On iki yıldır ’patladı’ denilen ve ciddi büyüme rakamlarına ulaşan inşaat sektöründe
’tehlike çanları’ çalıyor. Türkiye Müteahhitler Birliği Başkanı Erdal Eren, "Arsası
parası olan herkes inşaatçı oldu. Zayıf sermayeli, sektörde geçmişi olmayan bazı
müteahhitlerde kriz başladı. Bu yıl sonunda ya da önümüzdeki yıl konut projelerinin
bazılarının teslimatlarında sorun yaşanabilir" uyarısında bulundu. Erdal Eren
ayrıca Toplu Konut İdaresi (TOKİ) ve duble yol müteahhitlerinin de önemli sıkıntıları
olduğuna dikkat çekerek, "İnşaata mal veren bütün sektörlerdeki maliyet artışı
ÜFE’nin üzerinde gerçekleşirken, hükümet müteahhitlere ÜFE kadar fiyat farkı veriyor.
Bu yüzden de yakında projelerle karşılaşabiliriz ya da etik olmayan bazı müteahhitlerin
geçmişte örneklerini gördüğümüz gibi kaliteden çalmasından korkuyorum" diyerek
endişe olduğunu dile getiriyor. Aynı zamanda TOBB Müteahhitlik Sektör Meclis Başkanlığı
görevini de yürüten Erdal Eren ile inşaat sektöründeki sıkıntıları ve hükümete
de iletilen çözüm önerilerini konuştuk.
Son iki yıldır inşaat sektörü gerçekten patladı mı?
- 2004’de inşaat sektörü ortalama yüzde 4.7, 2005’te yüzde 22 büyüdü. İnşaat
sektörü eksiden başlayarak büyüdüğü için çarpıcı bir durumu var. 1993-2003 arasında
inşaat yüzde 44 küçülmüş. 10 yılda GSMH ise yüzde 42 büyüdü. Yani inşaat eksiye
gitti. Aslında inşaat sektörü, 2005 sonunda 2003 seviyesinin yüzde 20 gerisinde.
30’dan fazla sektörü harekete geçirdiği için Türkiye’de işsizliğin ilacı olarak
görülmesine rağmen inşaattaki büyümenin henüz yeterli olmadığını görüyoruz. Gelişmekte
olan ülkelerde büyük krizler sonrasında ekonominin canlandırılması için önce inşaat
sektörü canlandırılır. Ülkemizde maalesef 1993 -2003 arasında sorunları çözmek
yerine yatırımları kıstılar.
Sadece lüks konutlar patladı
Peki yaşanan büyüme nereden kaynaklanıyor?
- 2004 ve 2005’de kamu yatırımları enflasyon oranında bile artmamış. Özellikle
büyük şehirlerde orta ve üst gelir grubuna yönelik konutlarda patlama var. Çünkü
yıllarca ekonominin güven verici olmaması, yatırımcıyı teşvik edecek yapısal değişikliklerin
sürekli gecikmesinden dolayı insanlar yatırım yapmak yerine yüksek faizden, dövizden
para kazanmaya alışmış. Rantiyecilik herkese kolay gelmiş. Son dönemlerde büyük
para sahipleri menkulden gayrimenkul yatırımına döndü. Konutta 2005’deki patlamanın
ana nedeni bu. Zaten konutlar alt ve orta gelir grubunun alabileceği fiyatta değildi.
İnşaat sektörüne yeni katılan firmalar eskileri nasıl etkiliyor?
- Eskiden sektörde çok önemli bir kesimin adı ’yap-sat’tı. Şimdi ’sat-yap’çı
bir sektör oluştu. Yeterli sermayesi, inşaatla ilgisi olmayanlar bile ellerindeki
arsa ya da paraları kullanarak ’yapıp satayım’ dedi. Yapılan her konut istenen
fiyata alıcı bulunca, konuta mal verenler de fiyatları maliyetin üzerinde artırdı.
Konutu belli bir fiyata satıp, onu sermaye yapmak şeklinde sektöre giren zayıf
sermayeli müteahhitlerle ilgili kriz başladı.
Güçlülerle zayıflar ayrılacak
Peki bu kriz sektördeki dengeleri değiştiriyor mu?
- Bu tip kriz dönemlerinin bizim sektörü terbiye edici bir faydası olduğuna inananlardanım.
İnsanlar şu anda geçen yılki kadar hızlı konut almıyor. Banka faizleri yükselince
vatandaşlar durdu. Maliyetler de arttı. Müteahhit eski fiyata satamaz olunca,
konutu yapmadan satıp da sürekli çarkı döndürmek zorunda olan, sermaye birikimi
olmayan müteahhitlerde zorlanmalar başladı. Bu tip dönemler sektörde gerçekten
bir geçmişi ve güçlü sermaye yapısı olanlarla sektöre sonradan girmeye çalışanları
birbirinden ayıran, elendiği dönemlerdir.
Müteahhitlerin zorlanmaları tüketiciye yansımaya başladı mı?
- Şu anda tüketiciye sadece maliyetler açısından yansıdı. Henüz teslimatta bu
yansımalar başlamadı. Çünkü konutlar geçen yıl satılmaya başlandı, ama hiçbiri
bitmiş değil.
Bu yıl sonunda ya da önümüzdeki yıl teslimatlarda tehlikeli dönem
Bazı projelerin yarım kalma ihtimali mi var?
- Bu ihtimal var. Bunu da bu yılın sonunda ya da önümüzdeki yıl görmeye başlayacağız.
Bir kısım konutların zamanında teslim edilememe süreçleri başlayacak. TOKİ de
bile böyle bir endişe var. Arz talep dengesi içinde trend yerine oturuyor, balon
patlamıyor da, fazla havası vardı inecek, olması gereken yere gelecek. Bu yıl
bu süreci yaşıyoruz. Çok ciddi bir arz oldu her şey satılıyordu ama artık doyum
noktasına geliyor.
TOKİ ve duble yol müteahhitleri maliyet artışıyla başa çıkamıyor
Kamuya iş yapan müteahhitlerin sık sık dile getirdiğiniz sorunlarının çözümüne
yönelik gelişme var mı?
- TOKİ’ye iş yapan müteahhitler, devlete duble yol yapan karayolu müteahhitleri
bu maliyet artışlarının farkını alamadığı için şu anda çok ciddi bir sorun yaşıyor.
Bu yılın 7 ayında motorin yüzde 21, çimento yüzde 9-19, hazır beton yüzde 26,
bakır yüzde 76, inşaat demiri yüzde 65 zamlanmış. TOKİ’ye iş yapan bir müteahhidin
ortalama konut maliyeti 7 ayda yüzde 30-40 artmış. Hükümetten aldığı fiyat farkı
ise enflasyona paralel, sadece yüzde 12.64. Fark zarar yazıyor. TOKİ’ye iş yapan
bir müteahhidin maliyeti yüzde 30-40 artıyor yüzde 12 fiyat farkı alıyor. Duble
yol müteahhitlerinde de aynı sorun yaşanıyor. Asfaltın hammaddesi bitüm 7 ayda
yüzde 66.39 zamlanmış, ona da ödenecek fark yüzde 12.64. Şu anda 400’ü TOKİ’ye
iş yapan müteahhit, 400’ü duble yol müteahhidi olmak üzere 800’e yakın müteahhit
enflasyonun üzerinde gerçekleşen maliyet farkını alamadığı için ciddi sorun yaşıyor.
Etik davranmayan müteahhit maliyetten çalabilir
Bu sorun nelere yol açabilir?
- Şu anda dayanmaların son haddinde olan TOKİ müteahhitlerinde artık bundan sonra
ciddi problem yaşanacak diye korkuyorum. Bu da, ya konutların yarım kalması ya
da firmaların batmasıdır ki, bu da konutların yine yarım kalması anlamını taşıyor.
Ya da daha tehlikesi ’maliyet artışı benim günahım değil deyip maalesef etik dışı
davranacağından korktuğum bir kısım müteahhidin kaliteden çalmasıdır. Türkiye
için en büyük tehlike budur ve geçmişte bunu yaşadı. Benim en büyük korkularımdan
biri bu.
Hükümet ya maliyetleri kontrol etmeli ya da gerçek fiyat farkını verilmeli
Çözüm için ne yapılması gerekiyor?
- Devlet öncelikle öngördüğü ÜFE artışı üzerinde maliyetlerin artmamasını sağlamalı
ve piyasayı kontrol etmeli, gereksiz zamların hesabını sormalı. Bunu sağlayamıyorsa
serbest ekonomide ben bunu yapamam diyorsa da o zaman ÜFE ile maliyet arasındaki
farkı müteahhitlere ödemeli. Hükümetimiz ’Müteahhitlere fiyat farkı vermeyi düşünmüyorum’
diyorsa o zaman dahi adil bir şey yapmak lazım. Ekonomide ’mücbir sebep’ denilen
bir pozisyon vardır. Olağanüstü hallerde proje yürüyemediği zaman dayanma gücü
olmayanların hiç değilse tavsiye edilmesi için ’Tasviye Kararnamesi’ çıkarılmasını
önerdik. Hala da öneriyorum. Bu işi büyük ölçüde çözer.
Yurtdışında son 30 yılda 75 milyar dolarlık iş aldık
Yurtdışında Türk müteahhitlik firmaları hangi noktada?
- Türk firmaları ilk olarak 1970’lerde Libya ile yurtdışı Pazar açıldı. Özal
döneminde patlama yaşandı. 1990’dan sonra ise petrol üreten ülkelerin yatırımlarını
durdurunca iç pazara döndük. Son 4 yılda ise yurtdışında aldığımız ihale miktarı
artıyor. Geçen yıl 7.5 milyar dolarlık iş aldık yurtdışında, bu yıl sonunda 12
miyar dolar hedefliyoruz. Son 30 yılda aldığımız iş tutarı ise 75 milyar dolar.
Bunun üçte biri ise son 4 yılda gerçekleşti.
Çinli firmaların girdiği ihalelere artık katılmıyoruz
Dünyayı etkisi altına alan Çin fırtınası sizin sektörü de kapsıyor mu?
- Çin devlet politikalarıyla ve sıfır maliyetli işçi desteğiyle inşaatta dünya
pazarlarında rekabete girdi. Kredi vaadinde bulunduğu için ihalelerde Çinli firma
tercih ediliyor. Bir işçinin bize maliyeti ayda 1500 dolarsa, Çinli firmaya maliyeti
10 dolar. Çinliler askerlik gibi devlet göreviyle çalıştırılıyor. Avrupalı firmaların
hakim olduğu pazarlarda Çinliler’in ihaleye girmesi yasak. Bizim aktif olduğumuz
pazarlarda ise en büyük rakibimiz Çin. Şu anda onlarla yarışmamız mümkün değil.
Çoğunlukla Çinliler’in girdiği ihalelere artık girmiyoruz.
Türkiye Müteahhitler Birliği Başkanı Erdal Eren, 1952 Bitlis doğumlu. ODTÜ İnşaat
Mühendisliği’nden mezun oldu. İş hayatına 1975’de DSİ Barajlar ve H.E.S Dairesi’nde
proje kontrol mühendisi olarak başladı. 1982-1988 yılları arasında MNG Holding’de
sırasıyla şantiye şefliği, genel müdür ve başkan yardımcılığı yaptı. 1988-1996
arasında Nurol İnşaat Genel Müdürlüğü görevinde bulundu. 1996’dan bu yana Göçay
İnşaat Taahhüt ve Ticaret’in ortağı, Murahhas Azası. Aynı zamanda TOBB Müteahhitlik
Sektör Meclisi Başkanı.
Hürriyet Gazetesi
Nurten ERK