Tasarım alanında bir ekol olarak kabul edilen Wallpaper dergisi, tasarım dehası
Ross Lovegrove’un VitrA için tasarladığı İstanbul Koleksiyonu’nu “En İyi Banyo”
ödülüne layık gördü. Wallpaper dergisi tarafından, alçakgönüllü gözükmesine rağmen
tutkulu bir koleksiyon olarak nitelendirilen koleksiyonun başarısının sırrı olarak
hem tasarımcının yaratıcılığı hem de VitrA’nın üretim teknolojisindeki ustalığı
gösterildi.
Wallpaper ödüllerinde bu yıl Miami “en iyi şehir” seçilirken, “hayatı en
değerli kılan ürün” Virgin Atlantic’in Üst Mevki Koltuğu, “en iyi elektronik alet”
ise, Apple iPod oldu.
Tasarım dünyasının yeni ve gelişmekte olan ürün ve markalarını ön plana
çıkaran Wallpaper ödüllerinin jürisinde, moda tasarımcısı Donna Karan, küratör
Murray Moss, fotoğrafçı Mario Testino ve mimar Norman Foster gibi ünlü isimler
yer alıyor.
İstanbul Koleksiyonu
Tamamen uyumlu ve tüketici için maksimum esneklik sunan iç mekanlar oluşturacak
şekilde tasarlanan İstanbul Koleksiyonu’ndaki 100’ü aşkın ürün arasında, seramik
takımlar, seramik yer ve duvar karoları, küvet, banyo mobilyaları, armatür ve
aksesuarlar yer alıyor.
Seramik karoların yanısıra küvet panelinde ve banyo mobilyası kapaklarında
da kullanılan geometrik desenler, mekanda estetik uyum yaratılmasına olanak sağlıyor.
Lavabo-ayak kombinasyonunun heykelimsi görüntüsü, hem tasarımcının yaratıcılığının
hem de VitrA’nın üretim teknolojisindeki ustalığının kanıtı olarak gösteriliyor.
Suyun akışından, akışkanlığından ve duygusal özelliklerinden ilham alarak
gerçekleştirilen ve öğelerin, yüzeylerin bir uzantısı olarak varolduğu yeni koleksiyonda
her şeyin beyaz, akışkan ve birbiriyle bütünleşik olduğu, kesintisiz, ıslak bir
mekan kavramı dikkat çekiyor.
İstanbul’u ziyaret ettiğinde Türk seramik ve banyo kültürüyle yakından ilgilenen
Ross Lovegrove, Türkler’in etnik yapısından, mimarisinden ve adetlerinden ilham
alarak yeni bir perspektif geliştirdi.
Osmanlı geometrisini ve hat sanatını inceleyerek bunları hem grafiksel hem
akışkan olabilen, organik ve yüksek duyarlılığa sahip sanatlar olarak değerlendiren
Lovegrove, bu iki boyutlu uygulamaları tasarıma dönüştürerek baskılı ürünler için
yüzey desenleri, desenli paneller ve bölmeler yarattı ve İstanbul koleksiyonu
doğdu. Hassas kalıp döküm teknolojileriyle üretilmekle birlikte Lovegrove’a özgü
organik formları da yansıtan seramikler, her yerde kullanılabilme özelliğine sahip.
Ross Lovegrove’un, İstanbul’dan çok etkilenmesi ve farklı kültürlerin birleştiği
bir açık müze olarak nitelendirmesi, yeni koleksiyonun da isim kaynağı oldu. Türk
banyo kültürünün teknolojik ve modern yorumu olarak tanımlanan İstanbul koleksiyonunun,
VitrA‘nın global marka imajını kuvvetlendirdiği kadar, Türkiye’nin uluslararası
imajına da katkıda bulunması hedefleniyor.
Kaynak: maksimum.com