Hep Türkiye’nin kendisini Avrupa’da iyi tanıtamadığından, Avrupalıların da Türkiye
hakkında fazlasıyla önyargılı olduğundan yakınırız. Nedense kendi beceriksizliğimiz
ve önyargılarımızdan bahsetmeyi pek sevmeyiz. Merak etmeyin ben de bahsetmeyeceğim.
Onun yerine size çarşamba günü Hollanda’da başlayacak Kitap Haftası’ndan "çok
çarpıcı bir haber" vereceğim. Bakalım bu haberden sonra hala çuvaldızı kendimize
batırmaksızın Avrupa’yı suçlamaya devam edecek miyiz?
Sıkı durun, haber şu:
Hollanda Kitap Vakfı, bu yıl 14-24 Mart tarihleri arasında kutlanacak Kitap Haftası
sırasında kitap alan herkese, Geert Mak'ın İstanbul'u anlatan "Köprü" adlı eserini
hediye edecek.
"Ee, ne var bunda bu kadar abartılacak!" dediğinizi duyar gibiyim.
Biraz sabır. Önce Hollanda hükümetinin de desteklediği bu projenin niteliği sonra
da niceliği hakkında daha detaylı bilgi vermem gerekiyor. Ondan sonra bu işin
basit bir kitap fuarı aktivitesinden çok daha büyük anlamlar taşıdığına siz de
benim gibi kanaat getireceksiniz.
Bir kere Hollanda Kitap Vakfı bu yıl 72 ’ncisi kutlanacak Kitap Haftası için
ilk kez bir yazara bir şehir kitabı yazdırıyor. (Geçmiş yıllarda daha çok roman
projeleri ön plandaymış.)
İkincisi, bu yılki proje için Hollanda ’nın en saygın yazarı Geert Mak devreye
girmiş.
Üçüncüsü, Geert Mak’ın bir İstanbul güzellemesi olarak adlandırılabilecek kitabı
"Köprü" yaklaşık 1 milyon adetlik rekor baskısıyla 16 milyon nüfuslu Hollanda’da
hemen herkese ulaşmayı hedefliyor.
İlk hedef 1 milyon baskılı kitabın büyük bir bölümünü bu hafta Amsterdam ’da
başlayacak kitap fuarında tüketmek. Bunun için uygulanan formül ise gayet yaratıcı.
Yüz binlerce kitap okurunun 10 gün boyunca ziyaret ettiği kitap fuarında 11 euroluk
alışveriş yapan herkese "Köprü" ücretsiz verilecek.
Böylece fuara gelen hemen herkes bir şekilde Geert Mak’ın geçen yaz İstanbul
sokaklarında tarihle gündelik yaşamı birlikte soluyarak yazdığı "Köprü"yü hiçbir
ücret ödemeden okuma şansına sahip olacak. Ayrıca yıl boyunca Hollanda’daki tüm
kitapçılarda aynı uygulama devam edecek.
Bir hoşluk da şu: 900 küsur binlik Hollandaca baskının yanı sıra Hollanda’da
yaşayan Türkler için kitap Türkçeye çevrilmiş ve 20 binlik ek baskı yapılmış.
Eğer Hollanda’da yaşayan 360 bin Türk ücretsiz dağıtılan bu kitaba gerekli ilgiyi
gösterirse Türkçe ek baskılara yenileri eklenecek.
Peki tüm bu yapılanların sebebi ne?
Hollanda Kitap Vakfı (CPNE), "Bu uygulamayla iki ülke edebiyatı arasında diyalog
ve yakınlaşmayı artırmak ve anadilinde kitap okumak isteyenleri teşvik etmek istiyoruz"
diyor. Proje için köprü metaforundan hareketle İstanbul’un seçilmesi ise Türkiye’nin
AB üyelik sürecine önyargıyla yaklaşanlara manidar bir cevap niteliği taşıyor.
Tarihçi titizliği ve gazetecilik gözlemleriyle yazılan kitabın tanıtım yazısında
Geert Mak, Türkiye karşıtlarını çok açık bir dille uyarıyor: "Uzun vadede sadece
Türkiye’nin Avrupa’ya değil, aynı zamanda Avrupa’nın Türkiye’ye ihtiyacı var.
Eğer Türkiye’yi dışlarsak, asıl kıyamet o zaman kopar."
Ortadoğu’ya Türkiye vasıtası ile bir köprü inşa edilmesinin stratejik önemine
dikkat çeken Geert Mak, "Modern ve Avrupalı bir Türkiye aynı zamanda diğer İslam
ülkeleri açısından bir deniz feneri işlevi görür. Eğer Türkiye’yi dışlarsak, ülke
aşırı fikirlere doğru kayabilir ve zaten hassas olan bölgede güdümsüz bir füzeye
dönüşebilir" diyor.
Fakat bu satırlardan hareketle Köprü’nün bir strateji kitabı olduğu yargısına
varmanızı istemem, çünkü bu hem yazara hem de kitaba haksızlık olur.
Amsterdam ve Avrupa üzerine muhteşem iki kitabından tanıdığım Geert Mak, Köprü
metaforu ile İstanbul’u alabildiğine canlı yansıtmış.
Galata Köprüsü'nde balık tutanlar, Boğaz’ın zengin balıkçıları ile semt pazarları,
modern alışveriş merkezleriyle en doğal akışında Köprü ’de buluşmuş.
Türkiye gerçekten de bir gün Avrupa ile Ortadoğu arasında sağlam bir köprü olur
mu bilmiyorum ama Geert Mak’ın Köprü’sü en azından bu yıl Amsterdam'la İstanbul
arasında epey Hollandalının mekik dokumasına yol açacak.
Referans Gazetesi