Üye Girişi
Kullanıcı Adı 
Parola
Üye Ol Şifremi Unuttum
| İnşaat Sektörünün Kalbi Bu Sitede Atıyor. İnşaat İhaleleri Fuar haberleri Yapı malzemeleri Dekorasyon haberleri ve Tüm sektörel haberler.  | Sizde İnşaat Dergisine Reklam vererek firmanızı tüm Dünyaya tanıtabilir, Ürünlerinizi satabilirsiniz.  |
        
      Beyaz Eşya (183)
      Tekstil (162)
      Güvenlik Sistemleri (57)
      Havuz (45)
      Faydalı Bilgi (183)
      Yapı Malzemeleri (258)
      Kapı Otomatik Kapı (88)
      Duyuru (1891)
      Plastik Alüminyum (65)
      İhale (4894)
      Kampanyalar (45)
      Mekan (270)
      Vitrifiye (379)
      Fuar Seminer (672)
      Mutfak (193)
      Cephe (118)
      İzolasyon Yalıtım (126)
      Konut (1002)
      Bizden Haberler (37)
      Önemli Bilgiler (237)
      Bahçe (312)
      Elektronik (423)
      Mimari (497)
      Zemin (182)
      Züccaciye (230)
      İnşaat (2350)
      Çevre Düzenleme (398)
      Perde (100)
      Mobilya (449)
      Aksesuar (142)
      Aydınlatma (339)
      Dekorasyon (677)
Haber Ara
 
İnşaat Dergisi
Sizde Reklam Verin
Sizde Reklam Verin


Kurt Granit & Çimstone
Kurt Granit & Çimstone


İnşaat İhaleleri Burada
İnşaat İhaleleri Burada


İnşaat Sektörünün Kalbi
İnşaat Sektörünün Kalbi


İnşaat Sektörünün Kalbi
İnşaat Sektörünün Kalbi

Bu Alana Reklam
Verin!

 


web tracker

sitemap-1
sitemap-2
sitemap-3

 Duyuru > 17-11-2006 Eğrisiyle Doğrusuyla Galataport
yazıyı 12 punto yap yazıyı 14 punto yap yazıyı 16 punto yap yazıyı 18 punto yap
    
2001 yılından bu yana kamuoyu gündemini meşgul eden Galata Limanı Projesi ya da popüler deyişiyle Galataport Projesi, Şehir Plancıları Odası’nın düzenlediği “Eğrisiyle Doğrusuyla Galataport” panelinde ele alındı.

Özelleştirme İdaresi’nden Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kurulu’na, üniversitelerin şehir planlama ve mimari bölümlerinden akademisyenlere, hukukçulara, turizmcilere kadar konunun tarafı olan kurumlar ve kişiler biraraya geldiği panelde, spekülatif ihale sürecine dair herhangi bir yorumun yapılmazken, konunun tarafları, yargı sürecindeki Galataport projesinin İstanbul’a sağlayacağı fayda ve zararları tartıştılar.


Galataport’ta ne olmuştu?

1998 yılında, Karaköy Meydanı'ndaki Türkiye Denizcilik İşletmeleri Genel Müdürlük binasından Deniz Ticaret Odası'na kadar yaklaşık 1.200 metrelik sahil şeridinde gerçekleştirilmesi planlanan Galata Limanı’na kruvaziyer yat limanı inşa edilmesine karar verildi ve bu karar kapsamında İstanbul’un çehresini değiştirecek bir plan yapıldı.

Mimar Murat Tabanlıoğlu’nun proje müellifi olarak seçildiği kruvaziyer limanı projesi kapsamında, açık alanı 100 bin metrekare, kapalı alanı ise yaklaşık 300 bin metrekarelik saha ele alındı. Proje dahilinde toplam 750 odalı 5 yıldızlı otel ve 4 yıldızlı oteller, alışveriş merkezleri, fast-food yerleri, kruvaziyer liman (gümrüklü saha), free-shoplar, otopark ile müze yapılması planlandı. Tabanlıoğlu’nun deyişine göre, “projenin ilk bebeği” 2004 yılında açılan İstanbul Modern Sanat Müzesi’ydi.

Ancak “sit alanı” olarak ilan edilen bir sahada uygulanması planlanan Galataport projesi, hukuki açıdan Kıyı Kanunu’na aykırıydı. Toplumun ortak değeri olarak görülen ve “kamu yararı” dışında kullanılmaması amaçlanan kıyıları "devletin hüküm ve tasarrufu altına" veren Anayasa maddelerine göre, burada “liman, denizcilik, balıkçılık ve tersane” gibi kıyı dışında yapılması mümkün olmayan faaliyetlerle ilgili yapılar dışında bir yapı oluşturulması yasal değil. Ancak, Bayındırlık ve İskan Bakanlığı tarafından çıkarılan bir yönetmelik durumun çehresini değiştirdi. "Kıyılarda kruvaziyer limanlar yapılabilir" hükmünü veren yönetmelik dolayısıyla Galataport'un önünde engel olarak duran kıyı ve imar kuralları aşıldı ve mevzuata yapılan bu "ilave", tarihi Galata Limanında otel, alışveriş merkezi, lokanta, banka, ofis gibi yeni kullanımlara yönelik yapıların yapılabilmesinin de önünü açtı. Şehir Plancıları Odası’nın proje gündeme geldiği ilk günden beri bu projenin kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle dava açma süreci de bu hükümden yola çıkılarak oluşturuldu.

Yargı, iki ayrı davada, hem mevzuattaki "ilave"yi hem de buna göre yapılan imar planını iptal etti. Konunun yargıda görüşüldüğü aşamada, Galataport alanının işletme haklarının verildiği spekülatif ihale süreci kamuoyunun esas gündem maddelerinden biri haline geldi. Tartışmalar, Galataport ihalesinin feshiyle sonuçlandı.
Kentin en önemli bölgelerinden biri olan Galata Limanı’nın varolan turizm potansiyelini değerlendirebilmesi adına yapılan Galataport projesi, Anayasa’daki "kıyı" kavramına aykırı yapılaşmalara izin verdiği ve kentin söz konusu alanda yüksek kapasiteli bir yolcu limanı kullanımına uygun bir ulaşım altyapısının olmadığı için sürekli bir tartışma konusu.

Şehir Plancıları Odası’nın bu tartışmalara bir yön vermek, önümüzdeki günlerde yeniden açılacak ikinci ihale için farklı tarafların değerlendirmelerini almak adına düzenlediği yüksek tempolu panelden, konunun taraflarının ağzından “eğrisiyle doğrusuyla Galataport projesi” yorumları:



Mimar Murat Tabanlıoğlu : "Burası Beyoğlu’nun eteği, Boğaz’ın başlangıcı, ama İstanbul’un tek kruvaziyer limanı olabilir. Dünyada böyle örnekler mevcut, Venedik’teki San Marco meydanıyla Tophane meydanı yaklaşık aynı büyüklüğe sahip.. Tophane meydanı bir gezinti yeri olarak konumu itibariyle Nişantaşı ya da Bağdat Caddesi’nden farklı değil. Binalar korunarak yapılacak otel, lokantalar, alışveriş merkezleriyle burası bambaşka bir görüntüye kavuşabilir Tabanlıoğlu Mimarlık olarak projeye 2001’de başladık. Şehirden koparılmış bir yerdi burası, eski şehirle diğer mekanların buluşturulması gerekiyordu. İstanbul Modern Sanat Müzesi projenin ilk bebeğiydi. Güney yakasındaki ikinci derecede tarihi eserlere yeni fonksiyonlar verip kuzey kısımdaki yapıların dönüştürülmesi projenin ana konusuydu. İhaleye çıkan proje mevcut yapıların dönüştürülmesini kapsıyordu. Deniz trafiğinin de etkili olmasını savunduk, ek sefer ve bağlantılarla bu merkeze gelinmesini tavsiye ettik. 57. Hükümet, yani Ecevit-Yılmaz koalisyonunda başlayan proje, yeni hükümette gündeme geldi. Bugün, burada kruvaziyer tesislerinin yapılıp yapılmayacağına Ankara’nın karar vermesi gerekiyor. Cruiseprot Galleria alışveriş merkezinin yakınlarına götürülecekse proje değişir. Şu anda orada bulunan antrepoların yıkılması halinde, İstanbul Modern de yıkılmak durumunda kalır ve o alana hiçbir şey yapılamaz."


Prof. Dr. Mete Tapan- İstanbul 2 nolu Kültürel ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Başkanı: "Kruvaziyer liman projesi, Beyoğlu’nda yapılan koruma amaçlı planın bir parçası. Bu planın bütünlüğü bozulduğunda dikiş tutmaz, kentte kaosu tetikler. İlk plan kurul kararı olmamasına rağmen, değişiklikler yapılmadan askıya çıkarılmış ve yürürlüğe konulmuş. Özelleştirme İdaresi’nden gelen yeni planda, ilk plana göre farklılıklar var. Emsal daha düşürülmüş, limanla ilgili kısım, kontrollü bölge azaltılmış. Ancak planı kamuya maletmek ve sosyal boyutunu da dikkate almamız gerekiyor."

Prof. Dr. Hüseyin Kaptan- İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkan Danışmanı: "Dünyada prestij alanları kıyılardan başlar. Deniz kenarında özgür olarak giremeyeceğimiz yerler var, tersanelere, yat limanlarına da girilemez mesela. Galataport alanının ise bugün olduğu gibi işlevsel olarak kapalı ya da izole olmaması, kent ile bütünleşmesi ve İstanbul silüetiyle uyum sağlaması lazım. Bu plan tek başına değildir, Beyoğlu'nun parçasıdır. "

Mücella Yapıcı
Mimar Mücella Yapıcı - TMMOB Mimarlar Odası Büyükkent Şubesi : "Sözümüz yönteme, biçime, kente dairdir. Murat Tabanlıoğlu’na lafımız yoktu, bir meslektaşımız olarak gerektiği yerde telif haklarını savunmak bizim görevimizdir. Ancak Galataport projesi hukuka aykırı işleyen bir süreçtir ve İstanbul’un en önemli kıyısını meslektaşımın iyi niyetine güvenerek bırakamayız . Eğrisiyle Doğrusuyla Galataport bugünkü panelin başlığı. Ben bu Galataport terimini kendime göre yorumladım, doğrusu Galata eğrisi “port” diye düşünüyorum. İstanbul son yıllarda “port”luyor. Haydarpaşa, Galata, Zeytinburnu bunlara örnektir. Bugün, sadece Galataport veya Haydarpaşa uğruna Kıyı Kanunu’nda bütün kıyıları kruvaziyer tehdidine sokacak bu madde durmakta... Bu süreç hukuka aykırı işledi. Bir mimarın öncelikli görevi toplumsal değerlere sahip çıkmaktır, biz de bunu yapıyoruz.. Galataport konusunda, projeye uygun hukuk uyduruluyor. Proje, turist getirir belki ama diğer yandan İstanbul’u da götürür. "



Prof. Dr. Zekiye Yenen - YTÜ Şehir ve Bölge Planlama Bölümü : "İstanbul su kenarında konumlanmış bir kent. 1980’lerin ikinci yarısından itibaren küresellik kavramı hayatımıza girince “sanayi kenti” kimliği, “hizmet kenti” kimliği öne çıkıyor. Bugün denizle ilişkimiz, “seninle bir dakika” şarkısı gibi... görülemeyen, kucaklaşılamayan bir deniz... Öte yandan turizm yapılanması, çevreye duyarsız yoğunlaşması nedeniyle bugün amansız bir kirletici olmuş. Kanunlarda, kıyıların en rahat kullanılabilecek şekilde dinlenme, eğlenme için değerlendirilme ilkesi vardır. Kıyıda gerideki yapılardan daha yüksek planlama etik açıdan yapılması uygun değildir, kentsel silüete zarar verir. Coğrafi konumla turizm ölçeği arasında denge kurulmalı. Çevrenin taşıma kapasitesi öne çıkmalı, ulaşım açısından katlanabilme kapasitesi gözardı edilmemeli. Turizm sadece konaklama, alışveriş değildir aynı zamanda özgün dokunun yaşatılması için önemli bir araçtır. Kruvaziyer limanları, kent merkezlerinin, modern ulaşım araçlarıyla 20 dakika uzağında yerleştirilir. Burada ise tam kentin göbeğinde, üç- dört bin kişinin bir anda kente dağılması söz konusu. Bu iskele bir aktarma iskelesi olabilir, giriş kapısı işlevi böyle de sürdürülebilir, ancak mevcut planın uygulanması, getireceği turistin yanında çok şeyi de beraberinde götürür."


Adnan Gürdal – Özelleştirme İdaresi Başkanlığı Gayrimenkul İşlemleri Proje Başkanı: "Eski planda değişiklikler yaptık, emsal değeri 1.30 ile 1.50 civarına indirildi. Eski plana göre 4 kruvaziye geminin yanaşabileceği şeklinde bir düzenleme varken, yenisine göre 1 gemiye izin verilebilecek. İnşa edilecek yapıların yüksekliği Mimar Sinan Üniversitesi'nin saçak kotunu geçmeyecek ve dolayısıyla tarihi siluet zedelenmeyecek. Kruvaziyer gemiler uluslararası standartlarda gemiler. Buradan gelir elde etmemiz için limana ihtiyacımız var. Mevcut limandaki ilkel koşullarda, yolcuların bölgede durmasını sağlamak mümkün değil. Ancak kruvaziyer gemiyle limana gelen ve kentte en az 8 saat kalan yolcular yeni planla buradan ülke hakkında olumlu bir imaja sahip olup para bırakarak çıkacak."


E. Demirdizen-Ö. Aykul
Erhan Demirdizen – TMMOB Şehir Plancıları Odası : "Bizim tartışmamız kruvaziyer liman olmasın değil, mevzuata getirilen kruvaziyer liman sahası içindeki fonskiyonlar. Bugüne kadar kimseye verilmemiş imar ayrıcalığı neden Galataport’a veriliyor? Kruvaziyer liman alanları Kıyı Kanunu kapsamında kalmasın, Anayasa’ya aykırı fonksiyonlar zorlama düzenlemelerle halledilmesin derdindeyiz. Zaten ağır aksak işleyen Karaköy bölgesi bu planı kaldırabilecek altyapıya sahip değil. Sahil şeridinde bir parantez açıp bu parantez içine otel, alışveriş merkezi vs. yerleştirmeye çalışıyorlar: Anayasanın kıyılarla ilgili görüşleri açık. Kıyı ve sahil şeridi kamu yararına kullanılmalı, devletin hüküm ve tasarrufunda olmalı. Kanunda herkesin eşitlik ve serbestlikle yararlanılmasından söz edilir, buralara başka bir yerde yapılması mümkün olmayan liman, tersane gibi zorunlu yapılar yapılabilir. Ancak burada yapılmak istenen “kent bütününden koparılmış turizm merkezi” planlama sistematiğine aykırıdır. Kruvaziyer limanı da Kıyı yasasının ruhuna aykırıdır."


Avukat Ömer Aykul – İstanbul Barosu Çevre ve Hukuk Komisyonu Başkanı: "Galataport somut vaka olarak denetimi tamamlanmamış bir plandır. Burada kıyıyla ilgili temel maddelere uyulmuyor. Bu kıyılar, uluslararası anlaşmalara göre dünya mirası listesinde yer alan birimlerdir. Kıyılar devletin mülkiyetinde değildir, devlete sadece buraları koruma yetkisi verilmiştir. Burası hazine arazisi değildir, satılamaz. Devletin gözetmesi gereken başlıca konu kamu yararıdır. Kıyılar da kamu yararının içindedir. Projenin getireceği mali avantajlar söyleniyor. Bu olay bir fayda-maliyet analizi değildir, devlet bir şirket değildir, bu unsur gerekçe olarak kullanılamaz. Önemli olan hangi kamu yararının üstün geleceğini bulmaktır. Anayasa, Kıyı hukuku ve SİT Hukuku’na uygun mu? Avrupa’nın kentsel şartlarına uygun mu? Egemenlik hukukuna uygun mu? Hangisinin kamu yararına üstün uygunlukta olduğuna karar verilmeli."



Tavit Köletavitoğlu – Şehir Plancısı: "Kruvaziyer liman olayı çok önemli bir olaydır. Bugün dünyada 11-12 milyon kişinin kullandığı bir araçtır. Yunanistan, Pire limanıyla çok büyük gelir elde etmiştir. Biz ise bugün oralardan çıkan gemilerin bize uğramasıyla yetiniyoruz. Bu
İstanbul’un potansiyeline haksızlıktır. Ancak Galataport, kruvaziyer limanı yapmak için uygun bir yer değil. İstanbul’a yapılacak kruvaziyer limanı kentle bütünleşmek zorunda. Mevcut plan zaten çalışmaz durumda olan Karaköy’ü iyice bitirecek bir plandır, burada kamu yararı yoktur. İstanbul’un kamu yararı özel durumlara göre yazılır, ancak bu fonksiyona 2-3 kruvaziyer geminin yerini yazamazsınız. Proje Türkiye’de en çok işleyen müessese olan emrivaki müessesesinin bir ürünüdür. Sorumluluğu olmayan bir kuruma yetki veriliyor, İstanbul’u bimeyen Ankaralılar’a plan yetkilerini bırakıyoruz. Bu proje hiçbir şekilde İstanbul’un kruvaziyer ihtiyacını karşılayamaz. Bizim İstanbul’u Doğu Akdeniz’deki en doğu uç haline getirmemiz lazım. Üç yılda, müzeler gibi düşük yoğunluklu yapılar kazandırmamız lazım. Dünyada bugün turist kavramı değişti, turist artık bizim yaşantımızı bizimle paylaşmaya gelen insan. Biz yaşayamadıktan sonra turist nasıl yaşayacak? Bir hikaye var Kurtuluş Savaşı yıllarında geçen... Hikayeye göre, Atatürk bir topçu gemisini teftişe gider, geminin yakınlarından bir düşman gemisi geçmesine rağmen ateş açılmadığını gören Atatürk, derhal kaptana neden ateş açılmadığını sorar. Kaptan “bunun için yirmi sebebim var. Birincisi, cephanem yok. İkincisi... derken Atatürk sözü keser ve gerisini konuşmaya gerek yok der. Burada da benzer bir durum var. Burada kruvaziyer limanı yapılmaz. Gerisini konuşmaya gerek yok. Galata limanı ancak çok lüks yatlar için kullanılabilir, bunlar hem boyutlarıyla kentin silüetini bozmaktan çok, hoş bir görüntü kazandırır, hem de limanda birkaç gün konaklayacak bu yatlardaki yolcular, o dev gemilerin birkaç saat içinde toplayacağı yolculardan daha fazla döviz bırakır. Ancak İstanbul’un bir kruvaziyer limana şiddetle ihtiyacı vardır, bunun için de en uygun yer Yenikapı açıklarıdır. On kilometreye varacak bir liman, raylı sistemle, havaalanıyla bağlantılı bir liman olmalıdır. Bu potansiyeli 1.2 kilometrelik bir alana sığdırmak İstanbul’un yapabileceklerine hainliktir."
 
Haberin Okunma Sayısı : 137
Bu Haberi; Kaydet   Yazdır   Yolla  
 Rastgele 10 Haber
  • Eviniz akıllı mı?
  • Tekel'in Trilyonluk Kuleleri Satılıyor
  • Behzat Deresi Kapama, Köprü ve Konsol Yapılması Yapım İşi ihalesi
  • Enflasyon yüzde 5 olursa, konut kredisi 40 milyar dolara ulaşır
  • İşadamları Çerkezköy’e Hava Köprüsü Kurdu
  • Esnafın Su Kavgası
  • ODTÜ Eymir'in Kullanımını Ankaralılarla Görüşür, Gökçek'le Değil
  • Topkapı’nın Mührünü Kırdılar Yerine Mermer Koydular!
  • Konak Pier'e Mahkemeden Ret
  • Demir Çelikçiyi Körfez Pazarı Ayakta Tutuyor
  • Sitemizde kayıtlı 17005 adet haber, 2249 adet kategori bulunmaktadır.
    Başa Dön Başa Dön

    | Beyaz Eşya | Tekstil | Güvenlik Sistemleri | Havuz | Faydalı Bilgi | Yapı Malzemeleri | Kapı Otomatik Kapı |
    | Duyuru | Plastik Alüminyum | İhale | Kampanyalar | Mekan | Vitrifiye | Fuar Seminer |
    | Mutfak | Cephe | İzolasyon Yalıtım | Konut | Bizden Haberler | Önemli Bilgiler | Bahçe |
    | Elektronik | Mimari | Zemin | Züccaciye | İnşaat | Çevre Düzenleme | Perde |
    | Mobilya | Aksesuar | Aydınlatma | Dekorasyon |


     Google