Şirket-i Hayriye'nin 168 yıllık mirasını 21 yıllık geçmişiyle birleştiren ve
son 4 yıldaki atılımları ile dünyanın en fazla yolcu taşıyan şirketi haline gelen
İstanbul Deniz Otobüsleri AŞ (İDO), bu başarısıyla taşımacılık alanının en hızlı
balığı oldu. İDO, 2008'de 100 milyon yolcuya ulaşarak, İstanbul'un ulaşım problemine
çare olmayı hedefliyor. İDO Genel Müdürü Ahmet Paksoy, "Bir sonraki adımımız Ro-Ro
şirketi kurmak olacak. İstanbul'u büyük araç trafiğinden çıkarmayı hedefleyen
proje için 350 milyon euroluk yatırım yapacağız" diyor.
Referans gazetesinin Hızlı Balık Yarışması'nı, bir kamu şirketi olmasına rağmen
gerçekleştirdiği verimlilik, yenilikçilik gibi uygulamalarıyla kazanan İDO'nun
başarısının temelinde şirketin bir özel sektör şirketi gibi çalıştırılması yatıyor.
Toplam Kalite Yönetimi, müşteri memnuniyeti gibi özel sektör kuruluşlarının silahlarıyla
hareket eden İDO'nun başında İstanbul Teknik Üniversitesi Gemi Mühendisliği mezunu
bir bürokrat var. Uzakyol Gemi Başmühendisi olan Ahmet Paksoy.
2004'te İDO'nun Genel Müdürlük koltuğuna oturan Paksoy, şirketteki dinamizm rüzgârının
da mimarı. Deniz Ticaret Odası'nda yönetim kurulu üyeliği de yapan Paksoy'un şirketin
başına getirildiğinde ilk işi İDO'yu bugüne taşıyacak stratejileri hazırlamak
oluyor. Bu plan dahilinde ilk olarak Şirket-i Hayriye'den gelen Türkiye Şehir
Hatları İşletmesi'ni İDO bünyesine katıyor. Türkiye Denizcilik İşletmeleri'nin
işlettiği şirket önce İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne geçiyor ve İDO ile birleştiriliyor.
Büyük tepkilerle karşılaşan İDO 73 vapur, 54 iskelenin yöneticisi haline geliyor.
Büyük balığı yuttu, yüzde 500 büyüdü
"Perdeyi aralayıp pencereyi açtık. Önümüzde alabildiğine projeler, fırsatlar
vardı. Bizim başarımızın sırrı, her segmente çözüm üretmekti. Karşımızda Şehir
Hatları İşletmesi gibi büyük bir balık vardı, biz onu yuttuk ve sindirdik. Bu
değişimi çok iyi yönettik. Büyük tepkiler vardı, kimsenin hakkını gaspetmeden
birleşmeyi gerçekleştirdik" diyen Ahmet Paksoy, İDO'nun 4 yıl içinde küçük bir
işletmeden büyük bir işletme haline geldiğini anlatıyor.
Bu süreçte bir kriz daha yaşıyor İDO. Birleşme sırasında "Vapurların yerini deniz
otobüsleri alacak" tartışmalarının başlaması üzerine "Vapurlarımızı geri istiyoruz"
kampanyası ile karşı karşıya kalan İDO, bu krizi de başarıyla yönetiyor ve kamuoyunu
ikna etmeyi başarıyor.
Paksoy, yolcu taşımacılığında yüzde 500'ü aşan bir büyüme gerçekleştiren İDO'nun,
3 yılda 350 milyon YTL'lik yeni gemi yatırımı yaptığını ve 2007'de 406 milyon
YTL'lik net satış rakamına ulaştığını söylüyor. İstanbul'un ulaşım sorununun İDO
için fırsat olduğunu ve bu potansiyele alternatif olarak deniz yolunu sunduklarını
vurgulayan Paksoy, "Geçen yıl 98 milyon yolcu sayısına ulaştık. Bu yıl 100 milyonu
aşmayı hedefliyoruz. Taşınan araç sayısını da 6.5 milyona getirmek istiyoruz.
Bir sonraki adımımız ise Ro-Ro şirketi kurmak olacak. İstanbul'u büyük araç trafiğinden
çıkarmayı hedefleyen proje için 3 yıl içinde 350 milyon euroluk yatırım yapacağız"
diyor.
Her şey ölçülebilir ve şeffaf
Değişim sürecinin en önemli dinamiklerinden birini de nitelikli personel takviyesi
oluşturuyor. Özel sektörden transferler gerçekleştiren İDO'da kurumsal kaynak
çalışması için de özel bir departman oluşturuldu. Böylece tüm verilerin sınırsız
şekilde raporlanması sağlandı. Ulusal kalite hareketine de katılan İDO, kurumsal
altyapısını düzenleyerek her şeyin ölçülebildiği bir çalışma ortamı yarattı. Bu
sayede sefer tarifeleri denetlenebilir bir hal aldı. Ünlü modacı Arzu Kaprol'a
personel üniformaları hazırlatılırken, şirketin logosunda da değişikliğe gidildi.
Bütün bu düzenlemeleri yaptıktan sonra şirketi yönetmenin çok kolay hale geldiğini
söyleyen Paksoy, "Önünüze raporlar konuyor, her şeyi ölçüyorsunuz, rakamlar konuşuyor.
Takım ruhunu da iletişim ağını da iyi kurup, takımı motive edip, liderliği iyi
yaptığınız zaman başarılı olmak çok kolay. Biz farklılıklar barındırıyoruz bünyemizde.
Bir tarafımızda emektarlar var ve o gemilerin halinden onlar anlar, başkaları
anlamaz. Siz yanınızda çalışanlara ne kadar değer verirseniz, onlar da altlarına
o kadar değer verir" diyor.
Marmara'nın en sevimli balığıyız
Çalışanlara verdiği değeri, kurum içi eğitim çalışmaları başlatarak gösteren
Paksoy, yeniliklere alışma sürecinde personelin tüm endişelerinin de ortadan kalktığını
belirtiyor. Hep doğru projeler yaptıklarını ve yaptıkları hiçbir projeden pişman
olmadıklarını vurgulayan Paksoy, şunları söylüyor: "En üstten en alta kadar güven
yetki sorumluluk devri otomatikman başarıyı getiriyor. Biz de sonuç odaklı çalıştık.
Performansa dayalı yönetim tüm birimlerin süreçlerin iyileştirmelerine vesile
oldu. Bir takım olduk. Yöneticilerde en önemli aranması gereken özellik tutkudur.
İstek, kararlılık, heyecan hepsi bizde. Hızlı feribot deniz demek, balık demektir.
İDO'nun sembolü de yunustur. Marmara'nın en sevimli hızlı balığıyız."
"Denizi Kullanın" kampanyası geliyor
İDO'nun başarı nedenlerinden biri de yolcular ile kurdukları interaktif iletişim
biçimi. İDO Pazarlama Şefi Murat Nurcan, öneri ve şikayetler ile iptal seferlerin
SMS ile öğrenilebildiği bir sistem kurduklarını belirtiyor. Yakında değişik müşteri
çözümlerinin devreye gireceğini açıklayan Nurcan, şu bilgileri veriyor: "Cep telefonu
üzerinden günlük sefer tarifelerine ulaşabileceksiniz. Bu alt ürünleri rutin olarak
kullanan kişi sayısı 15 bin. Bize gelen öneriler arasında dış hatlarda seyahat
eden vapurlarda oltasıyla balık tutmak isteyenden, alkollü içki olmadan seyahat
edemeyene kadar birçok mesaj var. 2004'te 9 kişiden oluşan çağrı merkezimiz 90
kişiye ulaştı. Bizim web ve çağrı merkezi satışlarımız toplam satışın yüzde 40'ını
oluşturuyor. 2004'te bu oran yüzde 15'lerdeydi. Çekirdek müşteri olarak bakarsak
750 bin kişilik gruptan bahsediyoruz. İstanbul'un yüzde 11'i iki yaka arasında
gidip geliyor. İstanbul'un yüzde 4'ünü taşıyoruz. Çok yakında 'Denizi Kullanın'
kampanyasını başlatıyoruz. Mecidiyekoy, Bostancı, Kadıköy, Ataköy, Yenibosna,
Zeytinburnu, Bakırköy'de otobüs duraklarında bekleyen insanları en yakın iskeleye
yönlendireceğiz. Amacımız bir milyon kişiye ulaşmak. İnsanlara kazandığınız zamanla
ailenize daha fazla vakit ayırın, uyuyun, sinemaya gidin diyeceğiz."
2008 ciro hedefi 480 milyon YTL
İDO'nun 2003 yılında 60 milyon YTL olan cirosu, 2007 yılında 350 milyon YTL'ye
çıktı. Bu yılki hedef ise 480 milyon YTL. Yolcu sayısı ise aynı dönemde 11 milyondan
98 milyona, araç sayısı 450 binden tam 6 milyon adete yükseldi. İstanbul'a 7 farklı
tipte gemi kazandıran İDO, 82 noktada iskeleleri yeniledi. 2008 yılında filoya
5 vapur daha eklenecek. Günde 1200 sefer yapan İDO, ayda 45 bin, yılda 500 bin
sefer yapıyor.
İstanbul'da deniz İDO'dan soruluyor
İDO, İstanbul'un deniz ulaşımına ve trafik sorunun çözümüne katkıda bulunmak
amacıyla İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nca 1987'de kuruldu. İstanbul'un
deniz ulaşımı 1987 yılına kadar büyük ölçüde Türkiye Denizcilik İşletmeleri Şehir
Hatları İşletmesi tarafından sağlanıyordu. Bu tarihte Büyükşehir Belediyesi tarafından
İstanbul Ulaşım ve Ticaret AŞ kurularak deniz ulaşımını sağlayan ikinci bir kuruluş
ortaya çıktı. Daha sonra şirket 1988'de İDO ünvanını aldı. 2005 Şubat ayında İstanbul
Büyükşehir Belediyesi, Özelleştirme Yüksek Kurulu ile bir protokol yaparak Türkiye
Şehir Hatları İşletmesi'ni devraldı. Devralma işlemiyle İstanbul'da deniz ulaşımından
sorumlu tek otorite İDO oldu.
Promosyonlu satışla 1 YTL'ye bilet
İDO'nun elde ettiği başarılı çıkışın ardında her çalışanın sorumlu olduğu işle
ilgili yenilik önerileri yapması yatıyor. Yenilik üretiminin de işin bir parçası
gibi görüldüğü İDO'da düzenli olarak öneri toplantıları yapılıyor. Fikri kabul
görenler ödüllendiriliyor. Her toplantıda hemen hemen 150 öneri sunuluyor. Bu
ay içinde hayata geçirecekleri uygulamaya göre seyahat için rezervasyon yaptıran
yolculardan en hızlı davranan tüketici bilet bedeli olarak sadece 1 YTL ödeyecek.
Deniz taksiler eylülde sefere başlıyor
Filosunu her geçen yıl genişleten İDO'nun bugün 8 adet hızlı feribotu, 25 deniz
otobüsü, 32 yolcu vapuru, 16 arabalı vapuru bulunuyor. Deniz ulaşımını günün her
saatine taşımak isteyen İDO'nun bu yöndeki çalışmalarında ilk adım atıldı ve deniz
taksi uygulaması için Teknomar ile anlaşıldı. Kişiye özel ve 6 tekneyle başlayacak
olan deniz taksi uygulamasının eylül ayında devreye girmesi bekleniyor.
Referans Gazetesi