Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı Derneği (GYODER) tarafından gerçekleştirilen "Gayrimenkul
Zirvesi 7", "Geleceği İnşa Ederken" temasıyla gerçekleştirildi. Sektörün durumu,
sorunlarının ele alındığı ve geleceğe dönük beklentilerin dile getirildiği 7'nci
Gayrimenkul Zirvesi'nde Türkiye'nin önde gelen sektör temsilcileri uluslararası
gayrimenkul yatırımcılarıyla buluştu. Toplu Konut İdaresi (TOKİ) Başkan Vekili
Erdoğan Bayraktar, Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı Derneği (GYODER) tarafından düzenlenen
Gayrimenkul Zirvesinde yaptığı konuşmada, gayrimenkulün insan hayatının en önemli
unsuru olduğunu söyledi. İnsanların artık konut edinirken çağdaş dünyanın bütün
unsurlarını kapsayan güvenilir mekanlar aradığını dile getiren Bayraktar, nüfus
artıkça gayrimenkul değerinin de artığını anlattı. İspanya'nın gayrimenkulde çok
önemli gelişmeler gösterdiğini, Avrupa'dan önemli yatırımcı çektiğini hatırlatan
Bayraktar, Türkiye'nin önünde de İspanya'dan daha büyük fırsat olduğunu aktardı.
''Üstelik Türkiye coğrafyası hem konum itibariyle, hem de iklimi bakımından İspanyadan
daha güzel, tarihi derinlikle bezenmiş olduğunu biliyoruz'' diyen Bayraktar, konuşmasına
şöyle devam etti: ''Bu fırsatı çok iyi değerlendirmemiz lazım. Bazı kesimler yabancılara
gayrimenkul satışına karşı çıkarken biz bunun bir takım kıstaslar getirilerek
artarak devam etmesinden yanayız. Belkide yabancılara belli bir süre içinde yatırım
yapmak şartıyla gayrimenkullerin satılması, stratejik bakımından önemli olan gayrimenkullerin
ise gerekli devlet kurumlarından izin alınarak satılması gerektiğini düşünüyoruz.
Bu Türkiye'nin gelişmesine Avrupa ile bütünleşmesine çok ciddi katkı sağlayacaktır.
Bu bakımdan gayrimenkul işiyle iştigal eden yatırımcıları ve bu sektördeki fikir
önderlerini daha çok kafa yormaya davet ediyorum." Bayraktar, TOKİ'nin çalışmalarına
da değinerek, özellikle alt gelir grubunun konut edinmesine yönelik ciddi çalışma
içinde olduklarını anlattı. Bu yılki 240 bin konut hedefini de bugün itibariyle
aştıklarını bildiren Bayraktar, ''Alt gelir grubuna yönelik projelerimiz artarak
devam edecektir. Ağırlık olarak belediyelerle işbirliği yaparak gecekondu dönüşümlerine
devam edeceğiz'' dedi. Bayraktar, TOKİ'nin hasılat paylaşımı projeleriyle Türkiye'ye
modern yerleşim birimleri kazandırdığını anlattı.
GLOBALLEŞMENİN GETİRDİĞİ ŞARTLAR
İstanbul Menkul Kıymetler Borsası (İMKB) Başkanı Osman Birsen, zirvede yaptığı
konuşmada, globalleşmenin getirdiği yeni yapının şartlarını bilmenin önemine işaret
etti. Türkiye'nin son yıllarda ekonomik anlamda istikrarsız bir dönemden istikrarlı
bir döneme geçtiğine, liberal politikaların bu dönemde daha sağlıklı bir yapıya
kavuştuğuna değinen Birsen, ülkede tüm sektörlerin global sermaye akışından faydalandığını
vurguladı. Borsada işlem gören hisse senetlerinin yüzde 70'ine yakın bir kısmının
yabancı yatırımcıların elinde bulunduğunu belirten Birsen, bunun da 42 milyar
dolar anlamına geldiğini ifade etti. Yabancı yatırımlar konusunda birinci dalganın
menkul kıymetlerde yaşandığını dile getiren Birsen, "Sanıyorum Türkiye artık birinci
dalgadan yeterince faydalandı. Şimdi ikinci dalganın gayrimenkul sektöründe görüleceğini
düşünüyorum" dedi. Birsen, gayrimenkul sektörünün yeni finansman modellerine kavuşmasının
da önemli olduğuna işaret etti.
YABANCIDAN KORKMAYIN
İstanbul Ticaret Odası Başkanı Murat Yalçıntaş da, "Türkiye, hiçbir ön yargının
esiri olmadan, yabancı yatırımcılara konut sektörünün kapılarını ardına kadar
açmalıdır" dedi. "Bence bu noktada dikkat çekilmesi gereken bir başka nokta da
yabancıların yatırımıdır" diyen Yalçıntaş, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Türkiye,
hiçbir ön yargının esiri olmadan, yabancı yatırımcılara konut sektörünün kapılarını
ardına kadar açmalıdır. Tüm dünyada, başta İspanya gibi ülkeler olmak üzere yabancılara
sağlanan kolaylıklar, bizim ülkemizde de sağlanmalı, bu konuda direnç noktaları
oluşturulmamalıdır. Çünkü biz toprağımızı değil, konutu satıyoruz. Çünkü biz bu
ülkenin ekonomisi ve refahına katkıda bulunacak sermayeye kapılarımızı açıyoruz.
Şunu unutmamak gerekir ki, siz normal piyasa şartlarında yatırımcı olarak bu ülkeye
yabancı sermayeyi sokmazsanız, daha sonra uluslararası kuruluşlardan aldığınız
borçlarla, sokuyor ve böylece de belirleyici olmaktan da uzaklaşıyorsunuz."
LOKALDEN ULUSLARARASI PİYASAYA
GYODER Başkanı Bekir Cumurcu ise, geçtiğimiz 5 yıl içinde Türkiye'de gayrimenkul
sektörünün lokal bir sektör olmaktan uluslararası bir piyasa olmaya doğru önemli
mesafeler katettiğini vurgulayarak, "Bu gelişmenin devam edeceğini ve gayrimenkulün
varlık sınıfı olarak önemini artıracağını, 2007 yılının tüm beklentilerin ötesinde
iyi bir yıl olacağını düşünüyorum" dedi. Türk ekonomisindeki gelişmelerden en
fazla etkilenen sektörlerden birinin gayrimenkul olduğunu aktaran Cumurcu, sektördeki
gelişmelerin en fazla hissedildiği yerin İstanbul olduğunu vurguladı. Mortgage
sistemine ilişkin yasaya da değinen Cumurcu, yasanın büyük bir kesim tarafından
"kolayca ev sahibi olma yasası" olarak yanlış algılandığını, bunun en büyük nedeninin
nüfusun büyük kesiminin dar gelirli olmasından kaynaklandığını söyledi.
SPK'NIN MENKUL KIYMETLEŞTİRME ÇALIŞMALARI
Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) İkinci Başkanı Turan Erol da sermaye piyasalarının
firmaların finansman ihtiyaçlarına hızla cevap verebilecek esnek bir yapıya sahip
olduğunu belirterek, ''Geçmiş 20 yıllık dönemde sermaye piyasaları kanalıyla şirketlerimize
doğrudan aktarılan kaynak miktarı ortalama 2,5 milyar dolardır. Bu rakama borsa
şirketlerimizin İMKB pazarlarındaki 10,5 milyar dolarlık pay devirlerini de ilave
etmek gerekir'' dedi. SPK olarak misyonlarından birisinin de piyasaya öncülük
etme rolü olduğunu anlatan Erol, bunun gereği olarak gelişmiş ülkelerin finansal
piyasalarında yaygın olarak kullanılan fakat Türkiye'de şimdiye kadar yeterince
yararlanamadığı "menkul kıymetleştirme'' (securitization) çalışmalarını daha kapsamlı
bir şekilde ele almaya başladıklarını söyledi. İlk menkul kıymetleştirme uygulamalarına
konu olan varlıkların ise ipotekli konut kredileri olduğunu belirten Erol, şunları
kaydetti: ''10 trilyon dolar hacme ulaşan ipotekli konut kredilerinin yaklaşık
yüzde 70'i ipoteğe dayalı menkul kıymetler şeklinde seküritize edilmiştir. Menkul
kıymetleştirme alanındaki bu potansiyelin ülkemizdeki yatırım bankacılığı için
önemli fırsatlar oluşturduğunu düşünüyoruz. Bu yeni döneme hazırlanmak için aracı
kurumlarımızın organizasyonlarında değişiklik yaptığını ve uluslararası yatırım
bankalarının da lisans alarak ya da yerli kurumlarla ortaklıklar yaparak sermaye
piyasalarına girdiğini memnuniyetle izlemekteyiz.'' Konut Finansmanı Kanunu'nun
yayımlanmasını takiben ikincili düzenlemeler üzerinde çalışmaya başladıklarını
da belirten Erol, bu kapsamda yaptıkları çalışmaları anlattı. Tut-Sat'a ilişkin
yapılan tartışmaların başında sistemin yüksek faiz oranlarında uygulamaya konulup
konulmayacağının geldiğini aktaran Erol, 'Uluslararası deneyimler sistemin yüksek
faiz oranlarında da uygulamaya konulabileceğini ve sonuçta faizleri aşağıya çekme
yönünde katkı yaptığını göstermektedir'' dedi. Erol, Türkiye'de mevcut konut kredilerinin
geri ödenmeme oranının binde 2 düzeyinde olduğunu bildirdi.
DEVLET EN FAZLA GAYRİMENKUL SAHİBİ
Milli Emlak Genel Müdürü İlyas Arlı da Türkiye'deki ekonomik istikrarın gayrimenkulde
patlama oluşturduğunu, buna paralel yatırım yapmak isteyenlerin arsa ihtiyacının
arttığını söyledi. Devletin yüzde 50 payla en fazla gayrimenkul sahibi durumunda
bulunduğunu bildiren Arlı, adı özelleştirme olmasa da devlete ait arsaların sürekli
olarak aktarıldığını anlattı. TOKİ'ye 2006 yılında 1 milyar 227 milyon YTL değerinde
726 gayrimenkulün bedelsiz devredildiğin belirten Arlı, TOKİ'yi desteklemeye devam
edeceklerini söyledi. Arsa üretimi konusunda belediyelere de görevler düştüğünün
altının çizen Arlı, yatırımcılara gerekli kolaylıkların sağlanması gerektiğini
belirtti. Arlı, ''Ülkemiz yabancı yatırımcılar için çok cazip. Ülkemize güvenilmesini
istiyoruz. Türkiye barış ülkesidir. Bir takım münferit olaylara bakılarak yabancı
yatırımcıların ülkemiz hakkında karar vermemesini diliyoruz'' dedi.
GAYRİMENKULE 3 YILDA 4.3 MİLYAR DOLAR GELDİ
Y&Y Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı (GYO) Genel Müdürü Işık Gökkaya, son üç
yılda gayrimenkul sektörüne, 4.3 milyar dolar yabancı yatırımı yapıldığını bildirdi.
Gökkaya, Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı Derneği (GYODER) tarafından düzenlenen
Gayrimenkul Zirvesinin "Gayrimenkul Finansmanı ve Küresel Sermaye" konulu oturumunda
yaptığı konuşmada, ekonomideki gelişmeler sayesinde gayrimenkul sektörünün yerli
ve yabancı yatırımcıların gözdesi olduğunu söyledi.
Yabancı yatırımcıların gayrimenkul satın alarak, doğrudan proje geliştirerek,
diğer şirketlerle ortaklık kurarak, satın alma ya da birleşme yoluyla yatırım
yaptığını belirten Gökkaya, Temmuz 2003'te yabancıların gayrimenkul alımlarının
kolaylaştırılmasından bu yana 70 ülkeden 63 bin 500 yabancının gayrimenkul sahibi
olduğunu bildirdi. Bu rakamın çok düşük olduğunu belirten Gökkaya, Almanya'da
250 bin Türkün gayrimenkul sahibi olduğunu söyledi. Işık Gökkaya, 31 Mart 2007
itibariyle halka açık 12 GYO'nun toplam portföy değerinin 2.13 milyar dolar, net
aktif değerinin 1.93 milyar dolar, piyasa değerinin ise 1.77 milyar dolar olduğunu
belirterek yabancı ilgisine dikkati çekti. Gökkaya, yabancı yatırımcı ve fonların
GYO hisse senetlerinde aldığı pozisyonlar sonucu yabancı payının yüzde 30 seviyesine
yükseldiğini bildirdi. 2000'lerin başında 100 milyon dolar seviyesinde olan konut
kredilerinin bugün 17.2 milyar dolarları aştığını kaydeden Gökkaya, bunun sektördeki
hızlı büyümenin bir göstergesi olduğunu söyledi. Gökkaya, 10 yılda konut kredisi
toplamının 88.4 milyar dolara çıkacağını kaydederek kaynak ihtiyacı nedeniyle
yabancı yatırımların büyük önem taşıdığını belirtti.
"İNANMASAK GELMEZDİK"
GE Real Estate İş Geliştirme Genel Müdürü Oliver Teran ise Türkiye'nin geçmiş
yıllarda haritanın dışında tutulduğunu, ancak bugün yakınlaştığını söyledi.
GE için de Türkiye'nin yeni bir coğrafya olduğunu dile getiren Teran, Türkiye'nin
ülke olarak taşıdığı avantajlara dikkat çekti. "Türkiye'de çok büyük boşluklar
var bunları yatırımlarla doldurmak lazım" diyen Teran, Türkiye'de orta sınıfın
geliştiğini, iyi bir pazar bulunduğunu söyledi. Union Investment Real Estate AG
Başkan Yardımcısı Michael Montebaur da "Türkiye'ye inanmasak burada olmazdık"
dedi. Kendileri gibi birçok şirketin Türkiye'de yatırım aradığını ifade eden Montebaur,
ancak her şeyin o kadar da mükemmel olmadığını ifade etti. Merrill Lynch GPI Başkan
Yardımcısı Ali Otmar da pazarda şeffaflık konusunda eksikliklerin bulunduğunu,
mortgage yasasıyla birlikte bu konuda gelişim yaşanacağını söyledi.