İnşaat Mühendisleri Odası Başkanı Sadi Sürenkök, inşaat sektörünün en önemli
girdilerinden biri olan demir fiyatlarındaki dört aylık artış yüzde 100 dolayında
olduğunu belirterek, "Ülkemizdeki ve dünyadaki tüm ekonomik göstergeler bu artışın
suni ve spekülatif amaçlı olduğunu göstermektedir" dedi.
Sürenkök, yaptığı açıklamada, inşaat demiri fiyatlarının 4 ay içerisinde yüzde
100'e varan oranda arttığını belirterek, "1 Ocak 2008'de tonu 850 YTL olan inşaat
demiri fiyatı, 30 Nisan 2008 tarihinde bin 600 YTL'ye yükseldi. Aynı tarihler
arasındaki enflasyon TÜFE'de yüzde 9.0, ÜFE'de yüzde 7.0 civarında iken demirde
bu oran yüzde 100 oldu" diye konuştu.
Bu artışı, Çin'e yapılan ihracatla, Navlun ücretlerindeki demir cevheri ve hurda
demir fiyatlarındaki artışla açıklamanın mümkün olmadığını ifade eden Sürenkök,
şunları söyledi:
"Ülkemiz ekonomisinin en önemli atardamarlarından biri olan inşaat sektöründe
başlayan durgunluk, demir fiyatlarındaki aşırı artışla ivme kazanmıştır. Sağladığı
istihdam ve girdilerinin çeşitliliği açısından, ekonomide çok geniş bir yelpazeyi
etkileyen inşaat sektörü, demir fiyatlarındaki bu dengesiz artıştan olumsuz etkilenmektedir.
Özellikle kamu kurumlarına ya da özel sektörde anahtar teslimi iş yapan müteahhit
firmalarımız zor durumdadır. Bu firmalar 4 ay önce yapmış oldukları anahtar teslimi
sözleşmelerde; demir fiyatlarını ortalama 850 YTL olarak hesaplamış ve yıllık
enflasyonu da devletin en yetkili ağızlarından yapılan açıklamalar ışığında yüzde
10 olarak öngörmüştür. Aradan daha 4 ay geçmeden demir fiyatlarının yüzde 100
oranında artması, bu firmalarımızı ve dolayısıyla inşaat sektörünü olumsuz etkileyecektir.
Kamu ihalelerinde yaşanan yüksek kırımlar da göz önüne alındığında, yapılan işin
kalitesi ve imalat programının sağlıklı yürümesi zorlaşmaktadır. Her iki durumda
da ülkemiz ekonomisi ve inşaat sektörü ciddi zarar görecektir. Bu zararları ve
çöküşü önlemek için, kamu ve TOKİ inşaatları müteahhitlerine ya idarece demir
temin edilmeli, ya da enflasyonun üzerindeki fiyat farkları ödenmelidir." Ülkedeki
demir fiyatlarının yurt dışı piyasalara ve özellikle dolara endeksli olduğunu
ancak dolarda ve dış piyasada bu denli bir artış olmadığına göre 'serbest piyasadaki'
bu gelişmenin nasıl açıklanacağını merak ettiklerini söyleyen Sürenkök, "Demir
fiyatlarının yüksek oranlarda artışı bazı çevrelerin anormal karlar sağlama peşinde
olduğu endişesini uyandırmaktadır. Ülkemizdeki ve dünyadaki tüm ekonomik göstergeler
bu artışın suni ve spekülatif amaçlı olduğunu göstermektedir. Bu gelişme, üretici
firmaların piyasa fiyatlarının belirlenmesinde birlikte hareket ettikleri yönünde
bir kuşkuya da yol açmaktadır ki bu durumda Rekabet Kurumu'nun olaya el koyması
gerekiyor" şeklinde konuştu.
İnşaat sektöründeki imalatların canlanacağı bir mevsimde en önemli girdilerden
olan demir fiyatlarının iç piyasada makul fiyatlara çekilmesi gerektiğine dikkat
çeken Sürenkök, aksi taktirde inşaat sektöründe bir boykot örgütlenmesinin kaçınılmaz
olacağını ifade etti.
(İhlas Haber Ajansı)