Yapılarda, gerek taşıyıcı ve gerekse iç ve dış kaplama malzemesi olarak kullanılan
ahşap, özellikle zemin kaplamada sahip olduğu olumlu özellikler nedeniyle büyük
oranda kullanılmaktadır.
Zeminde, önceleri masif halde (masif parke) kullanımı söz konusu iken daha
sonra tabakalı malzeme olarak (lamine ya da kontrparke), lif ya da yonga levha
olarak (laminat parke) da kullanılmaktadır. Ayrıca yine bir ahşap ürünü olan kağıt,
laminat parkelerde tek tabaka halinde (dekor kağıdı) ya da çok tabakalı (laminat)
olarak kullanılmaktadır.
Belirli bir kullanım yeri için uygun malzeme seçiminde dikkat edilecek en
önemli husus, kullanım yeri istekleri ile malzeme özelliklerinin hangi ölçüde
örtüştüğünün belirlenmesidir. Örtüşme oranı arttıkça, o malzemenin söz konusu
kullanım alanı için uygunluğu da artmış olur. Ancak malzemenin iyi işlenebilmesi,
bakımının kolay olması, yenilenebilir ve bol bir malzeme olması, ekonomik bulunması,
çevreye zararlı olmaması vb. faktörler de göz önünde tutulmalıdır.
Önemli bazı teknolojik özellikler
Zemin kaplama malzemesinde aranan başlıca kullanım yeri istekleri, estetik
bir görünüm, ısı ve ses izolasyonu, boyutsal stabilite, elastiklik, yüzeye dik
alansal ve noktasal yüklemelere (basınç, sertlik) karşı dirençli olması, aşınmaya
karşı dayanıklı bulunmasıdır.
Ayrıca su buharına ve sıcak kaplara dayanma, sigara ateşine ve yanmaya karşı
koyabilme, çizilme direncine sahip olma, şok etkilerine karşı koyabilme, uygun
kurutulabilme, işlenme ve yapışma özelliklerinin iyi olması, güneş ışınlarının
etkisine dayanıklı olması, bazı kimyasallarla koruma tedbirlerinin alınabilmesi
(mantar ve böceğe karşı), çevreye zararlı gazlar yaymaması; istenen diğer özellikler
olmaktadır.
Ahşap malzemenin bu özellikleri karşılama derecesi, diğer birçok yapı malzemesine
göre daha yüksektir ve yine ahşap malzemenin sahip olduğu özellikler bu kullanım
yeri istekleri ile büyük oranda örtüşmektedir.
Ahşap malzeme, öncelikle estetik bir malzemedir. Rengi, tekstürü, yıllık
halka yapısı ve biçme ya da kesme yönüne bağlı olarak görünüm zenginliği değiştirilebilir
ve arttırılabilir. Hareli (teğet), frezeli (radyal) yüzeyler biçme şekline bağlı
olarak elde edilebilir. Uygun cilalama, boyama teknikleri ile değişik renkler
ortaya konabilir ve istenen parlaklık sağlanabilir.
Ahşap malzeme aynı zamanda vücut ısısını düşürmeyen bir malzemedir. Temas
halinde soğukluk hissi vermez. Bu, ısıyı kötü ileten bir malzeme olmasından kaynaklanmaktadır.
Malzeme, sıcaklığını, görüntüsü ile vermekte; teması ile hissettirmektedir.
Yerden yapılan ısıtmaya uygundur. Isı iletkenliği düşük olduğundan yerden
ısıtma sonucu fazla ısınmamakta, termik genleşmesi çok küçük olduğundan genişleyerek
(ya da tam tersi soğuma sonucu daralarak) bazı kusurlara neden olmamaktadır.
Zemin malzemesi olarak kullanılacak ağaç malzemede, sesin bitişik mekanlara
geçiriminin düşük olması (ses izolasyonu) ve yüzeye çarpan ses enerjisi emme miktarının
fazla olması (ses absorpsiyonu) aranan özelliklerdir. Böylece, gürültü kirliliğinin
azaltılmasında ahşap, bir kaplama malzemesi olarak önemli rol oynamaktadır.
Ayrıca, aynı mekanda sesin yankılanmasını büyük oranda engelleyerek ortamın
akustik özelliğini iyileştirmektedir. Ani etkilerle oluşan (çarpma, vurma gibi)
sesleri ahşap, poriz yapısı içerisinde mas etmekte ve diğer dokularına fazla iletmemektedir.
Bu da zemin malzemesi için dikkate alınması gereken özelliktir ve bu özellik parkelerin
balık sırtı veya çapraz döşenmesi ile daha da iyileştirilebilir.
Boyutsal stabilite, zemin kaplama malzemesi için gerekli olan diğer önemli
bir özelliktir. Malzemenin uygulandığı zamanki boyutlarını kullanım süreci içerisinde
koruması anlamını taşır. Ahşap malzeme higroskopik yani su ile etkileşimde bulunan
bir malzemedir. Belirli bir rutubet değerinin altında bünyesine su almak suretiyle
genişlemekte, vermek suretiyle de daralmaktadır (çalışma).
Ahşap, anizotrop özelliğinden dolayı farklı yönlerde farklı çalışma özellikleri
göstermektedir. Bu durum ahşabın çoğu kullanım yeri için en önemli sakıncalı özelliğini
oluşturmaktadır.
Masif parkelerde genişliğine çalışma önem kazanırken, lif ve yonga levha
esaslı parkelerde kalınlığına çalışma öncelik kazanmaktadır. Masif parkede liflere
paralel (suyuna) yönde çalışma en düşük düzeydedir (% 0.1-0.5). Lif ve yonga esaslı
malzemede ise kalınlığına şişme daha yüksek değerler verirken, uzunluğuna ve genişliğine
şişme küçük değerlere sahiptir (% 0.2-0.3).
Zeminde kullanılan masif ahşap parkede; az çalışan türleri tercih etme,
uygun kurutma, kullanım yerinde yeterli süre bekletme, su itici maddelerle muamele,
koruyucu yüzey maddeleri ile kaplama ve tabakalı kontr malzeme (lamine parke veya
kontr parke) kullanma gibi önlemlerle boyutsal stabilite daha iyi duruma getirilebilir.
Ayrıca kullanım esnasında herhangi bir şekilde parkenin su almasına neden
olunmamalıdır (su basma, çatı akması vb.). Radyal (frezeli) parkeler, teğet (hareli)
olanlara göre daha az çalışma değerleri vermektedir. Yüzey koruyucu maddeler kullanılması
durumunda bakım uygulamalarının periyodik olarak yapılması gerekmektedir.
Boyutsal stabiliteyi sağlayabilmek için parkelerin tabandan, üstten ve birleşim
yerlerinden denge rutubetini değiştirecek ölçüde nem almamaları gerekir. Lif ve
yonga levha esaslı parkeler için de benzer hususlar geçerlidir.
Özellikle yüzeyi kaplanmış parkelerde (laminat parke) sıcak kaplara, buhara,
sigara ateşine dayanıklılık, aranan; istenen bir özellik durumundadır. Bu tür
etkilerle yüzey tabakalarının rengini belli ölçüde koruması, yanmaması, iz bırakmaması
ve herhangi bir kusur meydana gelmemesi arzu edilir. Ahşap zemin kaplamaları için
göz önüne alınabilecek diğer bir özellik de elastikliktir.
Belirli bir yük uygulandığında tamamıyla geri kazanılabilecek deformasyonların
(şekil değişimleri) bir ölçüsü olan elastiklik, yüzeye dik yüklemede ve eğme yüklemeleri
için zeminde kullanılan ahşapta önem kazanmaktadır. Bu husus, hem masif hem de
ahşap kökenli malzeme için geçerlidir. Yüzeye (masif parke için liflere) dik olarak
uygulanan basınç yüklemelerinde ahşap parke, geri kazanılabilir deformasyonlar
vermelidir.
Aksi taktirde çökme, kırılma, çukurlaşma, ışığı farklı yansıtma gibi kusurlar
ortaya çıkabilir. Yüzey kaplama malzemeleri bu tür yüklemelerden ya taşıyıcı malzeme
(lif, yonga levha) ile birlikte ya da ayrı olarak etkilenebilir. Dolayısıyla ahşabın
aynı zamanda dik yönde basınç direncinin de yüksek olması zemin maksatlı kullanımlarda
arzu edilmektedir.
Benzer durum eğilme direnci için de geçerlidir.Ahşap parkeler ayrıca yüzeye
(veya liflere) dik yöndeki şok yüklemelerine karşı koyabilmelidir. Dinamik ve
statik sertlik değerleri (toughness, hardness) uygun bulunmalıdır. Yani yüzeye
(veya liflere) dik yönde ani ya da yavaş olarak etki eden yüklere, ahşap parke
dirençli olmalı ve bu yükleri elastik deformasyonlar dahilinde bertaraf edebilmelidir.
Lif-yonga levha esaslı parkelerde sertlik değerleri hem yüzey kaplama malzemesine
hem de ara tabakada kullanılan malzemenin özelliğine göre farklılık göstermektedir.
Taşıma, yürüme, çarpma gibi mekanik etkiler ve rutubet, sıcaklık, kum, kir,
toz ve bazı kimyasallar etkisiyle ahşap zemin kaplama yüzeyinde aşındırıcı kuvvetler
meydana gelmektedir.
Bu tür etkilere karşı laminat parkelerde kaplama malzemesinin ve de masif
parkede ahşabın kendisinin dirençli olması istenmektedir. Bu direncin düşük olduğu
lif-yonga levhalarda kullanılan yüzey kaplama malzemesi, söz konusu direncin arttırılmasında
büyük rol oynamaktadır.
Masif parkelerde ise uygulanan cilalar, yüzeyde sert ve parlak bir tabaka
oluşturarak aşınma etkilerine karşı koymayı arttırmaktadır.Masif parkelerin uygun
bir şekilde (ekonomik ve kaliteli olarak) kurutulabilmesi, işlendiğinde düzgün
yüzeyler vermesi, iyi cila kabul etmesi, istendiğinde mantar ve böceklere karşı
uygulanacak koruyucu işlemlere güçlük göstermemesi aranan diğer özellikler olmaktadır.
Lif-yonga levha ile tabakalı (kontr ya da lamine parke) malzemeler için
söz konusu olan formaldehit emisyonunun fazla olmaması (E 1 kalite) çevre hava
kalitesi ve dolayısıyla insan sağlığı açısından önem arzetmektedir.
Kalite sistemleri
Ahşap malzemenin, kullanım yeri isteklerini karşılama ölçüsünü ortaya koymak
ve böylece hangi tür ya da ahşap kökenli malzemenin kullanılmasının daha uygun
olacağı sorusuna cevap bulmak için bazı testler yapılmaktadır.
Deneylerde, ağaç malzemenin kullanım esnasında maruz kaldığı etkilerin mümkün
olduğunca benzerleri oluşturulmakta ve bu etkilere karşı malzemenin gösterdiği
davranış incelenmektedir. Deney sonuçları ilgili standartlara göre veya emsal
teşkil eden diğer malzeme test sonuçlarına göre kıyaslanmakta, böylece ürünün
standartlara uygunluğu ortaya konmakta ve hangi malzemenin belirli bir deney çeşidi
bakımından daha iyi sonuçlar verdiği belirlenmektedir.
Birim hacim ağırlık (yoğunluk) testleri, masif malzemede çalışma testleri,
lif-yonga levhalarda kalınlığına şişme; kaplanmış malzemede su buharına, sıcak
kaplara ve sigara ateşine dayanıklılık testleri, rutubet alımı ve yüzey absorpsiyon
testleri, birleşme yerlerinden yapışma (çekme) testleri, eğilme, elastiklik modülü,
yüzeye veya liflere dik yönde basınç, yüzeye veya liflere dik yönde çekme testleri,
sertlik ve aşınma denemeleri, leke ve kimyasallara dayanıklılık, darbeye, çizilmeye
direnç testleri; ahşap zemin malzemesi için öncelikle söz konusu olan çalışmalardır.
Ayrıca fomaldehid emisyonu belirlenmelidir. Kenar düzgünlüğü,yüzey pürüzlülüğü
araştırılmalıdır. Açıklanan kalite testleri konusunda burada ayrıntılı açıklama
yapılmayacaktır. Ancak denemeler, ilgili standartlara göre yürütülmektedir. Kalite
testleri yapılmak suretiyle istenen özelliklere sahip olduğu belirlenen ahşap
zemin kaplama malzemelerinin, bu özellikleri belli olmayan (ya da daha düşük bulunan)
diğer ahşap zemin malzemelerine göre daha üstün olduğu tartışılmaz bir gerçektir.
Kaliteli malzeme kullanılarak yapılan uygulamalarda başarı şansı yüksek
olacaktır. Ancak işçilik ya da sonradan kullanım esnasında yapılacak hatalar bu
başarıyı azaltıcı yönde etki edecektir.
Söz konusu bu kalite testleri, firmaların kendileri tarafından da oluşturulacak
bir laboratuarda yapılabilir. Ancak bu durumda ayrı bir yatırım ve uzman eleman
gerekir. Kalite testleri resmi bir kuruma (TSE, üniversite) da yaptırılabilir.
Bu durumda elde edilen sonuçların herkes tarafından kabul görmesi temin edilmiş
olur.