Mimarlık Öğrencilerinin Gözünden UIA Kongresi...
Berna Üstün, UIA kapsamında gerçekleştirdiği sunumunda amacını esneklik kavramının
içeriğini değişik yaklaşımlarla incelemek olarak belirliyor.
Archigram felsefesinin deneysel mimariyi yarattığından bahseden Üstün, Archigram
konseptinde çeliğin kullanıldığını, Adolf Loos’un ilk yaklaşımında esnek ve uyarlanabilir
konut tasarladığını belirtti. Bu konut ucuza üretilebilen ve değişimin söz konusu
olduğu bir konuttur. Bir takım mekanlar birbirlerinden paneller yardımıyla bölünerek
ayrılmışlardır. Le Corbusier ise gece ve gündüz değiştirilebilen mekanlar üzerinde
durmuştur. Le Corbusier’in ilk konut projesinin konsepti aynı binada 1600 kişinin
bulunduğu 337 farklı apartmanı kapsamaktadır. 9 çocuklu bir aile ile tek başına
yaşayan bir birey yan yana oturabilecektir.
Değişimin düzen içinde olması gerektiğini ifade eden Üstün, yapım aşamasında
tüm değişim olasılıklarının barındırılması gerektiğini söylüyor. Katlanabilir
ve değiştirilebilir konteyner evlerden bahsetmiştir.
Herzberger’in hareketli tasarımında kullanıcılara ayrımcılık yapmadan hazırladığı
ortam uyuma, yemek, çalışma gibi farklı işlevlerin yerine getirilmesinin amaçlandığı
bir tasarımı örnek olarak vermiştir.
Sonuç olarak esneklik isteyen yaklaşımlarda esnekliğin yaratılmasının şart olduğunu
konut çeşitliliğinin artması ve kullanmaya daha büyük alanların sağlanması gerekliliğini
vurgulamıştır.