Fiyatlarda İzmir ile Güneydoğu Anadolu arasında %9 dan %92’ye varan fiyat farklılıkları
yaşanıyor...
Türkiye’nin kanayan yarası kayıt dışı ekonomi, son yıllarda sayıları hızla artan
hazır beton sektörünü de tehdit etmeye başladı. Geçtiğimiz günlerde Ege-Koop Genel
Başkanı Hüseyin Aslan’ın hazır beton fiyatları arasında yüksek oranlarda fiyat
farkının olduğunu açıklaması İzmir’de faaliyet gösteren hazır beton fabrikalarının
tepkisine neden olurken, firmalar polemiğe girmeyeceklerini belirterek, elma ile
armutun birbirine karıştırılmamasını istediler.
Hazır betonda fiyatların illere göre yüzde 9 ile yüzde 92 oranında fark teşkil
ettiği iddialarına karşın aradaki farkın liste fiyatı ile gerçek satış fiyatının
farklı olmasından dolayı ortaya çıktığı ileri sürülüyor.
Ortada bir yanlış anlaşılmanın olduğuna değinen firmalar, liste fiyatlarının
göstermelik olduğunu ve bu fiyatların genelde müteahhitler tarafından ihalelerde
belirtilmek amacıyla istendiğine dikkat çekiyor.
İzmir’de şuanda bir metreküp C 20 tip hazır betonun liste fiyatı 77 milyon civarında
olmasına karşın gerçek satış fiyatının 50-54 milyon arasında olduğu belirtiliyor.
Hazır beton satışlarında liste fiyatları üzerinden yüzde 30-35 dolayında iskonto
uygulanıyor.
Satışlar da indirimli fiyatlar üzerinden yapılıyor. Ancak buna rağmen son derece
yüksek girdi maliyetleri ile baş etmek zorunda kalan firmalar fiyatların bu şekilde
bile düşük olduğundan ve para kazanamadıklarından şikayet ediyor.
HAKSIZ REKABET YAPILIYOR
Türkiye’de beton fiyatları doğudan batıya doğru artış gösteriyor. Fiyatların
bu şekilde değişiklik arzetmesi de firmalar arasında haksız rekabete yol açıyor.
İzmir’de 50-54 milyon arasında satılan C 20 betonu Diyarbakır’da 37 milyon civarında
iken Antalya’da ise 28 ile 40 milyon arasında fiyatlardan satılıyor.
Bazı bölgelerde satış fiyatlarına pompa fiyatı da dahil.
Bütün bunların yanında iller arasında fiyat farklarının yüzde 90’lara kadar çıkması
bazı soruları da beraberinde getiriyor. Öncelikle bazı firmaların üretim girdi
maliyetlerinin düşük olduğu, sigortasız işçi çalıştırıldığı ve satılan betonların
faturasız satıldığı ve hatta kullanılan kum ve elektriğin kaçak yollardan elde
edildiği yönünde iddialar ortaya atılıyor.
Bu fiyatlardan satış yapan firmaların çoğunun merdiven altı diye tabir edilen
küçük şantiyelerde üretim yaptıkları ve geri kalmış teknoloji kullandıkları ileri
sürülüyor.
UCUZ BETONLAR KALİTESİZ
TSE’nin hazır beton için belirlediği standartlara göre 1 metreküp hazır beton’da
260 kilo çimento kullanılması gerekiyor. Fakat bazı firmaların bu standartlara
uymadığı ve metreküp başına 160 kilo civarında çimento kullandıkları bildiriliyor.
Daha az çimento ve daha fazla kimyasal kullanılarak yapılan hazır betonun son
derece dayanıksız olduğu bildirilirken, yetkililerin bu şekilde üretim yapan firmalar
için önlem alması gerektiği vurgulanıyor.
Standartlara göre üretilmeyen dayanıksız betonların büyük felaketlere neden olabileceğine
dikkat çekilirken, İzmir’de faaliyet gösteren müteahhitlerin dayanıksız betona
itibar etmedikleri ve tüm bölgelerdeki müteahhitlerin de bu şekilde duyarlı olması
gerektiği kaydediliyor. Serbest piyasa koşullarında haksız rekabetin önüne geçmek
için denetimlerin daha da sıkı yapılması gerektiği bildirilirken, fiyat farklarının
önüne geçmenin ancak üretimde ve kalitede standartlaşma ile mümkün olabileceği
vurgulanıyor.
Ticaret