Mersin'de, Karaduvar Mahallesi ile Kazanlı, Adanalıoğlu, Karacailyas beldelerindeki
üreticiler, Toros Dağları'ndan çıkıp Çay Mahallesi'nden geçerek Akdeniz'e dökülen
Deliçay'ın denizle birleştiği noktada, tarlalardan söktükleri yeşil sebzeleri
yıkıyor.
Mersin'de yıllardır yapılan uygulama, Deliçay'ın suyunun sanayi ve evsel atıklarla
kirlendiğinin saptanması üzerine yasaklandı. Ancak bu yasak, kâğıt üzerinde kaldı.
Engelle karşılaşmayan üreticiler, sabah erken saatlerde getirdikleri sebzeleri
aynı şartlarda yıkamayı sürdürüyor. Sebzeler yıkandıktan sonra Sebze ve Meyve
Hali'ne götürülüp Mersin ve çevre iller başta olmak üzere İstanbul, Ankara ve
İzmir gibi büyük illere de gönderiliyor.
'Yeni su kaynağı lazım'
Deliçay'daki kirliliğin, D-400 karayolunun Çay Mahallesi Köprüsü ile Ataş Rafinerisi'nin
doğusundan denize kadar uzanan 3 kilometrelik bölümünde son yıllarda ürkütücü
boyutlara ulaştığı ileri sürülüyor.
Mersin Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof.
Dr. Halil Kumbur, çayın suyunun canlı sağlığına zararlı toksik ve kanserojen maddeler
de içerdiğini belirterek, şunları söyledi:
"Belediyeler, çayın suyu dışında sebzelerin yıkanabileceği günlük havuzlar veya
buna benzer sistemler kurup üreticilere yardım etmelidirler. Buradaki sebzelerin
üretilmesi o bölgede yaşayan insanların geçim kaynağı. Onlara başka su kaynakları
sağlamamız lazım. Belediyelere bu konuda ciddi görev düşüyor. Bunlar yurtdışına
bile pazarlanıyor."
Üreticilerden Alkan Öner, "Tüm Türkiye'ye buradan sebze gidiyor. Avrupa'ya bile
gidiyor. Yıkayacak yer göstersinler, çayın suyunu kullanmayalım" dedi.
Milliyet Gazetesi
Ali Ekber ŞEN, Mustafa ERCAN