The New York Review of Books'un 11 Ağustos'ta çıkacak sayısında, The New York
Times'ın baş sanat eleştirmeni Michael Kimmelman, Pritzker ödüllü Ada Louise Huxtable'ın
Kasım 2004 basımlı Frank Lloyd Wright biyografi kitabı üzerinden görüşlerini açıklıyor.
Huxtable'ın biyografik çalışmasını, aydınlatıcı, "akıllıca", ulaşılabilir ve kavrayışı
kuvvetli buluyor.
Kimmelmann, Wright'ın kişiliği ve mimarlığı ile, kurtarılmış bölge olarak inşa
ettiği Taliesin, özel yaşamı hatta ekonomik durumu arasındaki olası paralellikleri
ortaya koyuyor. Wright'ın paradoksal kişiliğinden, evliliklerinden, egosundan,
hatta yalancılığından bahsediyor. Kimmelmann, Wright'ın mimarisini oluşturabilecek
yaşam hikayesini anlattıktan sonra, Prairie Evleri üzerinden sosyal konut mimarisine
etkilerini, Guggenheim Müzesi üzerinden de Tate Modern'dan MOMA'ya kadar, şehir
hayatının heykelini oluşturucu bina kavramına etkisini vurguluyor.
Kimmelmann, Wright'ın eklektik tarzında, Arts-Crafts'a, doğaya, Endüstri öncesi
döneme olan bağlılığını belirtirken, bu yönüyle dönemin modernistlerinden farklılığını
ortaya koyuyor. Bunu da dolaylı olarak, Amerika'daki orta sınıf endeksli şehirleşmenin,
Avrupa'daki gelişiminden farkına bağlıyor.