Yılmaz başbakanlığındaki ANASOL-D hükümeti 11 Ocak 1998 günü alınan Bakanlar
Kurulu kararı ile 8'i İstanbul'da toplam 19 bölgeyi ''Turizm Alanı'' ilan ederek
bu bölgelerle ilgili plan yapma yetkileri merkezi hükümete verildi. Ancak tepkiler
karşısında hükümet geri adam atmak zorunda kaldı. Belediye başkanlığı döneminde
Yılmaz hükümetinin İstanbul'da bazı semtleri ''turizm bölgesi'' ilan ederek imar
yetkisini Bayındırlık Bakanlığı'na vermek istemesi üzerine, ''Turizm bölgesi demek
talan demektir. İstanbul yeni rant alanları ihdas edilme kılıfına kurban edilmektedir''
diyen Erdoğan, başbakan olunca sözlerini unuttu.
Bakanlar Kurulu'nun 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu'na binaen 11 Ocak 1998
tarihli Resmi Gazete'de yayımlayarak yürürlüğe koyduğu karara İstanbul Büyükşehir
Belediye Başkanı olarak tepki gösteren Recep Tayyip Erdoğan, 5 Şubat 1998 günü
belediye encümen salonunda düzenlediği toplantıda şunları söylemişti: Belediyenin
Kasım 1995 tarihli 1/50.000 ölçekli Nazım İmar Planı'nı aşamayanlar son Bakanlar
Kurulu kararı ve hükümet kanadıyla yeni rant alanları elde etmeye çalışıyorlar.
İstanbul'un yegane temsilcisi durumundaki İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nden
bu konuda hiçbir görüş alınmadan ve söz konusu alanlar üzerinde İstanbul Büyükşehir
Belediyesi olarak ne bir talebimiz ne de yapılan çalışma üzerinde bir muvafakatiyemiz
olmadığı halde İstanbul, birkaç kişi ve kurumun çıkarını kollamak amaçlanarak
yeni rant alanları ihdas edilme kılıfına kurban edilmektedir. Bu çalışmayla İstanbul
üzerinde mevcut ve cari planlar tamamen dışlanarak ve bu planlarla yetinilmeyerek
2634 sayılı Turzmi Teşvik Kanunu'na sığınılarak menfaat odakları kullanmaktadır.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin Kasım 1995 tarihli 1/50.000 ölçekli Nazım
İmar Planı'nda özellikle İstanbul'un akciğerleri olarak tavsif ve tasnif edilen
kuzey kısmında Nazım Plana aykırı olarak kara delikler açılmak, İstanbul'un hem
maddeten hem de biyolojik olarak nefessiz bırakmak, nefesi kesilmek istenmektedir.
Yine Nazım Plan'a göre söz konusu yerlerde '3 emsal' engelini aşamayanlar çareyi
bu yerleri imar planı dışına çıkararak cari planları geçersiz kılmakta bulmuştur.
Bakanlar Kurulu kararı, İstanbul'un son canlı dokularını da by-pass etmeyi amaçlamaktadır.
Karara sonuna kadar karşı çıkacak ve ilk etapta Danıştay nezdinde kararın iptali
için dava açacağız.
Cumhuriyet