"Allianoi boğulmasın" diyen Ege Çevre ve Kültür Platformu (EGEÇEP), 2001'de “1.derece
arkeolojik sit” olarak tescil edilen Allianoi’nin adım adım sonunun hazırlandığını
söyleyip süreci şöyle sıralıyor:
Önce Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu tarafından 04 Ekim 2006'da
“Devlet Su İşleri (DSİ) tarafından, barajın planlanan alanın dışında başka bir
yerde yapılmasının mümkün olmadığının saptanması, taşınmaz kültür varlıklarının
ve arkeolojik sit alanlarının bulunduğu alanlarda yapımının zorunlu olması durumunda
taşınmaz kültür varlıklarının başka bir yere taşınması ya da belgelenerek su altında
bırakılmasına” olanak sağlayan ilke kararı alındı.
Ardından, Allianoi’nin kille kaplanması ve suya gömülmesine yol açacak DSİ projesi
koruma kurulu tarafından uygun bulundu.
Allianoi’nin yok edilmesi için bilimsel görüş alınmaya çalışıldı, oluşturulan
bilim komisyonu buna yol açacak görüş bildirmeyince, komisyon değiştirildi.
Gizli tutulan yeni bilim komisyonu raporunda; “Allianoi’nin üzerinin kil malzemesiyle
kaplanması ve sol sahile 218 metre duvar inşa edilerek, baraj suları altında bırakılması”
konusunda net görüş bildirildiği gerekçesiyle, “komisyon görüşü doğrultusunda
uygulama projesinin hazırlanması, belgeleme ve rölöve çalışmalarının tamamlanması”
doğrultusunda İzmir II.Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu
10 Ekim 2007 tarihli kararı aldı. Rölöve projesinin hazırlanması konusundaki ihale
zaten 8 Ekim 2007 tarihinde yapılmıştı.
EGEÇEP bütün bu süreci "Yani Allianoi’nin boğulma zamanı çok yaklaştı" diye yorumlayıp
bu durumun acilen önüne geçilmesini talep ediyor.
EGEÇEP Türkiye’nin de imzalamış olduğu sözleşmeleri ve hukuksal süreci hatırlatıyor.
1972-Paris- Dünya Kültür ve Doğal Mirasının Korunmasına Dair Sözleşme Türkiye'ye
“...kültür mirası ve doğal miras niteliğindeki varlıkların evrensel miras olduğu
kabul edilmiş, sözleşmeci ülkelere, kendi ülkelerindeki, kültür mirası ya da doğal
miras sayılabilecek varlıkların saptanması, korunması, muhafazası teşhiri ve gelecek
kuşaklara iletilmesinin sağlanması...” görevi yüklüyor.
1992-Valetta/Malta Arkeolojik Mirasın Korunmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesi ile
de Sözleşmeci Devletler; “…arkeolojik mirasın korunması için gerekli önlemleri
almak, arkeolojik araştırma faaliyetlerini bilimsel güvence altına almak, arkeolojik
mirasın tercihen bulunduğu yerde korunması ve bakımını sağlamayı …”taahhüt ediyorlar.
Anayasa’nın 63/1.maddesinde de; “...Devlet, tarih, kültür ve tabiat varlıklarının
ve değerlerinin korunmasını sağlar, bu amaçla destekleyici ve teşvik edici tedbirleri
alır...” kuralı yer alıyor.
EGEÇEP "Uluslararası Koruma Sözleşmeleri ve iç hukuk metinleri karşısında, Allianoi'nin
yok olmasına yol açacak her türlü faaliyet hukuk dışı, buna izin verenler, göz
yumanlar hukuksal ve tarihsel sorumluluktan kurtulamayacak" diyor.
Bianet