Ertunç Vatanperver (26) genç bir iç mimar. İç Mimarlar Odası İstanbul Şubesi
ve AYDER’in (Alternatif Yaşam Derneği) düzenlediği, "Engelsiz Kişisel Yaşam Alanı
(oda) ve Mobilya Tasarım Yarışması"nda, engelliler için hazırladığı mobilya tasarımı
ve odasıyla ikincilik ödülü kazandı.
Jüri, yarışmada profesyonel kategoride birinci olacak proje bulunmadığına
karar verdiği için, Ertunç Vatanperver’in projesi ikinci oldu. Yarışmanın amacı,
yaşadığımız mekanları düzenlerken bedensel engellilerin de düşünülmesini sağlamak
ve tasarımın herkes için olduğu gerçeğini ortaya koymaktı. Vatanperver hangi düşüncelerle
bu yarışmaya katıldığını şöyle açıklıyor: "Engelli mobilyaları satan hiç kimse
tasarımı umursamıyor. Mobilya kendini ’ben sadece sakatlar içinim’ diye fark ettiriyor.
Hem işlevsel hem de görsel olarak engelli mobilyası görünümünü minimuma indirmeyi
amaçladım."
Ne zaman konu geçse, herkes engellilerin hayatının ne kadar zor olduğundan,
hem ev içinde, hem sosyal hayatta kimsenin onları düşünmediğinden yakınır. Durum
böyle olmasına rağmen, yine de çok az kişi elini taşın altına sokar. İşte AYDER
ve İç Mimarlar Odası İstanbul Şubesi’nin bu girişimi engellilerin önündeki engelleri
kaldırmak için bir umut oldu.
Kendisi engelli olmayan Ertunç Vatanperver, projesini bir haftada tamamlamış
ama araştırma süresi daha uzun sürmüş.
Yarışmayı duyduğu zaman teslim tarihine çok kısa bir süre kalmasına rağmen,
konu zor olduğu için yarışmaya katılmak istemiş.
Önce mevcut engelli mobilyalarını ve kullanım amaçlarını incelemiş. Daha
sonra da engelli mobilyalarının işlevselliğini ne kadar artırabileceğini ve aynı
zamanda görsel olarak pek de iç açıcı olmayan bu mobilyaların nasıl modernize
edilebileceğini düşünmüş. PUREroom (Saf Oda) adını verdiği konseptte, kanı başka
bir şekilde tasarlamış.
Parçalanır masa terletmeyen sandalye
"Engelliler dışarıda kullandığı sandalyeleri mecburen evlerinde de kullanıyor.
Halbuki ev için çok daha şık ve kullanışlı bir sandalye tasarlanabilirdi. Engelli
mobilyaları satan hiç kimse tasarımı umursamamış. Böyle bir şey düşünmemiş bile.
Bu tür mobilyalar ’Ben sadece sakatlar içinim’ diyerek kendini fark ettiriyor.
Engelli insan, sandalyeye her oturduğunda sakatlığı yüzüne vuruluyor."
Ertunç Vatanperver’in tasarladığı sandalye akülü ve sandalyenin herhangi
bir kontrol kolu yok. Kontrolü, engelli kişinin koluna takılan ve blue tooth ile
çalışan bir aygıt sağlıyor.
Engelli kişinin ev içinde katettiği yol çok uzun olamayacağı için sandalyenin
aküsü uzun bir süre yetiyor. Kişi yatağında yatıyorsa ve sandalyesi uzaktaysa
yine kolundaki aygıt sayesinde uzaktaki sandalyesini yanına getirebiliyor. Sandalye
120 derece sırt eğimi sağlıyor ve 15 cm’lik yükseklik ayarı da yapılabiliyor.
Oturma ve yaslanma kısmı terletmeyen ve formunu kaybetmeyen poliüretan destekli
keseciklerden oluyor. Odadaki yatak çevresini saracak tekerlekli bir dış düzenek
ve gerektiğinde sırt eğimi ayarlanabilir olarak tasarlanmış. Çalışma masasının
dörtte üçü istenirse parçalanabiliyor. Engelli yatağında çalışmak istiyorsa parçalara
ayrılabilen bu masa yatağa kolaylıkla adapte edilebiliyor. Laptopla çalışmak isteyen
engelli parçalanabilen bu masanın üzerindeki prizlerle de elektrik sorununu halledebiliyor.
Odadaki raflar kitaplık olarak kullanılabildiği gibi engelli kişiye aynı zamanda
destek de sağlıyor.
Ertunç Vatanperver, bu konseptin bu haliyle üretime giremeyeceğini fakat
küçük değişikliklerle kolaylıkla üretim yapılabileceğini söylüyor.
Kaynak: Hürriyet