Ünlü modacıların tasarımlarını giymeyi, evinde büyük tasarım firmalarına ait
mobilyalar kullanmayı kim istemez. Özellikle de tasarım objeleri bu kadar önem
kazanmışken. Yalnız bu özel tasarımlara ulaşmak biraz zor. Çünkü fiyatları oldukça
yüksek. Fakat modayla ilgilenenler işin çözümünü buldu.
İkinci el kıyafet dükkanlarına yöneldi. Peki ya mobilyalar? Bunun da çözümü
ikinci el tasarım objeleri satan Dank’a uğramak. Mağazanın kurucularından Yağmur
Musal modadaki vintage yükselişinin, yeni yeni dekorasyona da yansıdığını söylüyor.
Birçok büyük mobilya markası, ürünlerini imal veya ithal ediyor, teşhirlerine
koyuyor, çekime gönderiyor, yerlerine yeni koleksiyonlar getiriyor. Bu ürünlerden
bazıları seri sonu ya da defolu oluyor. Bazen de yeni gelen ürünlerden bu mobilyalara
yer kalmıyor. Yeni ev alanlar, mobilyalarını da yeniliyor.
Aileler yurtdışına taşınıyor veya yurtdışından kısa süreliğine Türkiye’ye
geliyor. Aile büyüklerinden yadigarlar kalıyor. Ofisler aynı şekilde yeniden döşenip
sonra kapanabiliyor.
Peki bütün bu süreçlerde mobilyalara ne oluyor? Eş dosta dağıtılıyor, bazen
daha kötüsü depolarda çürüyor veya atılıyor. İşte bu objelerin değerlenmesi gerektiği,
iki girişimci ruhun kafasına dank edince 5 yıl önce ikinci el mobilya mağazası
Dank! açılmıştı.
Yeni ürünler için sık sık uğrayın
İç Mimar Cahit Musal ve turizmci Yağmur Musal’ın hikayesi
Maslak’taki Oto Sanayi Sitesi’nde başladı. Bir oto tamirhanesini mobilya
ve tasarım atölyesine dönüştürdüler. 60 metrekarelik dükkana ilk günlerde koyacak
mobilya bulmakta zorlandılar.
Mağazanın adı zamanla kulaktan kulağa yayıldı. Mağazalarını Uptown Alışveriş
Merkezi’nin 650 metrekarelik garajına taşıdılar. Esas yükselişlerini de vintage
teriminin moda olduğu son günlerde yaşamaya başladılar.
Hedefleri tasarımın değerini bilen fakat kısıtlı bütçesi olan insanlara
ulaşmak. Dank’ta masa, koltuk

takımı, aydınlatma ve sandalye gibi objeler bulmak mümkün. Bugün 685 metrekarelik
dükkanlarına sığmakta zorlanıyorlar. "Mağazaya ikinci el dişçi koltuğu koysak
onu bile satarız" diyorlar.
Objelere her geçen gün yenileri ekleniyor. Bu yüzden mağazaya sık sık uğramanızda
fayda var. Dank’ta bulabileceğiniz markalardan bazıları; Eames sandalye, Breuer
sandalye, Egg sandalye, Knoll süet kanape, Arco aydınlatma, Louis Poulsen aydınlatma,
Eames deri çalışma sandalyesi ve Robin Day tasarımları. Fiyatlar 5 ile 5 bin YTL
arasında değişiyor.
Ürünler ithalatçı veya imalatçı firmaların stoklarında kalmış, teşhirde
durmuş, seri sonu, defolu, ikinci el güncel, modern ev, ofis, vintage ve kendi
tasarımları olan mobilya ve aksesuvarlardan oluşuyor. Dank’ta satılacak objeler
seçilirken öncelikle mobilyalarını vermek isteyen mağazaların tarzlarına bakılıyor.
Mobilyalar güncel, modern tarzlarda ve 60-70’li yılların sağlam tasarımlarıysa
alınıyor. Eğer siz de ikinci el ürününüzü satmak istiyorsanız info@dank-design.com
adresine resmini, hangi yıl nereden aldığınızı belirterek mail atabilirsiniz.
Dank yetkilileri satın aldıkları ürünlerde hasarla karşılaşırsa önce ahşap ve
metal aksamları onarıyor, gerekirse cilası ve boyası yenileniyor.
Mağazadaki ürünler her yaştan insana hitap ediyor. Müşteri profili ağırlıklı
olarak parasının değerini bilen, kaliteli ürün arayan üniversite öğrencilerinden
oluşuyor.
Özel tasarımlar
Dank aynı zamanda tasarım atölyesi olarak hizmet veriyor. Kişiye özel mekan
ve mobilya tasarımı yapılıyor. 2005’te Design Week’e katılmalarıyla isimleri daha
çok duyulmaya başladı.
İkili iç mimari uygulamalara da başladı. Mağazanın tasarım ekibinin başında
İç Mimar Cahit Musal var. Tasarımlarının çıkış noktası fonksiyon, ancak arkasında
mutlaka bir felsefe olmasına çalışılıyor.
Leonardo’nun masası
Mağazanın en çok bilinen tasarımı, 2005 Design Week’te sergilenen Leonardo’nun
Masası. Tasarımı Cahit Musal’a ait. İlhamını ise Leonardo Da Vinci’nin Haliç’in
üzerine inşa edilmek üzere tasarladığı köprüden almış. O zamanlar Osmanlı devleti
projeyi rafa kaldırmış, yüzyıllar sonra Norveçli bir fotoğrafçı Da Vinci’nin köprü
eskizlerini hayata geçirmişti.
Musal ikilisi de Da Vinci’nin tasarımından esinlenerek bir masa yapmaya
karar veriyor. 330 santim boyunda, 100 santim eninde ve 150 kilogram ağırlığında
bir cam tablayı ancak bir köprü strüktürünün taşıyabileceğini düşünüyorlar. Da
Vinci’nin köprü formu sayesinde de bunu başarıyorlar. 1,5 ayda tasarımı bitiyor.
Dank’ta satılan bu masanın fiyatı 3500 YTL.
Kaynak: Hürriyet / Hakan Gence