Türkiye Jeofizik Kurumu Başkanı ve İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Jeofizik
Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Ahmet Ercan, bu sabah meydana gelen,
merkez üssü Marmara Denizi açıkları olan 4.8 büyüklüğündeki depremle ilgili olarak,
''Bunlar doğum sancılarıdır. Bunlar bizi şöyle uyarıyor; 'İstanbul ne yaptın?
Ben geliyorum. Artık sancılarım var' diyor'' dedi.
Prof. Dr. Ercan, sabahki depremin, kendisinin daha önce ''7 ve üzeri büyüklükte
beklenen depremin olacağını'' ifade ettiği yerde gerçekleştiğine işaret etti.
Bu bölgede, 1999 yılına kadar yılda 2000 civarında gerçekleşen küçük deprem sayısının,
son dönemde yılda 2 bin 500'e yükseldiğini vurgulayan Prof. Dr. Ercan, ''Büyük
deprem olmadan önce böyle depremlerin olması olağan. Bunlar, kılavuz niteliğindeki
depremlerdir, doğum sancılarıdır. Bu depremler bizi şöyle uyarıyor; 'İstanbul
ne yaptın? Ben geliyorum. Artık sancılarım var' diyor'' diye konuştu.
Prof. Dr. Ercan, ''depremin büyüklüğü su olacak'', ''fay 5 parçalı'' şeklindeki
tartışmaların ''safsata'' olduğunu ve artık bunların bir kenara bırakılarak hızla
işe girişilmesi gerektiğini vurguladı.
Sağlam yerde, sağlam yapı
Türkiye Deprem Vakfı İkinci Başkanı ve Boğaziçi Üniversitesi (BÜ) İnşaat Mühendisliği
Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Semih Tezcan da sabahki depremin öncü bir deprem
olabileceğini dile getirerek, ''Bu deprem, bölgenin gerilim altında olduğunu ve
bu gerilimin yavaş yavaş boşaldığını gösteriyor. Ama kesin bir şey söylemek doğru
değil. Kesin olan bir şey İstanbul'da 7.4 büyüklüğünde depremin olacağıdır. Zaten
İstanbul'da ne olacağı belli. Yarın olacakmış gibi hazırlanalım.'' Buna karşın
yapılacak tek bir şeyin olduğunu, ''can kaybını önlemek gerektiğini'' vurgulayan
Prof. Dr. Tezcan, şunları söyledi: ''Depremde can kaybı 40 bin kişi tahmin ediliyor.
Böyle büyük bir acıyla karşılaşmamak için hazırlanmalıyız. Bütün medeni ülkelerde
can güvenliği, devletin teminatı altındadır. Nasıl trafik muayenesinden geçmemiş
araç trafiğe, vatandaşların can güvenliğini tehlikeye attığı için çıkartılmıyorsa,
bir depremde göçme riski taşıyan bir bina daha büyük bir can kaybına neden olacağı
için, bunun da saptanması ve kullanımdan men edilmesi konusu bir devlet görevidir.''
Jeofizik Mühendisleri Odası İstanbul Şube Başkanı Doç. Dr. Oğuz Gündoğdu, sabahki
depremin riskli bir alan içinde olduğunu söyleyebileceğini belirterek, ''Öncü
olduğunu söylemek, şu aşamada mümkün değil. Marmara gerilmişti zaten. Onun sonucu
oluşum mekanizması belirlenebilirse belki bir yorum yapılabilir ama, hiçbirisi
İstanbul depreminin ne zaman olacağı hakkında kesinlik taşımaz'' diye konuştu.
İlgili Haberler
Üniversite hastaneleri de depreme dayanıksız
İstanbul Hastanelerinde Deprem Riski
Prof.Dr.Aykut Barka yaşamını yitirdi