Üye Girişi
Kullanıcı Adı 
Parola
Üye Ol Şifremi Unuttum
| inşaat sektörü inşaat ihaleleri inşaat malzemeleri inşaat haberleri Dekorasyon fuar seminer tüm hepsi inşaat dergisinde  | Sizde İnşaat Dergisine Reklam vererek firmanızı tüm Dünyaya tanıtabilir, Ürünlerinizi satabilirsiniz.İnşaat Sektörünün kalbi bu sitede atıyor  |
        
      Aksesuar (144)
      Aydınlatma (363)
      Bahçe (325)
      Beyaz Eşya (196)
      Bizden Haberler (37)
      Cephe (130)
      Çevre Düzenleme (420)
      Dekorasyon (758)
      Duyuru (2219)
      Elektronik (476)
      Faydalı Bilgi (184)
      Fuar Seminer (688)
      Güvenlik Sistemleri (58)
      Havuz (45)
      ihaleler (5250)
      inşaat (2506)
      izolasyon Yalıtım (134)
      Kampanyalar (47)
      Kapı Otomatik Kapı (89)
      Konut (1127)
      Mekan (276)
      Mimari (525)
      Mobilya (463)
      Mutfak (196)
      Önemli Bilgiler (241)
      Perde (100)
      Plastik Alüminyum (66)
      Tekstil (163)
      Vitrifiye (384)
      Yapı Malzemeleri (267)
      Zemin (183)
      Züccaciye (263)
Haber Ara
 
İnşaat Dergisi
inşaat malzemeleri
inşaat malzemeleri


Granit
Granit


İnşaat Haberleri
İnşaat Haberleri


inşaat ihaleleri
inşaat ihaleleri


İnşaat Sektörünün Kalbi
İnşaat Sektörünün Kalbi

Bu Alana Reklam
Verin!

 


web tracker

sitemap-1
sitemap-2
sitemap-3
sitemap-4
sitemap-5



Add to Google

 Fuar Seminer > 30-01-2008 Alan Yönetim Planı Tartışıldı
yazıyı 12 punto yap yazıyı 14 punto yap yazıyı 16 punto yap yazıyı 18 punto yap
    
Koruma çevresinin tanınmış isimlerinden Prof. Dr. Jukka Jokilehto, “koruma” kavramının ve politikalarının zaman içinde geçirdiği değişime işaret ederek, koruma ile ilgili politikaları güncel eğilimlere göre yenilemenin ve çeşitlendirmenin önemli bir gereklilik olduğunu söyledi.

İstanbul Valiliği, İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve ICUS Yıldız Teknik Üniversitesi Uluslararası Kentsel Çalışmalar Araştırma Merkezi tarafından, Yıldız Teknik Üniversitesi’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilen "Kentsel Sit Alanlarında Alan Yönetimi" başlıklı toplantı, akademik çevrelerce ilgiyle karşılandı. YTÜ Mİmarlık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Zekai Görgülü ve İBB Genel Sekreter Yardımcısı Şaban Erden'in açılış konuşmalarından sonra, toplantının önemine dikat çeken ICOMOS Türkiye Ulusal Komite Başkanı Prof. Dr. Nur Akın’ın başkanlığında gerçekleştirilen ilk oturumda, ICCROM Genel Direktör önceki Yardımcısı, ICOMOS Uluslararası Eğitim Komitesi Başkanı Prof. Dr. Jukka Jokilehto şöyle konuştu;

“UNESCO’nun1972 yılında gerçekleştirdiği Dünya Miras Konvansiyonu’nda kültür insan topluluğunun hayati bir koşulu olarak varsayılmıştır. İnsanlığın kültür ürünü olan mirası, evrensel değer olarak ele alınmalıdır. Bu durum UNESCO’nun 2001’deki ‘Kültürel Çeşitlilik Üzerine Evrensel Deklarasyonu’nda ve 2005’teki Kültürel İfadenin Korunma ve Teşvikine İlişkin Alt Konvansiyonu’nda karakterize edilmektedir. Evrensel kültür ve doğal mirasın modern tanımı ise 1998 yılında Amsterdam’da yapılan Dünya Miras Konvansiyonu’nda tartışılmıştır; tüm insanlığın ortak kültürüne işaret ettiği açıklanan çıkarımlar seçkin evrensel değer olarak tanımlanmıştır."

İtalya’dan farklı sesler

Jokilehto, kentsel korumaya ilişkin etkili hamlelerin, ekolojik ve doğal değerlerin farkına varılması ile mümkün olduğunu belirterek, 1975 yılında Avrupa Konseyi’nin Avrupa Mimari Mirası Kartası’nda ‘eski kentlerdeki ve özgün yerleşimlerdeki doğal ya da insan yapısı yapılar’ ile ilgili sorunlara çözüm olarak ‘bütüncül koruma’ kavramı ile sunulduğunun altını çizdi. 1950’lerden itibaren İtalyanların, bütüncül parçalanmamış bölgeyi tarihi bölge olarak algılamaya yönelik bir anlayış geliştirdiklerini ve tarihi merkezi korunacak çevrenin kentsel planlama normlarının ana elemanı olarak ele aldıklarını dile getiren Jokilehto, “1970’li yıllar koruma-kullanma durumuna ilişkin gelişmeler için dönüm noktasıdır. Stratejik planlama kavramının da geliştirildiği bu zamanlama diliminde merkezi yönetim ya da merkezileşmenin yerine merkezisizleşme, özel sektörün etkisiyle pazar ekonomisinin yönlendirdiği yeni bir döneme girilmiştir. O yıllarda varolan koruma yasaları ve normları, bu yeni durumu karşılamaya henüz hazır değilken geçmiş planlama politikalarının tanığı ve kültürel mirasın asıl bileşenleri olan tarihi kent dokuları geri döndürülmez etkilerin doğrultusunda değişime uğramıştır”

“Yönetim planı bir süreçtir, başı sonu yoktur”
“Yönetim Planlaması; Kültürel Miras Yönetimi” başlıklı bir konuşma yapan Oxford Brookes Üniversitesi’nden Dr. Aylin Orbaşlı, yönetim planlamasının amaçlarını koruma, yönetim, tanıtım, eğitim, ziyaretçi yönetimi ve sürdürülebilirlik şeklinde sıraladı. Yönetim planının amaçlarını ise yasal düzenin yerinde olmasını, tarihi alanın öneminin ve değerinin korunmasını, idari olanakları ve alt birimlerin ortak çalışmasını sağlamak şeklinde sıralayan Orbaşlı, “Yönetim planı bir süreçtir, başı sonu yoktur. Yönetim planı değişir. UNESCO’nun önerisi, yönetim planının 5 yılda bir revize edilmesidir” şeklinde konuştu.

Orbaşlı yönetim planlamasının yapıldığı Lyon Kentsel Yenileme Projesi’ni örnek göstererek, Lyon'da belediye ve halkın işbirliği neticesinde açık mekanın paylaşımı, kentsel mekanda açıklık, mağaza tasarımı gibi konularda uzlaşma sağlanarak modern kent imajının yaratılmasında alınan ortak kararlar ile hareket edildiğini dile getirdi.

Amaç, stratejik yaklaşım eksikliğini gidermek
Toplantının ikinci oturumunda konuşan İTÜ Mimarlık Fakültesi Şehir Bölge Planlama Bölümü’nden Prof. Dr. Nuran Zeren Gülersoy, “Koruma Alanlarında Planlama ve Alan Yönetimi” başlıklı konuşmasında, koruma alanlarındaki planlama ve alan yönetiminin; stratejik yaklaşım eksikliğini gidermeyi amaçladığını belirtti.

Gülersoy şöyle konuştu: “Koruma alanlarındaki planlama ve alan yönetimi, kültürel mirasın korunması için gerekli olan stratejik planlamanın dışında, kentin gelişimi içinde yeniden tanımlanan koruma alanlarına bütünleşik bir yeniden canlandırma (revitalizasyon) kazandırır. Koruma politikalarının bölgesel politikalarla bağdaşmamasından ortaya çıkan yasal altyapı için zemin hazırlar. Merkezi ve yerel yönetim arasında varolan eşgüdümsüzlükten doğan araç ve kaynak kullanımının sağlıksızlığını giderir. Alan yönetim planının en önemli bileşenlerinden biri katılımcılıktır, dolayısıyla koruma alanı içinde varolan halkı bilinçlendirerek ortak bir çözüm arayışına girmek yönetim planının asli sebeplerinden biridir. Yönetim planları, Dünya Mirası Alanları için yol gösterici rehberdir. Alanın kullanıcı ve ziyaretçileri için strateji belirleyen, bilgilendirme amaçlı, yasal hükmü olmayan bir plandır. Kültürel değerleri yasal, yönetimsel, mali metotlarla koruyan, eylem planları içeren, rehberlik eden bir belgedir.”

Prof. Dr. Jukka Jokilehto
Alan yönetiminde hukuki sorunlar
Kocaeli Hukuk Fakültesi’nden İstanbul IV Numaralı KTVKBK üyesi Doç. Dr. Nusret İlker Çolak ise konuşmasında “Alan yönetim planı nerede durmaktadır?” sorusuna cevap aradı. Alan yönetim planının, merkezi idare birimi mi, yerel idarelerin uzantısı mı yoksa yeni bir birim mi olduğuna karar verilmediği sürece, anayasayla uyuşmayacağını söyleyen Çolak, yönetim planının yeni bir birim olarak şekilleneceği takdirde de oluşacak sorunlara dikkat çekti.

Çolak, Tarihi Yarımada için kendine özgü yapısıyla mevzuata yeni giren alan yönetim planının beklentilerine uygun olmadığının altını çizerek, turizm pazarlama alanı olarak düşünülen Tarihi Yarımada’nın dönüşümünde sosyal yapının göz ardı edilmemesi gerektiğini ifade etti.

İstanbul için yapılması gerekenler
Pamukkale Yönetim Planını hayata geçiren Akan Mimarlık’tan Mimar Tanju Verda Akan ise Pamukkale Yönetim Planı’ndan hareketle İstanbul için yapılabileceklere dikkat çekti. Akan, 2010 yılında Avrupa Kültür Başkenti olacak İstanbul için, aynı yıl kültür başkenti seçilen ve Dünya Kültür Mirası listesinde yer alan Essen ve Pecs kentlerinin örnek alınabileceğini dile getirerek, yapılması gerekenleri, “sit alanının tanımlanması ve proje alanının belirlenmesi, mevcut durumun değerlendirilmesi, mevcut problemlerin saptanması, SWOT analizi, önemli değerlerin belirlenmesi, dünyadaki alan yönetim planları ile karşılaştırmalı çalışmaların yapılması, tüm alanların ve anıt eserlerin taşıma kapasitelerinin hesaplanması, sit alanının kültür mirasının korunması yönünden bölgelere ayrılması, koruma felsefesinin oluşturulması, ziyaretçi yönetim planının oluşturulması, sunum, tanıtım ve bilgilendirme için planlama, izleme, değerlendirme ve raporlama sistemi” olarak sıraladı.



 

yapi.com.tr
Filiz YAVUZ / Işıl GÖRECİ
Haberin Okunma Sayısı : 176
Bu Haberi; Kaydet   Yazdır   Yolla  
 Rastgele 10 Haber
  • Kocaeli Büyükşehir Belediyesi İNŞAAT İŞLERİ YAPTIRILACAKTIR
  • RocaKale'nin yeni armatür serisi
  • Otomotiv, İnşaat ve Beyaz Eşyaya Çelik Zammı Kapıda
  • Logitech'den interaktif ses sistemi
  • Şaşmaz Bağlantı Yolu Ddy Altgeçit Köprüsü ve Şaşmaz Kavşağı Köprüsü İnşaatı Yapım İşi ihalesi
  • 535 Sorti Sonrası 34 Saatte Söndü
  • Cezaevi Kavramını Değiştiren Hapishane
  • Uydukent Sancısı!
  • Philips'ten Dekoratif LED Serisi
  • İstanbul İli Gaziosmanpaşa Taşoluk 1. Bölge 750 Konut ve Sosyal Donatı İnşaat ihalesi
  • Sitemizde kayıtlı 18324 adet haber, 2249 adet kategori bulunmaktadır.
    Başa Dön Başa Dön

    | Beyaz Eşya | Tekstil | Güvenlik Sistemleri | Havuz | Faydalı Bilgi | Yapı Malzemeleri | Kapı Otomatik Kapı |
    | Duyuru | Plastik Alüminyum | ihaleler | Kampanyalar | Mekan | Vitrifiye | Fuar Seminer |
    | Mutfak | Cephe | izolasyon Yalıtım | Konut | Bizden Haberler | Önemli Bilgiler | Bahçe |
    | Elektronik | Mimari | Zemin | Züccaciye | inşaat | Çevre Düzenleme | Perde |
    | Mobilya | Aksesuar | Aydınlatma | Dekorasyon |


     Google