Balkonların masallarda önemli bir yeri vardır. Jülyet Romeo'yu balkonda bekler,
Alaattin ve Jasmine uçan halıya balkondan binerler, Rapunzel saçını balkondan
uzatır. Gerçek hayattaki 'masallarda' da yeni prensler, prensesler, krallar, kraliçeler
balkonlardan selamlarlar halkı.
Balkon derken, herkesin uygun bir balkonu veya terası olmayabilir elbette;
bir pencere önü ya da hava ve ışık alan apartman kapı önüde mi yok? İş sadece
yapmak istemekte. Pencere önü çiçekçiliği çok güzeldir ama bir iki tanesini de
sebzeye ayırsanız daha iyi olur.
Özellikle mutfak pencerelerinin iç ve dışları bazı sebzeler için ya da baharatlı
bitkiler, hem de minicik saksılarda çok uygun olabilir. Örneğin nane, dereotu,
maydanoz, kekik, tarhun, süs biberleri, kiraz domatesi, reyhan ya da fesleğen,
yeşil soğan, sarmısak, şu anda bunlar geldi aklıma. Yemekte ya da salatada az
miktarlarda kullanılacak bu türler rahatlıkla elinizin altında ve her dem taze
olarak bulunabilir.
Renkli seramik fincanlar ya da kaseler ya da ahşap, plastik kalem kutularınI
bile kullanabilirsiniz. İsterseniz bunları zevkinize göre boyayabilirsiniz de.
Çatlamış bir cam bardak bile, örneğin biraz fazla kaldığı için çimlenmeye başlamış,
artık atayım dediğiniz bir baş soğanı yapraklandırmak için yeterli olabilir.
Tabii evinizde balkon veya teras varsa işin boyutu daha da büyüyebilir,
minyatür bir sebze bahçesi teşkil edebilirsiniz.
Bunu yaparken, sebze saksıları veya kasalarının arasına istediğiniz yazlık
çiçeklerden de dikebilir ve ortamı çok şirin bir hale getirebilirsiniz. Yazın
terasınızda, akşam üstü, elinizde bir hasır sepetle, rüzgardan efil efil titreyen
bir giysiyle, başınıza geniş kenarlı bir şapka takarak, 19. yüzyıl leydilerinin
havasıyla sekebilirsiniz de böylece.
Ya eşinize ya da sevgilinize ya da sadece o gecelik gelmiş partnerinize
bir salkım kiraz domatesi, bir gül koparabilirsiniz o akşamın romantizmine. Domatesli
romantizm neden olmasın ki? Sadece isteyin.
Kaynak: Milliyet