1956 yılına kadar İstanbul'u Kağıthane üzerinden Karadeniz'e bağlayan bir demiryolu
olduğunu biliyor muydunuz? Tam 40 yıl boyunca hizmet veren bu demiryolu gelişen
teknolojiyle faydasız duruma gelince terk edildi ve İstanbul'un Karadeniz bağlantısı
koptu. Tarihi demiryolunun rayları söküldü, köprüleri yıkıldı ve unutulup gitti.
Ta ki 1998 yılında gazeteci Hüseyin Irmak'ın Yıldız Sarayı Abdülhamid arşivinde,
altında “Kağıthane Demiryolu İnşaatı” ibaresi bulunan bir fotoğraf buluncaya kadar.
Irmak, bu işin peşine düşünce, Hasan Mukadder Dölen'in Enver Paşa için çektiği,
demiryolunun inşaat aşamasındaki fotoğraflarına ve tren meraklısı koleksiyoncu
Mert Sandalcı'nın elindeki 12 adet fotoğrafa ulaştı. Belge ve fotoğrafları bir
araya getirerek “Kağıthane - Ağaçlı - Çiftalan Demiryolu 1916” adında bir kitap
hazırlayan Irmak, beraberinde demiryolu hattını tekrar hayata geçirecek ve turizm'e
kazandıracak bir projeyi de dönemin Kağıthane Başkanlığı ile İstanbul Büyükşehir
Belediyesi'ne sundu. Ancak bu çalışma bugüne kadar yetkililerden beklediği ilgiyi
görmedi.
İstanbul'a ışık taşıdı
Dekovil hattı, Birinci Dünya Savaşı sırasında kömür yolları kesilince ısınamayan
ve elektriksiz kalan İstanbul için inşa edilmişti. Dönemin fabrikaları, İstanbul'un
büyük bölümünü aydınlatan Silahtarağa Elektrik Santrali, Tünel, Şirket-i Hayriye
Vapurları ve tüm trenler kömürle çalıştığı için İstanbul'da hayat durma noktasına
gelmişti. Bu sırada imdada Kilyos'ta keşfedilen Ağaçlı Linyit Havzası yetişti.
Bu havzadan çıkarılan kömür, Dekovil hattıyla Silahtarağa Santrali'ne getirildi.
Toplam 62 kilometrelik hattın 57 kilometrelik Karadeniz kıyısına kadar olan bölümü
tam sekiz ayda bitirildi. İlk kömürler Santrale ulaşınca İstanbul'a ışık ve hayat
geri döndü. Demiryoluna çok büyük önem veren Enver Paşa'nın adı ilk istasyona
verilmişti. Hattaki duraklama yerlerinin toplamı 12'ye ulaşıyordu. Ağaçlı ile
Çiftalan arasında çok sayıda köprü, dolgu ve yarma yapımına ihtiyaç duyulmuştu.
Her biri birer sanat eseri olan köprülerin tamamı ahşaptan yapılmıştı. Mimar Sinan
tarafından yapılan su kemerlerinin içinden geçen dekovil hattı, Belgrad ormanlarından
sonra Çiftalan'da denize ulaşıyor, müthiş bir doğa seyri imkanı veren hat, deniz
manzarası eşliğinde Ağaçlı'ya kadar gidiyordu.
1956'ya kadar çalışıyordu
Dekovil hattı, 1928'den itibaren kömür taşımaya son verince, civar köylere ve
İstanbullular'a odun taşımacılığı için hizmet vermeye devam etti. 1956'da tamamen
sökülen demiryolu, tarihe gömüldü. Ta ki birkaç tarih sevdalısı ortaya çıkarana
kadar.
İstanbul başladığında savaş nedeniyle istenen miktarda kömür İstanbul'a ulaşmaz
olmuştu.
Gezginlerin güzergahı oldu
KağıthaneBelediyesi Danışmanı Hüseyin Irmak, Haliç-Karadeniz hattının müthiş
bir turizm potansiyeline sahip olduğunu söylüyor. Devlet Demiryolları yetkililerine
bir helikopter gezisiyle güzergahı tanıttıklarını belirten Irmak, “Bugün bu haliyle
bile demiryolu hattı için turistik turlar düzenleniyor.” diyor. Irmak,Büyükşehir
Belediyesi Kentsel Tasarım Müdürlüğü'nün hat üzerinde çalıştığını da ekliyor.
Yeni Şafak Gazetesi