Galeri x-ist yeni sezonda da gençleri desteklemeye , Türk Çağdaş sanatına taze
ve yenilikçi bir soluk katmaya devam ediyor. x-ist üç genç sanatçıdan oluşan "İntersection"
sergisiyle bu sezona merhaba dedi. Seda Hepsev resim , Erkut Terliksiz resim /
kolaj ve Melisa Önel fotoğraflarıyla x-ist'te bir araya geldi.
Farklı disiplinler, grafik tasarım, tual resmi ve fotoğraf bu üç sanatçının temellerini
oluşturuyor. Farklı medyalarıyla, bu çalışmalar, Türkiye'nin güncel sanattaki
yeni arayışların bir özeti gibi. Seda Hepsev, pop art'ı çağrıştıran temalarıyla
yeni bir tual dilini araştırırken, yalınlaşan çizgiler ve boya kullanımıyla tualin
bir grafik dile doğru yaklaşabileceğini gösteriyor. Temelinde ironik bir bakış
açısı ve kara mizah ile beslenen yapıtlar, kendini resimde arayan formlar ve sanatçılardan
somut bir örnek olarak Seda Hepsev; bize sunduğu yalınlıkta, boyanın ötesinde,
sürüş diline ve bir renk yapısına fazla takılmadan daha derinlere inmemize imkan
tanıyor. İllüstratif yanlarının ön plana çıktığı bu resimler, bu sıfatların ötesine
geçmeyi başarıyor.
Erkut Terliksiz, Seda Hepsev'in tersine, grafikten ve genel bir grafik anlayışından
daha ileriye giderek yapı bozucu, içinde 'bad painting' ve 'cut-up' öğeleri barındıran,
daha çiğ çözümlemelerle, resmi daha üst boyutlara iterek bu sergideki yerini alıyor.
Erkut, (klasik anlamıyla bir güzel sanatlar okulu'nun 'resim' değil, 'grafik'
tasarım bölümündeki eğitimi sonucu) 'alaylı' bir sanatçı. Bu son derece yetenekli
ve özgün İstanbullu grafik sanatçısının bu ilk sergisine yön gösteren uygulamalar
ve hareketler, resimsel döngüsünü betimliyor. Sanatçının gözü, çoğunluğun pek
de merak etmediği günlük kişisel diyalogların o 'vurucu anları'nın arayışında.
Yapıtları, sade-günlük yaşamın mikroskobik kesitlerini, en taze ve en dışavurumcu
şekliyle temsil etmeye çalışıyor.
Bugün karşımızda olan fotoğraflar ise, Melisa Önel'in elinden çıktıklarını söylüyorlar
bize. Renkli orta format fotoğraflar, monokroma yakınlar. Aslında renkli fotoğrafın
ülkemizde fazla kullanılmayan ve soyutlama imkanı veren tonların kullanılmıyla
Melisa'nın fotoğrafları bir anda sıradan renkli fotoğrafların dışına çıkıveriyor.
Bu özellikleriyle, dünyada çağdaş fotoğrafın gittiği yöne yaklaşan fotoğraflarla
karşı karşıya gelinildiği söylenebilir. Melisa'nın yeni işlerinde de belli bir
hikayenin varlığı söz konusu, ama bu fotoğraflar tek başlarına da ayakları üzerinde
durabiliyor. Yine de bu, özgürce de varolabilen bu fotoğrafların bir araya geldiklerinde
birliktelik oluşturmasına engel olmuyor. Anlatılan hikaye belli oranda sıkıntı
duygusu barındıran ve belki de fotoğrafçının iç dünyasındaki değişimleri bize
yansıtan bir hikaye. Sonuç olarak sorular sorduran ve merak uyandıran yeni fotoğraflar
var karşımızda. Doğrudan olmasa da dolaylı olarak otobiyografik özellikler taşıyan
fotoğraflar bunlar ve bu durum, anlatılan hikayenin özgün olmasına katkıda bulunuyor.
yapi.com.tr