Suna ve İnan Kıraç Vakfı'nın Tepebaşı'ndaki TRT binasının ve kat otoparkın yerine
İstanbul'a yakışacak bir kültür kompleksi yaptırmak istediği epeydir biliniyor.
Bilinmeyen, Başbakan'ın, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin de olumlu baktığı
söylenen bu projenin neden bu kadar sürüncemede bırakıldığı. Öyle ki bürokrasiden
gerekli 'olur'u aldığını düşündüğümüz Kıraçlar kültür kompleksinin mimari projesini
İspanya Bilbao'daki Guggenheim Müzesi'yle efsaneleşen Amerikalı ünlü mimar Frank
Gehry'e hazırlatalı iki yılı geçiyor. Hazırlatmışlar ama bürokrasi cephesinde
somut bir gelişme olmadığı için Kıraçlar bu projeyi ellerine alıp televizyon televizyon,
gazete gazete dolaşmıyor, sadece dostlarına gösteriyorlar.
Ama sonunda Gehry'nin Suna Kıraç Kültür Merkezi projesinin görüntüleri İtalya'da
yayımlanan Abirate dergisinde ortaya çıktı. Abirate dergisi İstanbul'a ayırdığı
Mayıs 2007 sayısında Gehry'nin merakla beklenen projesine de yer verdi. Görüntüler
daha sonra çeşitli internet sitelerinde dolaşmaya başladı.
Gehry'nin projesi elbette ilk görünüşte Bilbao Guggenheim'ı çağrıştırıyor. Ama
burada şaşırılacak bir durum yok, zira onun tasarımları, geometrisiyle olsun,
titanyum kaplı dış cephesiyle olsun hep birbirine benziyor. Şimdi merak edilense
Gehry'nin projesinin Türkiye'de mimarlık dünyasında nasıl karşılanacağı. Çok tartışılacağı
muhakkak, ama bu Gehry projeleri için alışıldık bir durum, başka türlü yıldız
mimar olmak kolay mı?
İnan Kıraç'ın Hürriyet'ten Gila Benmayor'a anlattıklarına bakılırsa bu kültür
kompleksi İstanbul'a fazladan 500 bin turist getirmezse Gehry, Kıraçlardan para
almayacakmış. Proje 160 milyon dalara mal olacakmış. Ama para problem değil. Bilindiği
gibi Kıraçlar neredeyse bütün birikimlerini Suna-İnan Kıraç Vakfı'na vakfediyor.
Yine Tepebaşı Meşrutiyet Caddesi üzerinde önce Pera Müzesi'ni ardından İstanbul
Araştırmaları Enstitüsü'nü kamunun hizmetine sunan Kıraçlar, Suna İnan Kıraç Vakfı'na
beş yıl içinde 500 milyon dolar kaynak aktaracaklarını söylemişti.
Suna Kıraç Kültür Merkezi projesinin İstanbul Belediyesi ile TRT arasındaki bazı
bürokratik nedenlerden dolayı geciktiği söyleniyor. Çünkü TRT binasının bir kısmı
belediyenin, bir kısmı da TRT'nin mülkiyetinde. Binayı önce belediyenin TRT'den
satın alması sonra Kıraç Vakfı'na satması gerekiyor. TRT'ye genel müdür bir türlü
atanamadığından bu işlemin geciktiği söyleniyordu. Ama Abdullah Gül'ün cumhurbaşkanı
seçilmesinden sonra böyle bir problem mazeret değil!
Radikal Gazetesi
Erkan AKTUĞ