Depremzede kent Adapazarı'nda altyapı çalışmaları hala tamamlanamadı. Kentte
24 saat eksik olmayan toz yüzünden solunum yolu hastalıkları yoğun görülüyor
Deprem felaketinin üzerinden üç yıl geçmesine karşın Adapazarlılar, depremin
yarattığı yıkımın içinde yaşıyor. Belediyenin astığı afiş ve pankartlarda 'Gece
bitti, gün aydınlanıyor' yazarken depremzedeler, üç yıldır kışın çamur, yazın
ise toz bulutunun içinde yaşıyor. Kentin kirliliği nedeniyle solunum yolu hastalıklarında
büyük artış yaşanıyor. Depremin, altyapısının yüzde 85' ini kullanılamaz hale
getirdiği Adapazarı dev bir şantiye görünümünde ve günlük yaşam sorunlar ile dolu.
Kentin bütün sokakları ve caddeleri çukurlar ile dolu. Altyapı çalışmaları nedeniyle
trafik sürekli kilitleniyor. Toplu ulaşım araçları, ara sokaklarda yol alarak
sefer yapmaya çalışıyor. Pek çok sokakta iş makineleri çalışıyor, kanalizasyon
ve su boru hatları tamamıyla yenileniyor. Sokaklar sürekli toz ile kaplı. İnsanlar,
zorlukla nefes alırken belediye tarafından asılan bilboitlardaki afişlerde ve
pankartlarda 'Gece bitti, gün aydınlanıyor. Kalıcı asfalt çalışmaları başladı'
yazıyor. Belediye, tozu bastırmak için sürekli yerleri ıslatıyor. Bu da çamura
yol açıyor.
'Bitti bitiyor' derken
Belediye yetkilileri, Adapazarı'nda zarar gören altyapı yerine yapılan kanalizasyon
ve su şebekesinin yüzde 95'inin tamamlandığını ifade ediyor. Belediyenin müteahhit
firma ile yaptığı anlaşma gereğince asfaltlama çalışmalarının da beş ayda bitirilmesi
gerekiyor. Ancak toz ve çamur içinde geçen üç yılın insan sağlığında neden olduğu
zararlar her geçen gün artıyor. Hastanelerdeki yetkililer, özellikle solunum yolu
hastalıklarında büyük artışın yaşandığını ifade ediyor.
'Hastalar iyileşemiyor'
Adapazarı'nda incelemelerde bulunan ve Adapazarı'nda yaşayan çok sayıda hastayı
tedavi eden Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Elif Dağlı,
çevre koşullarındaki sağlıksızlık nedeniyle hastaların iyileşemediğini ifade ediyor.
Kentin yazın toz ile kaplandığını ifade eden Dağlı, "Adapazarı bölgesinden çok
fazla hastamız oluyor. Diğer bölgelerden 3 kat daha fazla solunum hastalıkları
yaşanıyor, bu bölgede.
Biz hastalarımıza ilaç tedavisinin yanı sıra temiz çevre koşulları öneriyoruz.
Ancak insanlar için bu mümkün değil. İnsanlar, evlerini temizledikten bir saat
sonra tamamen toz ile kaplandığını, sokakta zor nefes aldıklarını anlatıyor. Olumsuz
çevre koşulları nedeniyle ilaç tedavisi de işe yaramaz bir hale geldi. Ayrıca
kenti kaplayan toz, kanalizasyon atıklarındaki mikropları da içinde taşıyor. Tozlaşmayla
insanlarda mikrobik enfeksiyonlar oluşuyor. Ayrıca depremden öncede hastamız olan
pek çok insanın artık tedavi parası yok" diye konuştu.
'Toz-mikrop taşıyor'
Adapazarı Depremzedeler Derneği Başkanı Yıldız Önem ise dürümü şöyle anlatıyor:
"Üç yılda bir adam ileri gidilemedi. Ailemdeki iki kişiye ve bana mikrobik enfeksiyon
teşhisi kondu. Doktorlar, kentteki tozun taşıdığı mikroplar nedeniyle hastalandığımı
söyledi. Kentin büyük çoğunluğu hasta" diye konuştu. Adapazarı'nda yaşayan Fatma
Özbalaban ise "Çocuklarım sürekli hasta. Yollar ya çamur ya da toz. Çakıllar üzerinde
yürümekten bıktık."
Radikal