Enerji Bakanı Zeki Çakan'ın doğalgazın ucuzlayacağı müjdesini vermesi sanayici
ve üreticiyi rahatlatmadı. Enerji maliyetlerinden bunalan reel sektör elektrik
fiyatlarının düşürülmesini istiyor
Sanayiciler ve üreticiler, enerji maliyetlerinin yüksekliği nedeniyle kan ağlarken,
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Zeki Çakan doğalgazın ucuzlayacağı müjdesini
verdi. Ancak reel sektör temsilcileri kendileri için asıl önemli olanın elektrik
maliyetleri olduğunu belirterek, bunun fiyatında indirim yapılmasını istiyorlar.
Kendi santrallerinde bir kilowatt elektriği 1-3 cent'e mal eden TEAŞ, Yap-işlet-Devret
(YİD) ve Yap İşlet (Yİ) modelleriyle elektrik üretenlerle, otoprodüktörlerden
aldığı elektriğe 15 cent'e kadar para ödediği için, dünyanın en pahalı elektriğini
kullanıyoruz. Elektriğin tüketiciye maliyeti 8 ile 12.7 cent arasında değişiyor.
Uluslararası Enerji Ajansı 2000 yılı verilerine göre Türkiye, çoğunluğu gelişmiş
32 ülke arasında, sanayiye verilen elektrik fiyatının Japonya'dan sonra en yüksek
olduğu ülke konumunda.
Sanayici kan ağlıyor
Bu arada Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) tarafından hazırlanan raporda
da, üreten sektörün üretimini artırması ve ürettiğini satabilmesi için ucuz elektriğin
şart olduğu belirtildi.
Türkiye'de sanayide kullanılan elektrik enerjisi fiyatının, dünya piyasasında
rekabet edilen ülkelerin fiyatlarının çok üstünde olduğunun vurguladığı raporda,
şöyle denildi:
'Avrupa Birliği ülkelerinde sanayinin kullanımına verilen elektriğin ortalama
fiyatı 4,3 senttir. Uluslararası Enerji Ajansı 2000 yılı verilerine göre Türkiye,
çoğunluğu gelişmiş 32 ülke arasında, sanayiye verilen elektrik fiyatının Japonya'dan
sonra en yüksek olduğu ülkedir.'
Tüketicinin yükü ağır
Elektrik fiyatlarına her ay rutin şekilde zam geliyor. 1 Ocak 1997 tarihinde
meskenlerde uygulanan elektriğin birim fiyatı 7.30 Cent, sanayiye uygulanan birim
fiyatı ise 7.38 Cent iken, en son bu ay başında yüzde 3'lük zamla normal yörelerde
konutlarda tüketilen elektriğin fiyatı birim fiyatı 150 kwh-saate kadar olanlarda
7.8 cente, 150 kilovatsaat ve üzeri tüketimlerde ise rekora koşarak 11.7 cente
yükseldi.
--------------------------------------------------------------------------------
Hem pahalı, hem kalitesiz
ASO Başkanı Zafer Çağlayan:
Bazı sektörler var ki, en önemli girdisi elektrik. O nedenle yüksek fiyatlar
ve sürekli yapılan zamlar çok olumsuz etkiliyor. Ayrıca hem dünyanın en pahalı
elektriğini satıyorlar, hem de en kalitesizini. Çünkü sık sık kesilmesi ya da
voltaj düşmesi, hassa çalışan makinelere zarar veriyor. Bunlar da kalitesiz elektrikten
kaynaklanan maliyetler. Ben elektriğin kilovatını 8-9 cente kullanırken, İsveçli
sanayice 2.5 cente kullanıyor. Ayrıca işgücü verimliliği, SSK kesintisi, vergi
oranları, hammadde fiyatları gibi diğer girdiler de çok yüksek. Bu maliyetlerle
dış pazarlarda rekabet edebilirmisiniz? Oysa malitet artırıcı unsurlar hafifletilse,
Türkiye'nin girmeyeceği pazar yoktur. Ayrıca bu koşullarda yerli sanayici inlerken,
yabancı yatırımcı niye gelsin? Daha rahat çalışabileceği ülkelere yatırım yapar.
Türkiye'de üretim maliyeti 3.8 cent düzeyinde. Böylesine pahalıya satılmasının
nedeni fiyatlara eklenen fonlar.
TİM Başkanı Oğuz Satıcı:
Türkiye üretim açısından bir çok kaynağa sahip ama enerji açısından yeterli kaynağa
sahip değil. Önceki yıllarda, yabancı yatırımcılar çekilerek, yeterli ve daha
ucuz enerji üretimi yapılabilecekken, yapılmadı ve maalesef pahalı boyutlara gelindi.
Bu durum üretimi doğrudan etkiliyor. Burada asıl sorun pahalı maliyetlerdir. TEDAŞ
geçtiğimiz yıl, resmi rakamlara göre 1.8 katrilyon lira zarar etmiş. Ama bu ticari
zarar değil, yatırım zararıdır. Dünyanın en pahalı elektriğini satarak, bu kadar
büyük zarar edilmez.
Vergi sistemindeki çarpıklıktan dolayı, kayıt altındakilere dolaylı vergiler
yüklenerek, enerji fiyatlarını altından kalkılmaz hale getirdiler. Bu maliyetlerle
zoraki 34-35 milyar dolar ihracat yapılıyor. Eğer ciddi bir reform yapılarak,
üretim maliyetlerinin üzerindeki yük hafifletilirse, ihracat ikiye, üçe katlanır
ve Türkiye şahlanır.
--------------------------------------------------------------------------------
Her ay zam görüyor
Son 5.5 yılda elektriğe 67 kez zam yapıldı. 1 Ocak 1997 tarihinde meskenlerde
uygulanan elektriğin birim fiyatı 8 bin 295 lira (7.30 Cent), sanayiye uygulanan
birim fiyatın ise 8 bin 200 lira (7.38 Cent) iken ağustos ayı başında yapılan
zamla 150 kilovatsaate kadar olan tüketimde birim fiyat 122 bin 900 liraya, 150
kilovatsaatı aşan tüketimlerde 184 bin 350 liraya çıkarıldı. Sanayide kullanılan
elektriğin kilovatsaat fiyatı ise 121 bin 350 liraya yükseltildi. Bu ay başında
da bu fiyatlara yüzde 3 zam daha geldi. Böylece en son bu ay başında yüzde 3'lük
zamla normal yörelerde konutlarda tüketilen elektriğin fiyatı birim fiyatı 150
kwh-saate kadar olanlarda 7.8 cente, 150 kilovatsaat ve üzeri tüketimlerde ise
rekora koşarak 11.7 cente yükseldi.
Yükseliş sürecek
Dış Ticaret Müsteşarlığı'nca hazırlanan 'Türkiye'de ve Dünyada Enerji Fiyatları'
başlıklı raporda, enerji piyasasının oluşturulmasıyla birlikte elektrik fiyatının
düşeceği yönündeki beklentilerin tersine 'al ya da öde' yaptırımlı doğalgaz santralları
nedeniyle gelecek dönemde de elektrik fiyatlarının yüksek seyretmeye devam edeceği
belirtildi.
Doğalgaz sözleşmelerinin uzun vadeli olması ve bu sözleşmelerde 'al ya da öde'
koşulunun bulunması nedeniyle enerji üretiminde doğalgaz çevrim santrallarına
zorunlu olarak ağırlık verildiğine dikkat çekildi. Bunlardan elde edilen elektriğin
maliyetinin çok yüksek olduğu vurgulanan raporda, 'Dolayısıyla önümüzdeki dönemde
elektrik faturalarında göreceli bir ucuzlama beklenmemektedir' denildi.
Akşam
Deniz Gökçe