Burak Delier'in çektiği 'AB çarşaflı kadın' afişi dünya basınının ilgi odağı
oldu. Delier, 'İlgi beklediğimden de büyük. Avrupa'da sokaklara yapıştırmak için
afişimi istiyorlarmış' dedi. Geçen yıl Taksim duvarlarında ilginç bir fotoğraf
takıldı objektiflere. AB bayrağını 'çarşaf' gibi sarmış olan kadın fotoğrafı gazetelere
'esrarengiz' sıfatıyla yansıdı. Çevredeki esnaf, birkaç kişinin afişi astıktan
sonra uzaklaştığını söylüyordu. Fotoğrafı kimin çektiği, kimin astığı meçhuldu.
Aynı fotoğraf dün Britanya'nın International Herald Tribune ve Financial Times
gazetelerinde yer aldı. Fotoğraf aynı zamanda İstanbul Bienali kapsamındaki düzenlenen
'Serbest Vuruş' adli sergide boy göstermeye başladı. Sanatçısı Burak Delier'di.
Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi mezunu, aynı zamanda Yıldız Teknik
Üniversitesi'nde 'Sanat Tasarım' üzerine yüksek lisans yapan 28 yaşındaki Burak
Delier, fotoğrafın serüvenini ve anlatmak istediklerini şöyle dile getirdi:
2004'te hazırlamış
"Fotoğrafı 2004'te çektim. O kız, arkadaşım, o da bir AB bayrağı. AB bayrağı
uygarlık kriterlerini belirleyen bir şey. Çarşaf ise bu bakış açısından son derece
geri kalmış, istemediğimiz bir geçmişi anlatan, karanlığı simgeleyen bir klişe.
Ne AB tek başına medeniyeti savunabiliyor, ne de çarşaf tek başına gericiliği
anlatabiliyor. Bu iki klişeyi birbirine vurdurdum. Buradaki ima, AB'deki muhafazakarlık
potansiyelini vurgulamaktı. Ne kadar liberal ve özgürlükçü olsalar da onlarda
da böyle bir eğilim var. Fotoğrafın ayrıcaklı mekanı olmadan, illegal, isimsiz
sergilenmesi cazip geldi. Sanat öncelikle doğal olarak algılanmalı. Afiş yaptırdım
ve afişçilere vererek sokaklara yapıştırdım. Çok da etkili oldu. İnsanlar bu resme
bakıp hemen bir şey söyleyemiyor, karar veremiyor. Fotoğraf insanları ne kadar
çok düşünmeye zorlarsa o kadar iyi."
Afişlerin bienal kapsamında sergilendiğini anlatan Delier, şöyle devam etti:
"Zaten 2 bin tane basılmıştı. Bin tanesi sokaklara yapıştırıldı, bin tanesi de
sergi mekanında dağıtıldı. Yurtdışından beni arayan gazeteciler vardı. Onlardan
öğrendiğime göre, sergide dağıtılan afişlerden alıp Avrupa'ya götürenler varmış.
Paris'te, Berlin'de duvara yapıştırmak için. Aslında ben etki yapmasını bekliyordum.
Ama bu kadar çok olmasını beklemiyordum. Bu fotoğrafı sanat diye sahnelerseniz,
çok ses getirmezdi. Ama gözleriniz o kızın gözleriyle sokakta karşılaştığında
etkisi oluyor."
Radikal