Daha bu proje ortaya atıldığında karşı çıkmıştı Gürsel... ‘Eminönü ve Boğaz trafiği
bunu taşımaz’ diyerek, böyle bir projenin ideal yerinin Yenikapı olduğunu ve nazım
planlarda da bunun gösterilmiş olduğunu hatırlatıyor.
İstanbul’da geçen yaz yapılan Dünya Mimarlık Kongresi’ne mimar Ersen Gürsel,
bir mimar grubuyla bir çalışma hazırlıyor. Karaköy’de, Tophane’de, Salıpazarı’nda
ve Fındıklı’da denizi görebilecek bir yer arıyorlar ancak pek bulamıyorlar.
İhale edilen Galataport projesi ile kıyıya gemilerden duvarlar örüleceğini tespit
ediyorlar.
Arada hep yüksek duvarlarla karşılaşıyorlar. Duvarların arkasında da depolar,
otoparklar ve işyerleri...
Karşı kıyıyla görsel anlamda bağlantı kurmak için duvarları delmek gerekiyor.
Mimar Gürsel, ‘Beyoğlu’ (Celal Başlangıç) ve ‘Yenimimar’ (Ece Aksakoğlu) dergilerinde
bu olumsuzluğa dikkat çeken görüşler açıklıyor: Gürsel şöyle diyor:
KORUMA KURULU
‘Kentlerin geleceğe yönlendirilmesinde kentli olma bilinci ve işlevi konularında,
sorumluluk ve duyarlılığı ön plana çıkaran, İstanbul kentinin geleceği üzerine
hayati önem taşıyan konular tartışılmıyor. Biz projemizle kent halkına ve kentsel
yönetimlere açık bir çağrıda bulunduk. İstanbul kent halkının her gün üzerinden
geçtiği önemli bir merkez alanı üzerinde ve de içinde nelerin farkında oldukları
ya da nelerin farkında olmadıkları konusunu gündeme getirmek istedik.’
Gürsel ve ekibinin ilgi alanında Beyoğlu ilçesinin kıyıları önemli bir yer tutuyor.
Çünkü kıyısı bu kadar çok olup, kendi kıyısıyla bu kadar az buluşan başka bir
ilçe bulmak zor.
Karaköy, Salıpazarı ve Tophane aksı da ayrı bir önem taşıyordu Mimar Gürsel’e
göre: ‘50 yıldır bir yükleme boşaltma iskelesi olan bu bölgenin bu işlevinden
kurtulmasının ardından ‘cruise’ gemileri vesilesi ile yoğun bir yolcu trafiği
ile yükleneceği, alt ve üst destek hizmetlerinin çevresine yapacağı olumsuz gelişmeleri
sadece mimari boyutta tasarlanan bir proje ile değerlendirmek maalesef mümkün
değildir. İstanbul l No’lu Koruma Kurulu’nun da konuyu gereği gibi irdeleyip değerlendirme
yapmadığını maalesef aldığı kararla öğrenmiş bulunuyoruz. Tarihi kent merkezinin
bu çok önemli kıyı bandının geleceği üzerine kararlar kentsel ölçekte planlama
çalışmaları ile verilmelidir. Bu alanın yeniden bir ticari liman bölgesine dönüştürülme
projesi İstanbul Koruma Kurulu’nun da üzerinde, kent yönetiminin ve kent halkının
katılımıyla çözümlenecek bir projedir, çünkü İstanbul kentinin geleceği tasarlanıyor.’
BARCELONA DENİZE KAVUŞTU
Bu gemilerin kıyı üzerinde yapılarla oluşturduğu duvara benzer şekilde bir duvarın
deniz tarafından da oluşması söz konusudur. Bir yolcu limanı olarak planlanan,
gelişmesiyle birlikte gelecek gemi sayısı her yıl artacak ticari alanların büyüme
eğilimleri zenginleşecek ve dolayısıyla kara tarafında üstyapısı ile içinden çıkılmaz
bir problem alanı haline dönüşecektir. Bir liman kenti olan Barcelona, Barcelona
Olimpiyatları sayesinde denize kavuşmuştur. Dünyada benzer tarihi kimlikli kentler,
kent merkezlerinin sosyal ve kültürel işlevlerle yeniden dönüşümlerini sağlamak
için fırsatlar ararken, İstanbul kentinde bu merkez alanının bir yolcu ticaret
limanı olarak dönüşüme hazırlanması konusunda ilgilileri tartışmaya çağırıyor.
Tabii böyle bir şey yapılmıyor, hükümet yerel yönetimleri dışlıyor. Büyükşehir
Belediye Başkanı Kadir Topbaş hiçbir tepki ya da düşüncesini ortaya koymuyor.
Yalçın BAYER
Hürriyet