Türkiye'de kontrolsüz bir şekilde büyüyen alışveriş merkezleri (AVM) özellikle
yerli markaları olumsuz yönde etkilemeye başladı.
Pazarda geri kalmak istemeyen birçok firma her açılan alışveriş merkezinde var
olma yarışına girince, kiraların yüksekliği ve ciro yetersizliği sebebi ile şirketler
mağazalarını kapatma tehlikesi ile karşı karşıya kaldı. Çok yakında alışveriş
merkezleri mezarlıkları oluşacağını savunan Birleşmiş Markalar Derneği Başkanı
Ekrem Akyiğit, AVM'lerin belli yerlerde toplanmasının önüne geçilmesinin şart
olduğunu söylüyor. AVM'lerdeki yüksek kiraların yerli firmaları zorladığına dikkat
çeken Akyiğit şöyle konuştu: "Bugün envanteri ve politikası olmayan AVM pazarı
var. Yarın bir gün mutlaka AVM asri mezarlıkları olacak."
Yatırım ikliminin bozulmasından en çok yerli markalar zarar görüyor
Perakende sektöründe hazır giyimden gıdaya kadar pek çok alanda 'işler durgun'
sözü artık daha sık konuşulur oldu. 2007 yılında Amerika'da başlayan ekonomik
durgunluğun etkileri Türkiye'ye ulaşırken, AK Parti hakkında açılan kapatma davasının
oluşturduğu belirsizlik de kötü gidişi perçinledi. Reel sektör temsilcileriyle
konuyu masaya yatıran Zaman'ın bu haftaki konuğu, üyeleriyle perakende pazarından
11 milyar YTL'lik pay alan Birleşmiş Markalar Derneği (BMD) Başkanı Ekrem Akyiğit.
Türkiye'de yatırım ikliminin bozulduğunu belirten Akyiğit, yurtdışı piyasalardaki
gelişmelere paralel içerideki gündemin ekonomiyi etkilediğini ifade ediyor.
Akyiğit, bu gelişmelerin en çok yerli markaları zora soktuğunu vurguluyor. Ekonomideki
gelişmelerin sadece siyasi gelişmelerle ilişkilendirilemeyeceğini, başka parametrelerin
de etkili olduğunu dile getiren Akyiğit, "İşler zaten kapatma davası açılmadan
önce de durgundu. Artık ticaretin kurallarının yeniden tanımlandığı, tüketici
davranışlarının değiştiği bir dönemdeyiz. İnsanlar yağmurun yağmasından bile etkilenerek
uzun veya kısa kollu gömlek alabiliyor" değerlendirmesini yapıyor. Tüketicilerin
son gelişmelere karşı tepkisinin 2008 yılının başından itibaren hissedildiğini
söyleyen Akyiğit, güven endeksinin yüzde 72'lere kadar inmesini örnek gösteriyor.
En fazla etkilenen sektör ise hazır giyim ve perakende. Bazı markalar pazarın
şartlarına göre kendini konumlandırıp ayakta kalmayı başardı.
Akyiğit'in verdiği bilgilere göre hazır giyim ve perakende sektörünün milli gelir
içindeki oranı yüzde 7,8, sanayi üretiminde yüzde 16,3, toplam istihdamda yüzde
11,4, toplam ihracatta da yüzde 24,6'lık payı var. Perakende, yeni açılan alışveriş
merkezleriyle (AVM) metrekare bakımından yüzde 23 büyüdü. Buna karşın organize
perakendenin ciro bazında büyüme oranı ise yüzde 10 civarında. Akyiğit, "Bu rakamlara
bakıldığında perakendedeki büyümenin istenilen düzeyde verimli olmadığı gözükmektedir.
Sektör bundan sonra mevcut pazarı bölmeye yönelik büyümeden uzak durmalıdır" değerlendirmesini
yapıyor.
Akyiğit'e göre, yeni açılan AVM'ler daha çok belli merkezlerde toplandı, ekonomisi
tam gelişmemiş bölgelerde artı bir değer oluşturulmadı. Markalar, ölçeği tutturmak
ve müşteri kaybetmemek için tüm alışveriş merkezlerinde olmaya çalıştı. Fakat,
koydukları büyüme ile satış hedefleri aynı paralelde gitmeyince maliyetler daha
da arttı. Öte yandan AVM'lerdeki yüksek kiralar da özellikle yerli firmaları zorluyor.
Bu anlamda hükümetin gündemindeki hipermarket yasa tasarısı ile indirimleri düzenleyecek
yasaların piyasada düzenleyici etki oluşturacağını söyleyen Akyiğit, "Bugün nasıl
ki envanteri ve politikası olmayan konfeksiyon sektörü varsa, aynı şekilde AVM
pazarı da var. Yarın bir gün mutlaka AVM asri mezarlıkları olacak" uyarısını yapıyor.
Akyiğit'in uyarıda bulunduğu bir diğer konu ise seri sonu indirim mağazalarının
(outlet) denetimsiz şekilde yaygınlaşması. Deneyimli tekstilci, bu mağazaların
Batı ülkelerindeki gibi şehrin dışında kurulmasını istiyor.