Modacı Cemil İpekçi, ilkini Mersin'de açtığı ''çingene'' anlamına gelen ''Tzagane''
ile, içinde bir evde bulunabilecek dekorasyon amaçlı her türlü eşyanın yer aldığı
mağaza konseptini özellikle Anadolu'daki şehirlere yayarak zincir mağaza haline
dönüştürmeyi amaçlıyor.
Cemil İpekçi, böyle bir mağaza zincirinin ilk halkasını Mersin'de açma nedenini,
''Müşteri portföyümde Antalya, Mersin, Adana gibi güneydeki iller çok önemli bir
yer tutuyor. Mersin daha ortada, ayrıca daha çok bakir. İsmimin Mardin, Diyarbakır
gibi yerlerde olması daha enteresan geliyor. Onlar benim atölyeme gelemiyorsa,
ben onlarla buluşacağım'' diye açıkladı.
Cemil İpekçi marka ve mayolar satışa sunulacak
İpekçi, franchise isteyen iller arasında Eskişehir, Samsun, Diyarbakır'ın
da bulunduğunu kaydederek, ilk defa Cemil İpekçi marka kadın mayoları ve bikinilerinin
satışa sunulacağı, sonbaharda da erkek iç çamaşırı, mayoları ve erkek giyiminin
de yer alacağı mağazalardan iki yıl içinde 4-5 tane açmayı planladıklarını bildirdi.
İçinde koltuk, kanepe, perde, havlu, bornoz, masa örtüsü, peçetelik, çiçek,
vazo, cam eşya, tabak, pike, çarşaf gibi bir evin ihtiyacı olabilecek birçok eşyanın
satılacağı mağaza sayesinde bundan sonra Cemil İpekçi isminin kurumsallaşacağını
ifade eden İpekçi, mağazalarda satılacak ürünler için hiçbir zaman seri üretim
yapmayacaklarını belirtti.İpekçi, her ürünün tek olacağını kaydetti.
Tanıtım olmadan İstanbul moda merkezi olmaz.
İpekçi, ''İstanbul'u moda merkezi yapamazsınız. Çünkü dünyada moda merkezi
olabilmeniz için, sizin kendi öz yaratıcı ve tasarımcılarınızın olması gerekiyor.
Moda denilen şey dünyada bir aile. Bu ailenin içine girmemişken, siz nasıl moda
merkezi olacaksınız? Dünyada bir moda basını var. Türkiye'de böyle bir şey yok.
Onlarla işbirliği yapacaksınız, reklam paylarını ayıracaksınız. Biz kazancın yüzde
100'ünü yemeye alışmışız. Halbuki dünyadaki bütün markalar yüzde 60'ı reklam ve
dünya ilişkilerine ayırır. Bizde yüzde 5'ini ayırmıyorlar. Ya villa alacak, ya
Mercedes çekecek, ya koluna Rolex takacak. Bir de kopyayla nasıl moda merkezi
yapacaksınız? Avrupalılar bunun bilincindeler.
Versace Türkiye'ye geldiğinde ancak, kendi özümüzle bir şeyler yaparsak
ortaya çıkabileceğimizi söylememiş miydi?'' Pazenden yaptığı elbisenin 2002'deki
dünya güzellik yarışmasında en iyi elbise ödülünü aldığını hatırlatan İpekçi,
''O zaman birileri (Pazenden bir koleksiyon yapalım dünyaya taşıyalım) diyecek
sandım. Kapıyı çalan olmadı. Halbuki pazen, dünya trendi haline gelebilirdi''
diye vurguladı.
Kaynak: ailem.com