Atmosfere yaydığı karbonun parasını ödemek isteyen firmalarla, karbon salınımını
azaltan "yeşil yatırımcılar" arasındaki büyük ticarete Türk firmaları da katıldı.
60 milyar dolarlık karbon pazarında Türkiye, ülke olarak Kyoto Protokolü'nü imzalamadığı
için henüz bir oyuncu olarak yer alamazken, bu pazarı keşfeden Türk şirketleri
ilginç anlaşmalara imza atarak deyim yerindeyse "havadan para kazanmaya' başladı.
Zorlu, Pakistan'ın karbon kredilerini Kyoto Protokolü kapsamında ihraç etmeye
hazırlanırken, Demirer gönüllü piyasada dünyanın ilk "altın standardında karbon
kredi"sini satıyor.
Karbon ticareti mekanizmasına göre çevreci şirketler azalttıkları karbon kadar
karbon kredisi satmaya hak kazanıyor. Bu kredileri, yasal yükümlülüklerini karşılamak
isteyen ya da gönüllü olarak kredi almak isteyen kişi ya da kurumlar alıyor.
Pakistan, Kyoto'ya taraf
Osmaniye'deki rüzgar santrali için gönüllü karbon piyasasında anlaşma imzalayan
Zorlu Enerji, Pakistan'da inşa ettiği rüzgâr santralı için de benzer bir adım
atacak.
Zorlu Enerji Elektrik Üretim Genel Müdürü Salim Arslanalp Milliyet'e yaptığı
açıklamada "Pakistan'da yapımı devam etmekte olan 50 megavatlık rüzgâr santralı
için de emisyon ticareti anlaşması yapmayı planlıyoruz" dedi. Ancak Pakistan,
Kyoto Protokolü'ne taraf olduğu için burada gerçekleştirilen karbondioksit azaltımı
gönüllü pazarda değil, bu protokol çerçevesinde oluşturulmuş 'zorunlu pazar'da
satılacak. Yıllık 150 bin ton karbondioksit azaltımına denk gelen kredi zorunlu
pazarda daha yüksek fiyata satılacak.
Altın kıymetinde karbon
Zorlu Enerji ek yatırımla birlikte 245 megawata çıkacak olan Osmaniye santralında
ise 500 bin megavat/saat elektriği hiç karbonidoksit salmadan üretecek. Böylece,
Türkiye'nin inşası süren en büyük rüzgar santralında yıllık 400 bin ton karbondioksit
azaltımı sağlanmış olacak.
Demirer Enerji ise 2007'de iki rüzgâr santralı projesini dünyanın gönüllü pazarındaki
ilk "gold standard" (altın standart) karbon kredisi olarak tescil ettirdi. Karbon
salınımını azaltmanın yanısıra ülkenin sürdürülebilir kalkınmasına, yerel ekonomiye
ve topluma katkı sağlayan projeler altın standardına layık görülüyor.
'Bütün firmalar bilmiyor'
Demirer'e danışmanlık hizmeti veren Ecofys'in Türkiye Genel Müdürü Haluk Sayar
yatırım çerçevesinde yerli ekipmanların kullanıldığını, yol yapıldığını, yerel
istihdam sağlandığını söyledi. 2007'de imzalanan anlaşmaya göre, projenin yer
aldığı bölgede bir anaokulu inşa edilmiş olması da yerel kalkınmaya katkı olarak
değerlendirildi.
Toplam üç salınım ticareti anlaşması imzalamış olan Demirer yıllık toplam 230
bin ton karbondioksit azaltımı sağlıyor. Sayar, bu anlaşmalarla yatırımların önemli
bir kısmının karşılanabildiğini belirterek "Karbon kredilerinden alınan toplam
pay, eğer altın standart karbon kredisi ise, yatırım bedelinin yüzde 15-20'sine
denk gelmekte" dedi.
Sayar, Türkiye'de yapılacak olan rüzgâr santralları için de karbon kredisi satarak
finansman sağlamanın mümkün olduğunu belirterek "Ancak her firmanın bu konuda
yeterli bilgi düzeyinde olduklarından kuşkum var" dedi.
Türkiye'de ilk gönüllü karbon salınımı ticareti anlaşmasını 30 megavatlık rüzgâr
santralı için 2006'da Bilgin Enerji gerçekleştirmişti.
Gönüllü pazar hızlı büyüyor
Toplam karbon ticareti, Dünya Bankası'nın raporuna göre 2006'da 60 milyar dolar.
Aynı rapora göre gönüllü karbon pazarı 97 milyon dolar.
2007'de gönüllü pazarın 270 milyon dolar olduğu tahmin ediliyor.
Beklentiler, gönüllü pazarın 2010'da 4 milyar dolar olacağı yönünde.
Sistem nasıl işliyor?
Kyoto Protokolü'ne göre gelişmiş ülkeler 2012'ye kadar karbon salımını 1990 seviyesinin
yüzde 5 altına düşürecek. Bu çerçevede yasal yükümlülüklerini yerine getirmeyen
ülkeler ya da şirketler, karbon salımını hedeflenenden daha fazla azaltmış olanlardan
karbon kredisi satın alabiliyor.
Karbonsuz futbol
Gönüllü pazarda ise şirketler, bireyler ya da organizasyonlar atmosfere saldıkları
karbonun karşılığı olan parayı diğer ülkelerdeki çevreci projeleri finanse etmek
için veriyor. Örneğin 2006 Almanya Futbol Kupası çerçevesinde gerçekleştirilen
faaliyetlerde (şampiyonaya katılanların uçak yolculuğu, kullanılan malzemelerin
üretimi vb.) atmosfere salınan karbon hesaplanıp, aynı miktarda karbon kredisi
gönüllü piyasadan alınmıştı.
Al Gore 'karbon-nötr' yaşam tarzını benimseyen insanlar arasında yer alırken,
Google da 20008'e atmosfere saldığı tüm karbonun parasını ödeyen bir şirket olarak
girdi.
Tonu 3 euro
Gönüllü pazarda talep daha düşük olduğu için karbon fiyatı diğer piyasalara göre
daha ucuz. Gönüllü piyasada karbonun tonu 2.5-3 euro'ya satılırken, yasal yükümlülüklerini
yerine getirmek için karbon alanlar daha fazla ödüyor. Karbon altın standardında
olursa fiyatı iki katına kadar çıkabiliyor.
Perakendecisi ve toptancısı da olan karbon pazarı diğer borsalar gibi işliyor.
Örneğin Londra ve Şikago Borsası'nda çeşitli karbon endeksleri ve fiyatları var,
burada arz talebe göre fiyatlar sürekli değişiyor.
Kredi hesaplaması
Bir ülkede bir yılda üretilen elektrik miktarı, o ülke tarafından salınan karbon
miktarına oranlanıyor. Böylece megavat/saat elektrik başına çevreye ne kadar zarar
verildiğini gösteren bir katsayı bulunuyor.
Bir rüzgâr santralında üretilecek olan yıllık elektrik bu katsayıyla çarpılarak
projenin karbon kredisi hesaplanıyor.
Milliyet Gazetesi
Tuğba Tekerek