Etnik tarzın en önemli özelliği basit olmasıdır. Temel materyaller ve malzemeler
uygulanır. Dünya üzerinde yaşayan farklı kültürlerle bütünleşmiş olan objeler,
artık evlerimizin kah mutfağında, kah salonunda veya yatak odasında kullanılır
oldu.
Çoğu zaman aldığımız veya bize hediye gelen bu tür objeleri, geldiği veya
getirildiği ülkenin özelliklerini analiz etmeden kullanırız. Etnik stiller, kentsel
ya da kırsal, spontane ya da düşünülerek yaratılmış değişik ve geniş bir repertuar
sunar. Birçoğu mistik bir görünüm sağlar, bir çoğu da otantiklik anlamında hoştur.
Birçoğumuza göre, dekorasyon ve renklerdeki uyumu etkileyicidir. Her ne
şekilde olursa olsun dünyanın belki de bir ucundan gelen bu objeleri zevkimize
göre tamamlamak, bütünleştirmek ve kullanmak, tamamen yaratıcılığımıza kalmış
bir olgudur. Ancak yine de bu objelerin geldikleri yerler hakkında bazı özellikleri
gözden geçirirsek, yerleştirmenizde ve kullanmanızda faydalı olur düşüncesindeyiz.
Örneğin; Japonya'dan gelen bir yelpazeyi veya çay takımını yerleştirirken,
sehbamızı, bir ikebana tanzimle daha da güzelleştirirken Japon ev yerleştirme
düzeninin düz çizgilerden ve dik açılardan oluştuğunu unutmamalıyız. Sadelik ve
estetik, ilk bakışta bu tarzda kendini gösterir.
Hindistan'ın çok renkli yaşam biçimi ise; örtülere, tütsülere, ahşap kapkacaklara
ve üzerlerindeki kuş ve çiçek desenleriyle canlılığı yansıtmasıyla farkedilir.
Evinize yerleştirdiğiniz bu tarz objeleri, bir tütsü yakarak tamamlayabilir ve
o mistik havayı soluyabilirsiniz.
Çakıl taşları, küçük heykelcikler, boyalı taşlar, şerbet sarısı ile birleşen
kobalt mavisi ise Meksika'yı ve etnik objelerini anımsatır. Bol desenli kilimler,
İspanyol etkisi büyük etajerler, şifonyerler ve dolaplar kendimizi doğal yaşam
içinde hissetmemizi sağlar.
Vahşi doğa içinden evlerimize gelen Afrika stilinin ise, en çarpıcı örnekleri;
masklar, totemler, fil dişi değişik çalışmalar ve yine vahşi doğa'nın içinden
evlerimize gelen ağaç kapkacaklar. Her bir obje, birbirine benzer gibi görünse
de her kabilenin ayrı bir işçiliğinin ve uygulamasının olduğunu unutmamak lazım.
Yine vahşi doğayı bize anımsatan leopar desenleri, Afrika'yı yansıtan objelerde
sıkça uygulanır.
Doğu Anadolu'dan aldığınız bir ahşap sandığı, Hindistan'dan gelen bir örtü
veya Japonya'dan size hediye getirilen bir çay takımını yine var olan bir sehpanızla
hoş bir şekilde tamamlayarak kullanabilir, Çin'den gelen bir şapkayı, yaratıcılık
gücünüzle iyi bir aydınlatma haline sokabilirsiniz.
Kaynak: kadinmagazin.com