Termik santralın yarattığı hava kirliliği nedeniyle soluksuz kalan Yatağanlılar,
özel bir şirket tarafından yapılması planlanan ikinci termik santrala tepkilerini
sürdürüyor. Lagina antik kalıntılarının bulunduğu bölgeye sadece 2 kilometre uzaklıktaki
arazide santral kurulmasına tepki gösteren çevreciler, turizm rehberleri, arkeologlar
ve köylüler Hisarardı köyünde buluştu.
Ant Enerji Termik Santral Projesi'nin (ANTES) hayata geçirilmesine yönelik düzenlenen
ÇED toplantısında tepkilerini dile getiren vatandaşlar bu kez "Yatağan'da termik
santral mezarı istemiyoruz" toplantısına katıldı.
Kanserli köy
Köy sınırları içindeki dört maden şirketinin ve Yatağan Termik Santralı'nın yörede
yaşamı kabusa çevirdiğini belirten Muhtar Ramazan Kurt, "Her evden kanser ve solunum
rahatsızlıkları nedeniyle cenazeler çıkmaya başladı. Kurulacak ikinci santral
mezarımız olur. Doğamızı aldılar şimdi de canımızı almak istiyorlar" dedi. Kurt,
800 nüfuslu Hisarardı köyünde yaşayanların neredeyse tamamına yakınının kanser
olduğunu veya solunum rahatsızlığı çektiğini, derelerden artık su yerine beyaz
mermer, feldspat ve maden tozu aktığını söyledi. Kurt, "Köyümüzü bir an önce afet
bölgesi ilan etmelerini istiyoruz" dedi.
Kuşadası Rehberler Derneği Başkanı Ali Karapınar da yaklaşık 5 bin yıllık tarihi
geçmişe sahip Lagina Antik Kenti ve Hekate Tapınağı'nın hemen yanına santral kurmanın
kültür rezaleti olduğunu söyledi.
AİHM'ye gideriz
Yatağan Çevre Platformu sözcüsü Nuray Şahbudak, dünya standartlarında hava kirlilik
bareminde kükürtdioksit oranının 200 mg/m3'ü aşması durumunda santraller devre
dışı bırakılırken, Yatağan'da bu oranın 500 mg/m3 olarak tespit edildiğini belirtti.
Halen faaliyetini sürdüren santrala sadece 10 kilometre uzaklıkta 2'nci santralin
kurulmasıyla bu oranın 1000 mg/m3'ün çok üzerine çıkacağını iddia eden Şahbudak,
"İkinci santral düşüncesinden vazgeçmezlerse AİHM'ye gideceğiz" dedi.
Milliyet Gazetesi