Kaya Yapı tarafından düzenlenen 3. İş, Güvenlik ve Yaşam Zirvesi (İGY), İstanbul
Teknik Üniversitesi Süleyman Demirel Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. Yüksekte
çalışmayı gerektiren tüm sektörleri bir araya getiren zirvede, iş güvenliği için
alınması gereken önlemler masaya yatırıldı. Zirveyle ilgili açıklama yapan Kaya
Yapı Yönetim Kurulu Üyesi Ali Kaya, araştırmaların, iş kazalarının yüzde 98’inin
önlenebileceğini gösterdiğini söyledi.
Program akışını tiyatro sanatçısı Güven Kıraç’ın yönettiği İGY Zirvesi’nde, Çalışma
ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürü Kasım Özer,
Kaya Yapı Genel Müdürü Kemal Kaya ve Türkiye İnşaat Sanayicileri İşveren Sendikası
(İNTES) Genel Sekreteri Necati Ersoy birer açılış konuşması yaptı.
Teknolojik halatlar, iş emniyet kemerleri, yüksekte çalışma ve düşmeyi önleyici
sistemler, iş güvenliği ekipmanları, kişisel koruyucu donanımlar ve yük kaldırma
ekipmanlarının tasarımı, üretimi ve pazarlaması ile iş güvenliği eğitimleri konularında
faaliyet gösteren Kaya Yapı’nın Genel Müdürü Kemal Kaya açılış konuşmasında, İGY
Zirvesini ilk olarak 3 yıl önce Ankara’da düzenlediklerini hatırlattı.
Tüm kesimler işbirliği yapmalı
Kaya, ülkemizde 'iş sağlığı ve güvenliği' kavramının, her türlü üretim faaliyetinin
ayrılmaz bir parçası olduğunun yeteri kadar anlaşılamadığını söyledi. Kaya, iş
kazalarını minimize etmek için çalışanlara teorik ve uygulamalı eğitimlerin verilmesinin
yanında, CE belgeli kişisel koruyucu donanımların kullanılmasının hayati olduğunu
vurguladı. Kemal Kaya, standartlara uygun olmayan CE belgesiz kişisel koruyucu
donanımların üretilmesi, satışı ve kullanımı konusunda daha etkin denetimlerin
gerekli olduğuna dikkat çekti. “Bu konuda devletin kurumlarıyla özel sektörün
ve ilgili tüm kesimlerin işbirliği yapması gerektiğini düşünüyoruz” diyen Kaya
şöyle devam etti:
“İş Sağlığı ve Güvenliği kültürünün oluşturulması için, kanun yapıcı ve denetleyici
misyonu olan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, meslek odaları, üniversiteler,
işçi ve işveren sendikaları, KKD üreten, ihracat ve ithalat yapan firmalar ile
İSG alanında eğitim veren firmaların ulusal platformda bir araya gelmesi gerektiğine
inanıyoruz. Toplumun tüm katmanlarında ortak bir İş Sağlığı ve Güvenliği (İSG)
kültürünün oluşması ve yerleşmesi için işbirliğinin kaçınılmaz olduğunu düşünüyoruz.
Aslında iş kazalarının önlenmesi mümkün. AB Standartlarına uygun üretim, denetim
ve eğitim sürecini kontrol ederek, İSG kültürünün yerleşmesini sağlayabilirsek
maddi ve manevi kayıpları en aza indirmeyi başarabiliriz.”
İSG’nin sektör olarak tanımlanması gerekiyor
“Bizim gibi eğitim, KKD üretimi, ithalatı, ihracatı yapan, ticari kuruluşların
faaliyet alanlarının yeniden tanımlanarak, bir iş kolu olarak belirlenmesinin
yararlı olacağı düşüncesindeyiz" diyen Kaya, İSG’nin bir an önce ticaret ve sanayi
odalarında, ihracatçı birliklerinde ve diğer meslek kuruluşlarında “sektör” olarak
tanımlanması gerektiğini söyledi. Kaya, bu tür bir örgütlenmenin, sektördeki üretim,
ihracat, ithalat ve hizmet kalitesini artıracağını ifade etti. Kemal Kaya, önümüzdeki
günlerde Kaya Grup olarak İSG personel belgelendirme alanında tüm dünyada geçerli
akreditasyona sahip olacakları bilgisini de verdi.
Cezalar arttı, her işveren riskini belirleyip önlemini alacak
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürü Kasım
Özer ise yaptığı açılış konuşmasında geçtiğimiz hafta meclisten geçen ve Başbakan
Recep Tayyip Erdoğan tarafından imzalanan İstihdam Paketi ile ilgili bilgi verdi.
Özer, istihdam paketi ile alt işverenle, asıl işverenin arasındaki tüm sözleşmelerin
yazılı olması zorunluluğu getirdiklerini hatırlatarak şunları kaydetti:
“Cezalar artık daha ağır. Usulsüz durumlarda sözleşme iptal edilecek ve hem asıl
işverene, hem de alt işverene 10’ar bin YTL ceza verilecek. İşçilere mesleki eğitim
de zorunlu hale getirildi. Buna uymayana kişi başı 500 YTL ceza uygulanacak. Artık
işverenler iş güvenliği ile ilgili hizmetleri dışarıdan da alabilir. Dolayısıyla
artık ‘Ben bilmiyordum, o yüzden yapmadım’ diyemeyecek. İSG konusunda bilmediği
tüm hizmetleri dışarıdan alabilecek.”
Özer ayrıca, istihdam paketi ile AB ve gelişmiş ülkelerdeki iş güvenliği yaklaşımını
benimsediklerini, buna göre her sektörde işverenlerin, kendi risklerini kendisinin
belirleyeceğini ve uygun önlemleri alması gerektiğini söyledi.
Kaya Yapı Yönetim Kurulu Üyesi Ali Kaya ise konuşmasında, düşmelerin oluşturduğu
iş kazalarının, tüm iş kazalarının yüzde 11,3’ünü oluşturduğunu, bunların yüzde
32’sinin ise ölümle sonuçlandığını söyledi. Kaya, “Yapılan araştırmalar gösteriyor
ki, iş kazalarının yüzde 50’si kolaylıkla önlenebilecek kazalar. Geriye kalan
yüzde 48’i sistemli bir çalışma ile önlenebilirken, yüzde 2’si ise önlenemiyor.
Bu rakamlar aslında bize iş kazalarının yüzde 98’inin önlenebileceği gösteriyor”
dedi.