mevzuatın da yeniden düzenlenmesi gerektiği belirtildi.
Maden Kanunu yenilenmeli
Raporda, uzun yıllardan bu yana yürürlükte bulunan Maden Kanunu’nun günün şartlarına
göre yeniden çıkarılması ve Türkiye’nin 2 trilyon dolara ulaşan yeraltı kaynaklarının,
ancak yeni bir maden yasası ile ekonomiye kazandırılabileceği vurgulandı. Rapora
göre Türkiye, sahip olduğu maden kaynaklarını yeterince kullanamayan ve ekonominin
hizmetine sunamayan nadir ülkelerden biri konumunda bulunuyor. Raporda ayrıca
Türkiye’nin, bor, krom, trona, manyezit, altın, gümüş nadir toprak metalleri,
mermer, yapı taşları, feldspat ve endüstriyel mineraller olarak önemli maden potansiyeline
sahip olduğuna dikkat çekilirken, girişimcilerin bu kaynakların ekonomiye kazandırma
yönündeki mevzuatı aşamadığından yakınılıyor.
Türkiye