Açık unuttuğunuz ocak, fişte takılı bıraktığınız ütü, köşeli mobilyalar, ortalıkta
bırakılan boncuk ya da ilaçlar. Evlerimizde ne kadar sessiz dursa da aslında hepsi
birer tehlike. Çünkü 112 acil servislere gelen telefonların yüzde 90’ını bu eşyalardan
kaynaklanan ev kazaları oluşturuyor. Bu kazalardan en fazla etkilenenler ise çocuklar.
Sağlık Bakanlığı uyarıyor: “Tedbirinizi alın, ev canavarı olmayın”
‘Kızımın burnuna boncuk kaçtı, nefesi çıkmıyor.” Telefondaki bu ses, beklenmedik
bir anda meydana gelen ev kazasının telaşlandırdığı bir anneye ait. Gerçekten
de dikkatsizlik ve tedbirsizlik neticesinde ortaya çıkan ev kazaları, daha çok
1-7 yaş arası bebekleri/çocukları hedef alıyor. Türkiye genelinde hizmet veren
‘Alo 112’ Acil Sağlık Hizmetleri, her yıl işte buna benzer 40 bin civarında ‘imdat’
ihbarına muhatap kalıyor. Sağlık Bakanlığı da büyükleri bu yüzden uyarıyor: “Tedbirinizi
alın, ev canavarı olmayın!”
Ev, insanın kendini en güvende hissettiği mekan aslında. Ancak, uzmanlar,
farklı görüşte. Onlara göre, açık unutulan bir ocak, fişe takılı bırakılan bir
ütü, köşeli bir mobilya ya da ortalıkta duran küçük bir boncuk, kesici alet, ilaç
ve tabanca her an tehlikeye dönüşebilir. Yani, özellikle günün büyük bölümünü
evde geçiren, eşyaları karıştırma meraklısı bebek ve çocuklar büyük risk altında.
Uzmanlar, en fazla rastlanan ev kazalarını boğulmalar, yanmalar, zehirlenmeler
ve çeşitli şekillerde yaralanmalar olarak sıralıyor.
Boğulma vakaları, solunum yoluna yabancı cisim kaçması; bozuk para, toplu
iğne, mücevher, düğme, boncuk ve tesbih yutulmasıyla gündeme geliyor. Ortalıkta
bırakılan ilaçlar ile açıkta unutulan çamaşır suyu gibi temizlik malzemelerinin
çocuklar tarafından içilmesi veya teneffüs edilmesi, zehirlenmelere sebep oluyor.
Acil servislere yapılan başvuruların önemli bir bölümü ise yanık vakalarından.
Kızgın soba, içi kaynar su dolu bardak, çaydanlık, tencere, ütü, kibrit, çakmak
ve ocaklar, bir anda kâbusa dönüşebiliyor. Merdivenler, pencere ve mobilyalar
da risk oluşturan diğer unsurlar olarak sayılıyor.
Sağlık Bakanlığı Temel Sağlık Hizmetleri Daire Başkanı Dr. Fazıl İnan, en
hayati vakaların solunum yolu tıkanıklıklarında yaşandığını, bunların ölümle bile
sonuçlanabildiğini söylüyor. Üç yaş altında çocukların solunum yollarının çok
dar olduğunu ifade eden İnan, bebek ve çocukların etrafta buldukları cisimleri
ağızlarına aldıklarını aktarıyor. Kuruyemişler, mısır, şeker, sosis gibi küçük
ve yuvarlak hatlı tüm besinlerin de istenmeyen durumlara yol açtığını vurguluyor.
Evde tedbir almak şart
Söz konusu kazalara maruz kalmamak, ilk etapta evde gerekli tedbirleri
almayı ve daha dikkatli olmayı gerektiriyor. Elbette, ne kadar önlem alınsa da
kazaların önünün kesilmeyeceği de bir gerçek. İşte, kaza meydana geldiği anda
evde nelerin yapılacağı konusu burada önem kazanıyor. “Soluk borusuna kaçan cisimlerin,
çocukların sırtına vurarak çıkarılması, yanan yerin soğuk suya tutulması” hemen
herkesin ilk anda başvurabileceği basit yöntemler. Fakat, Türkiye’de henüz sağlıklı
bir ilk yardım bilincinin oluştuğundan bahsedilmiyor. Buna dikkat çeken Fazıl
İnan, “Bizim üzerinde durduğumuz husus ebeveynlerin ve bakıcıların ilk yardım
eğitimi almaları gerektiği. Bazı durumlarda ilk müdahaleyi kendileri yapacakları
için basit bir müdahale bile insan hayatını kurtarabilir” diyor. İnan, kulaktan
duyma bilgilerle ilk yardımda bulunulmasının tehlike içerdiğine değiniyor diğer
yandan.
Bu noktada, şu uyarılarda bulunuyor: “112 Acil Servisi aramadan önce yapılan
bazı müdahaleler, ciddi sıkıntılara yol açabilir. Örneğin, temizlik malzemesi
içen biri kusturulmamalı. Aksi halde, yemek borusunda ağır yanıklar, sindirim
sisteminde kalıcı sakatlıklar oluşur. Yine, yanık vakalarında, yanan yere yoğurt,
diş macunu, krem tarzı şeyler sürmek tehlikeli. Bunlar, tedaviyi güçleştirir.
Yanan yere ayakkabı boyası bile sürenler var. Artık böyle şeylerden vazgeçilmeli.”
Neler Yapılmalı, Neler Yapılmamalı
Ev kazalarının önlenmesinde en büyük görev, anne babalara düşüyor. O halde,
Sağlık Bakanlığı’nın şu uyarılarına kulak vermeli:
# Toplu iğne, mücevher, düğme, boncuk, tespih ve diğer tüm küçük cisimleri bebek
ve çocukların ulaşamayacakları yerlerde bulundurun.
# Bebek veya çocuğunuzun oynadığı oyuncakların yaşına uygun olmasına dikkat edin
ve oyuncaklarını düzenli olarak kontrol edin.
# Oyuncaklarda sivrilen ve parçalanmaya hazır hale gelen kısımlar, bebek ve çocuklar
için önemli riskleri de beraberinde getiriyor.
# Bebeklerin birkaç santimetre derinliğinde suda boğulabileceğini unutmayın.
Bu nedenle içi su dolu küvet, leğen veya kovaları boş tutun.
# Bebek ve küçük çocuklar yıkanırken kapı veya telefona cevap vermek için onları
yalnız bırakmayın.
# Bütün ilaç, kimyasal temizlik maddelerini ulaşamayacakları yerlerde ve orijinal
kaplarda saklayın. Su, süt, yoğurt kaplarını bu maddelerin saklanması için kullanmayın.
Evinizde zehirli bitki bulundurmayın.
Hava gazı ve soba zehirlenmelerine karşı önlemlerinizi alın. Özellikle
geceleyin, sobanızı yaktıktan sonra bebek ve çocuklarınızı, soba yanan odada uyumaya
bırakmayın. Soba boru ve bacalarını düzenli olarak temizletin ve rüzgarlı havalarda
çok daha dikkatli olun.
Eğer varsa, evdeki ateşli silahları çocukların ulaşamayacağı yerlere koyun.
Çocukların, silahın varlığından bile haberi olmasın. Silahı, kesinlikle çocukların
yanında temizlemeyin. Kurşunları, silahtan ayrı saklayın.
112 Acil Servise Gelen İhbarların Bazıları
# Çocuğum nefes alamıyor, yüzünde morarma var ne yapmam lazım?
# Çocuklarım galiba sobadan zehirlendi, ayakta duramıyorlar. Kızımı ise uyandırmaya
çalışıyorum ama uyanmıyor.
# Çocuğumun bacağı birdenbire ters döndü ne yapmam lazım?
# Kızımın burnuna boncuk kaçtı, nefesi çıkmıyor.
# 1 yaşındaki oğlum 100 bin lira yuttu, ayaklarından tutup sallıyorum ama çıkmıyor.
Kaynak: Aksiyon Dergisi
Nursel Dilek