Gediz Havzası Erozyonla Mücadele Ağaçlandırma Çevre ve Toplumsal Kalkınma Vakfı
(GEMA) Başkanı Şener Kilimcigöldelioğlu, Ege Bölgesi topraklarının can damarı
olan Gediz Nehri'nin kirliliği ve bölgede susuzluk sorunlarına dikkat çekti.
GEMA Başkanı Kilimcigöldelioğlu, bölgenin kuraklık tehdidiyle karşı karşıya olduğunu,
yetkililerin acil bir kriz masası oluşturması gerektiğini belirtti. Turgutlu ilçesinde
konuyla ilgili açıklamalarda bulunan GEMA Vakfı Başkanı Şener Kilimcigöldelioğlu,
"Küresel ısınma, yağışsızlık, döngüsel kuraklık derken korkulan başımıza geldi"
dedi. Yaptıkları bir araştırmaya dayanarak, Demirköprü Barajı'ndan, sulama amaçlı
ortalama 400 milyon metreküp verilen su miktarının bu yaz sadece 10 gün ve 70
milyon metreküp olacağını iddia eden Kilimcigöldelioğlu, Gölmarmara gölünden bu
yıl su verilme şansının olmadığını öne sürdü.
Sorun, doğal afet boyutunda
Yetkililerin halkta panik oluşmaması gerekçesiyle bilgileri açıklamadığını iddia
eden Kilimcigöldelioğlu, şöyle konuştu: "Ancak gizlemek yerine, yetkililer çiftçilerimizi
bilgilendirmeli, acil kriz masası kurarak gerekli tedbir alınmalıdır. Çiftçimizin
gerçek durumu bilmeye hakkı var. Halkımız gerçekleri bilirse, belki kendine göre
bazı tedbirler alır. Daha az su isteyen ürünlere yönelir. İmkanı olan çiftçiler,
damlama veya yağmurlama ile sulamaya geçer. Afet durumu kuralları işletilerek,
imkanı sınırlı çiftçilerimize özel kredilerle damlama-yağmurlama sulamaya geçme
imkanları sağlanmalı. Damlama sulama sektörü de bazı sınırlı sayıda kişinin rant
kaynağı olmaktan çıkarılacak tedbirler alınmalıdır."
Tedbirler şimdiden alınmalı
Turgutlu Sulama Birliği Başkanı İbrahim Çevikbudakçı ise, böyle giderse Gediz
havzasının çöl olmaya aday olduğunu söyledi. Gediz havzasında, Salihli ve Menemen'de
2'şer, Ahmetli, Gökkaya, Turgutlu, Manisa, Saruhanlı, Gediz'de birer olmak üzere
toplam 11 sulama birliği olduğunu anlatan Çevikbudakçı, şöyle konuştu: "Sadece
Turgutlu'da 110 bin dekar arazi var. Bunun yüzde 56'sı bağcılık, yüzde 30'u mısır,
geri kalanı meyve ve bahçecilikten oluşmaktadır. Ürün desenine göre bakıldığında
ovamız sulu tarıma dayalı ve büyük miktarda su istemektedir. Durum gerçekten vahimdir.
2007 yılında 33 gün su verilebildi. Şu anki su miktarınagöre ancak 13 gün su verilebileceği
görülmektedir. Bu duruma göre tarım suyu çok ekonomik kullanılmalıdır. Mümkünse
çiftçilerimiz damlama veya yağmurlama metoduyla sulamaya geçmelidir. Dere yataklarında
set inşa ederek, göletler oluşturularak su biriktirilmelidir. Ayrıca, yeraltı
sondajlarını çalıştırmak için kullanılacak elektrik yüklenmeleri nedeniyle, bu
sefer trafolar yetersiz kalacak ve sulama aksamaları olabilecek. Elektrik sorunu
nedeniyle yer altı suyuna güvenen çiftçimiz de sulama güçlükleriyle karşılaşacak."
Yeni Şafak Gazetesi