Dış sıvanız su alıyor ise;
# Boyanız işlevini yitirmiştir.
# Sıvanız çatlamıştır.
# Kolon, kiriş, döşeme plakları ile duvarlar arasında çatlamalar olmuştur.
# Herşey sapasağlamdır, ancak ısı yalıtımınız yoktur, içerideki sıcak hava soğuk
duvarda yoğuşur. (Pencere camının buğulanması hadisesi duvarınızda oluşuyor demektir).
Siz dışarıdan su geliyor sanırsınız.
Dış cephede su yalıtımı yapalım mı?
Eğer sorununuz ısı yalıtımının yetersiz olmasından kaynaklanan yoğuşma
problemi ise, ve siz yapıya dışarıdan hava ve su almayan bir su yalıtımı yaparsanız
çok daha fazla sorunla karşılaşırsınız. Dış cephede su yalıtımı yapmadan önce
ısı yalıtımı ile sorununuz olmadığından emin olun ve mutlaka teneffüs edebilen
su yalıtım malzemesi kullanın.
Niçin önemli?
En basit nedeni çok fazla maliyetle ısınmanızdır. Ancak,ısı yalıtımsız
yapıda oluşan yoğuşma suyu betonarmeyi tahrip eder, demir donatıda korozyona neden
olur, sıvaların ve kaplamaların bozunmasına, kalkmasına ve dökülmesine neden olur,
yapı içinde bakteri ve küf oluşur, insan sağlığını tehdit eder, özellikle kuzeye
bakan odalarınız kullanılamaz hale gelir, yapınız çok kısa ömürlü olur.
Isı yalıtımı içeriden mi dışarıdan mı?
En sağlıklı yöntem tüm ısı köprülerinin yok edilmesi yönünde çözüm üretmektir.
Bu nedenle dışarıdan ısı yalıtımı önemlidir. İçinde 24 saat yaşan yapılarda duvarların
ısı depolaması düşük maliyet ile ısınma adına doğru çözümdür.
İçeriden ısı yalıtımı yapmak zorunlu hallerde ve büro, işyeri gibi içinde
günün belirli saatlerinde yaşanılan binalarda duvarları ısıtmak için zaman ve
para harcamamak amacı ile düşünülebilir.
Yoğunluk mu kalınlık mı?
Elbette kalınlık. Isı akışına gösterilen direnç, yalıtımın kalınlığı ve
ısı iletkenliği ile ilgilidir. Kalınlık artarsa direnç yükselir, iletkenlik artarsa
direnç azalır. Yoğunluğun dirence etkisi az da olsa vardır. Ancak polistiren levhalar,
14-16 dansiteden itibaren dış cephede kullanılabilir. Yoğunluk darbelere maruz
kalacak yüzeylerde önem kazanır.
Buhar geçirgenliği
Yapının nefes alabilmesi önemlidir. Buhar geçişine engel olabilecek dirençteki
malzemeler yoğuşmaya neden olabilirler.
Yapıştırıcılar
Isı yalıtım plakalarının yüzeye bağlantısında kullanılan yapıştırıcılar
ciddiye alınmalıdır. Normal fayans seramik yapıştırıcıları bu türden uygulamalar
için son derece yetersiz kalır ve asla kullanılmamalıdır.
Unutulmamalıdır ki kullanılan yapıştırıcılar, suya, neme, sıcaklık farklılıklarına,
basınca ve çekmeye mukavemet edecek özellikte olmalıdır. Tutunduğu yüzeydeki alkali
ortamı, sıvadaki kireç, oluşan karbonat tuzları yapıştırıcıyı etkiler.
Polistiren köpükler, taşyünü, polietilen ve poliüretanlar için geliştirilmiş,
dış çevre etmenlerine ve yukarıda sıralanan olumsuzluklara karşı güçlendirilmiş
özel bir yapıştırıcı kullanılmalıdır.
Plaka üzeri sıva uygulaması
Kullanılacak sıvada yapıştırıcıda aranan özelliklerin yanısıra, esneme,
havadaki karbondioksitten etkilenmeme, zayıf asitlere mukavemet gösterme gibi
ek özellikler de aranır. İçeriğinde kesinlikle kalsit, dolomit türünden agregaların
bulunmaması, silis agregaların kullanımı, su geçirimsiz fakat nefes alabilen bir
yapıda olması istenir.
Tüm bu özelliklerin yanısıra yüksek yapışma gücü ve içeriğindeki puzolonik
aktivitedeki kimyasallar ile mukavemet kazanmış çok özel bir sıva kullanılmalıdır.
Sıvada kullanılacak filenin mutlaka alkali dayanımlı olması ve min 160gr/m²
olması gerekir. Sıvanın 2/3 ü file altında, 1/3ü file üzerinde olmalıdır. Sıva
kalınlığının 3mm yi aşmamasına özen gösterilmelidir.
Boya
Kullanılan boyaların solvent içermemesi ve bu konuda hassasiyet gösterilmesi
gerekir. Boyanın nefes alma özelliğinin olması, önemlidir.
Uygulama öncesi neler yapılabilir?
Sıva çatlakları ve dökülmeler su geçirimsiz beton onarım harçları ile onarılmalıdır.
Sıvada kireç kullanılmış ise kristalize malzemeler ile sıva emprenye edilerek
sıva güçlendirilebilir. Bu şekilde yalıtım plakalarının bağlanacağı sıva garanti
altına alınmış olur.
Sıva sorunları
Geleneksel yöntemle şantiyede hazırlanan ve uygulanan sıvanın çoğu zaman
bilinen fakat önemsenmeyen, çoğu zaman da farkında olmadan yapılan hatalar uzun
zamanda beraberinde çözümü zor sorunların çıkmasına sebebiyet vermektedir.
Bu sorunlar şu şekilde sıralanabilir:
Çimentodan kaynaklanan sorunlar
Çimentodan kaynaklanan sorunların başında rötre problemi gelmektedir. Özellikle
bünyesel rötrenin önüne geçmek mümkün olamamaktadır. Sıva harcında çimentonun
rötre yapması sıvanın çatlamasına neden olmaktadır. Çatlaklar içerisine giren
su, kış aylarında donarak genleşir ve çatlaklar daha fazla açılır.
Çimentonun ikinci önemli sorunu su ile reaksiyona girdiğinde flokül (topaklanma)
oluşturmasıdır. Çimento su ile reaksiyona girdiğinde floküllerin dışındaki çimento
zerrecikleri hydrate olmakta ancak flokül içerisindeki çimento zerrecikleri hidrate
olamamaktadır. Yüzeydeki hidrate olan çimento aldığı suyu geri verdiğinde sıva
yüzeyinde terleme ile kendini gösterir.
Terleme,hidrate olmayan bir başka deyişle su ile reaksiyona girmeyen çimentonun
harç içindeki mevcudiyetini, dolayısı ile segregasyon (çözülme-ayrışma) olduğunun
habercisidir. Sıva harcına konan çimentonun önemli bir kısmı harç içerisinde kuru
olarak kalmakta ve harcın içerisinde boşluklar oluşturmaktadır.
İleriki zamanlarda su ile karşılaştığında tepkimeye giren bu çimento zerrecikleri
aynı zamanda harç içerisinde hacimsel genleşmelere yol açmakta ve sıvanın çatlamasına
neden olmaktadır.
Son yıllarda hızlı imalat yapmak için sıva harcı betoniyer ile imal edilmektedir.
Betoniyer ile beton üretilmesi esnasında beton içerisindeki iri agrega (çakıl,mıcır)
çimento floküllerinin kırılmasına yardımcı olmakta ve flokül oluşumunu azaltmaktadır.
Ancak sıva harcı içerisinde flokülleri kıracak irilikte agrega bulunmaz.
Bu nedenle sıva harcının hazırlanmasında betoniyer Kullanmak Son Derece Sakıncalıdır.
Çimentonun bir diğer problemi su ile tepkimeye girdiğinde mutlaka Serbest Kireç-CaOH2-açığa
çıkarmasıdır. Sıvada kireç bulunmasının çeşitli sakıncaları vardır.
Kirecin getirdiği sorunlar
Kireç sıvada ve betonda çeşitli sorunlar ortaya çıkarır. Sülfatlarla tepkimeye
girerek hacimsel genleşmeler yaratır, Klor tuzları ile tepkimeye girdiğinde yine
hacimsel genleşme yaratır ve çimentonun bağlayıcılığını ortadan kaldırır, Karbondioksit
ile tepkimeye girdiğinde CaCo3 (Kalsiyum Karbonat)a dönüşür.
Bu dönüşüm yine bir hacimsel genleşme ile olur. Sudaki Karbondioksit Serbest
Kireç ile reaksiyona girerek bikarbonat tuzlarının oluşumuna sebebiyet verir.
Bu tuzlar suda çok çabuk eriyen tuzlardır ve sıvanın plakalar halinde dökülmesine
yol açar. Kireç, dış sıvada asla kullanılmamalıdır. Aslında iç sıvada da yukarıda
anlatılanlar çerçevesinde kullanılmasının sakıncalı olduğu da açıktır.
Ancak,sıvada kireç kullanımı harcın yumuşaklığı ve işlenebilirliğini sağladığı
için ustalar tarafından tercih edilmektedir. Dış Sıvada dahi bu nedenle kireç
kullanılabilmektedir. Bazen maliyet faktörü de göz önüne alınarak dozaj çok yüksek
miktarlara çıkabilmektedir.
Mevsim şartlarının olumsuz etkisi
Hemen herkesin bildiği gibi sıva çok sıcak yaz aylarında yapıldığında çatlama
riski de yükselmektedir. Yapılan sıvanın sürekli sulanması ve bakımı şarttır.
Yapılacak sulama işlemi de belli kurallara bağlıdır. Oldukça güç ve zaman
alıcı bu işlemler çoğu zaman ihmal edilmekte ve yapılan milyonlarca m2 sıva uygulaması
heba olmaktadır.
Granülometri
Sıva harcına giren agrea boyutlarında homojen bir yapı oluşturulamamaktadır.Her
ustaya ve her yöreye göre Kaba Sıva Kumu, İnce Sıva Kumu, Perdah Kumu tanımı ve
granülometrisi değişiktir.
Buna ek olarak harca giren çimento ve kireç miktarları da aynı binanın değişik
yerlerinde farklı miktarlardadır. Aynı şekilde su da farklı kullanılmakta,farklı
kıvamda harçlar oluşmaktadır.
Sonuç
Yetersiz ısı yalıtımı yapılmış binalarda dış duvarlardaki ısı akışı büyük
miktarlardadır ve bu akış süresince yaşanan yoğuşma yapıda büyük hasarlara neden
olmaktadır. En pahalı yapılarda dahi dikkat edilmeyen sıva imalatı, kendi içerisinde
yukarıda değinilen sorunları yaşarken diğer yandan yoğuşma probleminin getirdiği
bir dizi olumsuz reaksiyonu da karşılamak zorunda kalmaktadır.
Bunun sonucu yaşanan tahribat yapının ömrünü azaltmaktadır. Beton içerisinde
bikarbonat tuzlarının oluşması betonun çözünmesine neden olduğu gibi,su ve Karbondioksit
betonarmenin donatısını da çürütümektedir. Dışa bağımlı enerji politikamız nedeni
ile ülkemizde büyük bir savurganlık yaşanmakta ve gereğinin çok üzerinde ısınma
maliyetleri (yazın soğutma maliyetleri) ortaya çıkmaktadır.
Kaynak: cephe.com.tr