Karadeniz insanının bir anlamda kaderi olan ’inşaatçılık’ yerine sanayiciliği
tercih eden Trabzonlu Önder Bülbüloğlu’nun şirketi Bülbüloğlu Vinç Sanayi ve Ticaret
A.Ş. (Bülbüloğlu Vinç), 28 ülkeye vinç satıyor ve bu yıl 43 milyon dolar ciro
bekliyor. "ABD’ye 27’nci vincimi de kurdum" diyen Önder Bülbüloğlu, şöyle başlıyor
girişimcilik öyküsünü anlatmaya:
"1961’de Ankara’da doğmuşum ama aslen Trabzonluyuz. Babam Mehmet Ali Bülbüloğlu,
1956’da Ankara’ya gelmiş, 1958’de de ailece yerleşmişiz. Önce mefruşat işi yapmış
sonra Karedenizlilerin geleneksel işi olan inşaata geçmiş. Klasik ’yap-sat’ müteahhitliği
yapıyordu. Beni Ankara Koleji ve sonra da İTÜ Makine Mühendisliği’nde okuttu.
1985’te mezun oldum, babamın firmasında yeni bir inşaatımızda çalışmaya başladım.
Ancak bu 3 ay kadar sürdü. Çünkü inşaat içinden hoşlanmıyordum kafamda da hep
’makine işi’ vardı."
Vinç işine İTÜ’de karar verdim
Önder Bülbüloğlu, hangi makineyi üreteceğine de İTÜ’de öğrenciyken karar verdiğini
söylüyor ve şöyle devam ediyor: "İTÜ’de, ’kaldırma ve iletme makineleri dersi’
vardı. Bu dersi okurken kafamda bir proje oluşmuştu ve öğrenciyken firmalara gidip
katalog toplamaya başlamıştım. O günlerde ’inşaat işi yapmayacağım’ kararını vermiştim.
Sonuçta kararımı babama söyleyince, bana küçük de olsa bir maddi destek verdi.
Ostim’de küçük bir dükkan tuttum bir tane de vinç aldım. Sonra bayilik de alarak
vinç ticaretine girdim. Ticaret iyi gitmeye başladı. 1986’da ilk kez vinç üretmeyi
denedim. Bu deneme için Ostim’de başka bir arkadaşın atölyesiyle anlaştım. Tabii
ki bu ilk denemede işin kitapta anlatıldığı gibi olmadığını anladım. O ilk vincimiz
21 yıldır çalışıyor."
Bir usta, bir kaynak makinesi
Önder Bülbüloğlu, ilk vinç üretimi denemesinden sonra bu konuda devam kararı
aldığını belirtiyor ve 5-6 ay kullanmak kaydıyla ’borç’ kaynak makinesi, bir de
teorinin pratiğe uygulanmasında en kritik kişi olan bir ’ustayı’ işe aldığını
anlatıyor. Bir mühendis olarak o ustadan çok şey öğrendiğini söyleyen Bülbüloğlu,
şöyle konuşuyor: "İlk üretimimiz 5 tonluk bir vinçti. Ardından vinç üretimi siparişleri
gelmeye başladı. İş büyüyordu ve Ostim’de yanyana iki dükkan kiraladık. Sonra
o dükkanları satın aldım. Onların iki yanındaki dükkanları da aldım. 1996’da Ostim’deki
en büyük atölye olmuştum. 1997’de Sincan Organize’de 3 bin metrekarelik bir fabrika
kiraladım. 2004’te kadar aynı çizgide gittik ve 1 tondan 60 tona kadar standart
vinçler ürettik. Ancak adetlerimiz artmaya başlamıştı. 1996’da Mısır’a vinç sattık.
2001’e geldiğimizde artık 3 bin metrekarelik yere sığmıyorduk. Sincan’da arsa
aldık ve 9 bin metrekare kapalı alanlı bir fabrika yaptık. 2004’te orası da küçük
geldi. Bir fabrika yeri daha aldık ve bu defa 25 bin metrekare yer yaptık. 2005’te
ise artık proses vinç denilen daha büyük tonajlı daha otamasyonlu demir çelik
sanayisine yönelik vinçler yapmaya başladık."
21 yılda 6 bin 800 vinç ürettim, cirom 43 milyon dolar olacak
Bülbüloğlu Vinç Yönetim Kurulu Başkanı Önder Bülbüloğlu, 5 ülkeye distribütörlük
verdiğini ve bu ülkeler sürekli inracat yaptığını söylüyor. Siparişe dayalı üretim
ve ihracat yaptıklarını anlatan Bülbüloğlu, şöyle konuşuyor:
"2005’ten beri ihracat bacağımızın parasal boyutu arttı. Tük cumhuriyetleri,
Afanistan, Mısır, Suudi Arabistan, Rusya, Sudan çok iyi pazarlarımız. Ciromuz
2006’da 15 milyon dolardı ancak yeni yatırımlarımız nedeniyle 2007’de 43 milyon
dolar olacak gibi görünüyor. ABD’ye 27’nci vincimi yakın zamanda sattım. Orası
da bizim için iyi bir pazar olmaya başladı. Fabrikamızda 315 kişilik istihdamımız
var. Sanayicilik hastalık gibi ve azancımızı yen iyatırımlara gömüyoruz. Araştırma
geliştirme bölümümüzde 2008-2009 için yeni tip vinç geliştirdik. Avrupa’ya daha
uyumlu ve daha rekabetçi bir vinç olacak. 2007’de 700 civarında vinç üretmiş olacağız.
2009’da ise yılda 3.000 vinç üreten bir işletme olacağız. Son yatırımımız 10 milyon
dolarlık ve 3 milyon dolarlık ek yatırım da yapılacak. Bugüne kendi ürettiğimiz
vinç sayısı 6 bin 800’ü geçmiş. Bunların da 400 tanesini ihraç etmişiz. Bizim
vinçler saniyi tesislerinde, limanlarda, kısacası ağırlığı 300 kilonun üzerinde
yükün olduğu her ortamda kullanılıyor."
Hürriyet Gazetesi