Geçen yıl Meclis’ten geçen düzenleme büyükşehirlerin sınırını genişletince, birçok
köy, mahalleye dönüştü. Bir anda kentli olan köylüler, ‘daha iyi hizmet’ beklentisine
girdi. Ancak uzun süre geçmeden hayal kırıklığına uğradılar.
Ödenek ve personel yetersizliği, Belediyeler Yasası’yla mahalle haline gelen
köyleri hizmetsiz bıraktı. Daha önce, yol, su ve kanalizasyon gibi altyapı işleri,
Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından karşılanan köyler, yeni yasa ile belediyelerin
bir mahallesi olunca ortada kaldı. Mahalle muhtarları, hizmet alabilmek için kapısını
aşındırdıkları belediyelerden “Daha mevcut mahallelerin problemlerini çözemedik.”
cevabıyla eli boş dönüyor. Belediye başkanları ise il özel idaresine devredilen
Köy Hizmetleri’ne ait araç ve personelin kendilerine verilmesini istiyor.
Belediyeleri ilgilendiren kanunlarda, 2004 yılı içinde değişikliğe gidildi. Düzenlemeyle,
büyükşehirlerin mücavir alan sınırı 20 kilometreye çıkarıldı. Belediye sınırları
içinde kalan ilçeler; merkez ilçeye, belde belediyeleri; ilk kademe belediyesine,
köyler ise mahalleye dönüştü. Büyükşehirli olunca, daha iyi hizmet beklentisine
giren mahalle muhtarı ve köylüler, çok geçmeden hayal kırıklığına uğradı. Bu statüdeki
yerleşim birimlerinden biri olan Bilek, Gaziantep merkez Şehitkamil Belediyesi’ne
bağlı. Mahalle muhtarı Durmuş Deniz, çektikleri sıkıntıyı, “İl özel idaresi, ‘siz
mahalle oldunuz’ diyor. Belediye yetkilileri, ‘eski mahallelere hizmet götüremiyorum’
diyerek başından savıyor. Ne yapacağımızı şaşırdık.” sözleriyle özetliyor.
Cenaze yerine gerekli çimento ve çakıl için, Şehitkamil Belediyesi’ne 20 defa
gitmek zorunda kaldığını dile getiren Deniz, köy iken daha iyi hizmet aldıklarını
söylüyor. En büyük sorunlarının muhatap bulamamak olduğunu kaydeden Deniz, “Belediyeler,
ihtiyacımıza cevap veremeyecekse, Başbakan’a mesaj çekerek, bu işi yapamadıklarını
açıkça ortaya koysun.” ifadelerini kullanıyor.
Erikli Mahallesi Muhtarı Hayri Kandeğer de aynı dertten mustarip. 2 kilometrelik
yolun asfatlanması için çalmadık kapı bırakmadığını belirten Kandeğer, toprak
yollu bir mahallenin büyükşehire yakışmadığına işaret ediyor.
Atabek Mahallesi Muhtarı Ekrem Yıldırım ise yeni süreçte gündeme gelecek başka
bir konuya dikkat çekiyor. Şu an, köy şebekesine, TEDAŞ tarafından kurulan elektrikli
pompalarla su verildiğini anlatan Yıldırım, dağıtımın merkezileşmesiyle, vatandaşın
su faturalarının altından kalkamayacağını ifade ediyor. Yıldırım, “Su için harcadığımız
elektrik borcunu TEDAŞ’a yıllık ödüyoruz. Bir eve düşen su bedeli, 10 YTL’yi geçmiyor.
Birçok insan hayvan baktığı ve nüfusu kalabalık olduğu için, ayda 30-70 ton arasında
su tüketiyor. Şehir tarifesi uygulanmaya başlayınca, faturalar oldukça kabaracak.”
görüşünü dile getiriyor.
İzmir’in Bornova ilçesine bağlı Laka Mahallesi de benzer sıkıntıları yaşıyor.
Muhtar İsmail Günay, köyden mahalleye dönüşünce su hizmetini İzmir Su ve Kanalizasyon
İşleri’nden almaya başladıklarını aktarıyor. Köylünün büyükbaş hayvancılıkla geçimini
sağladığına işaret eden Günay, “Bu nedenle su tüketimi oldukça fazla. Aylık, 2
milyar liralık su faturalarını görünce ne yapacağımızı şaşırdık. Kimi evlere 900,
kimisine 200 milyon lira fatura kesildi. Faturalar, köylünün belini büktü.” şeklinde
konuşuyor.
Ankara’nın Sincan ilçesine bağlanan Anayurt ise susuzluktan şikayetçi. Mahallenin
su ihtiyacı, şebeke olmadığından taşıma suyla karşılanıyor. İl merkezine 54, ilçeye
27 kilometrede bulunan mahallenin muhtarı Mustafa Biçer, Ankara İl Özel İdaresi
tarafından verilen gider ödeneğinin kesildiğini belirtiyor. Biçer, şöyle devam
ediyor: “İçecek suyumuz yoktu. Ankara Valiliği’nden aldığımız parayla su için
pompa taktırıyordum. Yasa çıktı, iş yarım kaldı. Başkentin bir mahallesi, su sıkıntısı
çekiyor. Mahalle sakinleri, taşıma suyla yaşam mücadelesi veriyor.”
Türkiye Muhtarlar Derneği Başkan Yardımcısı Ökkeş Titiz, 10 köyden 9’unun aynı
sıkıntıları çektiğini anlatıyor. Muhtarların, kime gideceğini şaşırdığını anlatan
Titiz, yasal boşlukların bir an önce giderilmesini, yeni mahallelere hizmet götürülmesini
bekliyor.
Zaman