Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) Başkanı Başaran Ulusoy, Antalya’da
artık otel yapılmasının yasaklanması gerektiğini söyledi. Ulusoy, doğanın korunması
gerektiğini belirterek, “Balık çiftlikleri denizi kirletiyor. Balık çiftlikleri
büyük hatadır. Devletin bu çiftlikler yüzünden tazminat ödemesi gerekir. Akıntısı
olmayan yerde balık çiftliği yapmak, turizmin geleceğini öldürür, denizlerimizi
kirletir. Balıklar için denize verilen antibiyotik denizi öldürüyor” dedi.
Başaran Ulusoy başkanlığındaki TÜRSAB üyesi turizmcilerin Milliyet’le yedinci
buluşması gerçekleşti. Milliyet gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Sedat Ergin ve
Doğan Gazetecilik Reklam Grup Başkanı Viki Habif’in ev sahipliğinde gerçekleşen
buluşmada, turizm sektörü konuşuldu.
Türkiye’yi bilmemek ayıp
Çevre bilincinin tüm topluma kazandırılması gerektiğini vurgulayan Başaran Ulusoy,
“Bizim ekmeğimiz yeşil doğa. İki sevgiliyi birbirinden ayıramazsınız. Aklınıza
geldiğinde Kaz Dağları’na kazma vuramazsınız. İsmi kazdır ama kazmak için değil.
Tüm doğanın güzelliklerini korumak lazım” diye konuştu.
Sektörün hedefinin 50 milyar dolar gelir, 50 milyon turist olduğunu belirten
Başaran Ulusoy, şöyle dedi:
“Yunanistan’ın nüfusu 7 milyon, ziyaretçi sayısı 14 milyon. Türkiye’nin nüfusu
70 milyon, içeride gezenin sayısı daha 9 milyona gelmedi. Türkiye’de hiç olmazsa
20 milyon kişinin gezmesi lazım. Gezerse ülke korunur, gezilirse ülkenin kıymetleri
ortaya çıkar.
Türkiye’yi bilmemek ayıptır, gezmemek de kayıptır.”
“İstanbul, 2010 Kültür Başkenti. Ama sanatsal faaliyetimiz yok. Opera binanız,
tiyatro salonunuz, sinema salonunuz yok, 15 milyon nüfus var ama müzeniz yok”
diyen Başaran Ulusoy, şöyle devam etti:
“Biz kültür başkentini alacaksak, bu bizim başarımız değil, bu medeniyetleri
bırakanların başarısı. O medeniyetlerden geçiniyoruz. Beraber düşünmenin plan
program yapmanın zamanıdır.”
Keşke Anadolu’ya 150 otel yapsaydık!
Turizmin kültürler arası hoşgörüye ve gelişmeye yaptığı katkıyı anlatan Ulusoy
şöyle konuştu:
“Cumhuriyeti kuran Atatürk’ün ‘Kültürler farklı farklı ama medeniyetler tektir”
ifadesi var. Bugün kültürü geliştirmek için, biz keşke Anadolu’da 150’ye yakın
otel yapabilseydik. Bundan 20 sene önce Antalya’ya 3 otel için teşvik verirken
1 tane de Kütahya, Van, Diyarbakır’a yaptırma zorunluluğu getirseydik. Turizm,
yaşam biçimini, giyim kuşamı değiştiren, AB’ye kolaylıkla girmemizi sağlabilecek
bir sektördür. Biz kültür turizmine önem verseydik 150’ye yakın otel Anadolu’da
yapsaydık bazı anlayışların bazı şekilde gelişmesine engel olurduk. Türkiye cumhuriyetle
idare edilen laik bir ülke. Biz yaşam biçimini değiştirebilen bir sektörün içindeyiz.”
‘Turizm sektörü Türkiye’yi dünyaya açıyor’
Milliyet gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Sedat Ergin, turizm sektörünün ülke ekonomisi
için hayati önem taşıdığını, sadece ekonomi anlamında değil, sektörün aynı zamanda
Türkiye’yi dünyaya açtığını, dünyayla bağlantısını kurduğunu söyledi. Sedat Ergin,
şöyle konuştu:
“Turizm sektörünün ülkemiz için, ülke ekonomisi için ne kadar hayati bir rol
oynadığının bilincindeyiz. Son dönemde kültür turizmi ve inanç turizminin gelişmekte
olduğunu, Türkiye’de geleceğe dönük turizm perspektifinde bunun daha geniş bir
yer tutacağını görüyoruz. TÜRSAB’ın bu alandaki çalışmaları büyük önem taşıyor.
Turizm sektörü Türkiye için pek çok bakımdan önemli. Çünkü Türkiye’yi dünyaya
açan, dünyayla bağlantısını kuran önemli mecralardan, kapılardan biri. Dünyanın
önemli bir bölümü Türkiye’yi turizm üzerinden tanıyor. Kendimizi dünyaya iyi anlatmak
istiyorsak, turizme önem vermemiz, ülkemize gelen turistlere iyi davranmamız gerekiyor.
Türkiye’nin dünyadaki yeri bakımından, algılanışı bakımından da turizm sektörü
çok stratejik bir sektör. Dünyaya, moderniteye, çağdaşlığa açık, vizyon sahibi
insanların bu sektörde olması çok önemli.”
Milliyet Gazetesi