Yalıtım uygulamasından önce.
Binalarda enerji etkinliğinin sağlanması ve yararlarının kaydedilmesi amacıyla
2005 yılında hayata geçirilen "Artık Yuvam Daha Sıcak" projesinin somut sonuçları
ortaya kondu. Isı Su Ses ve Yangın Yalıtımcıları Derneği (İZODER) ve Elektrik
İşleri Etüd İdaresi (EİE) işbirliğinde gerçekleşen proje kapsamında, Sosyal Hizmetler
Çocuk Esirgeme Kurumu (SHÇEK) Ankara 50. Yıl Yetiştirme Yurdu Binası'na 14 firmanın
malzeme ve hizmet bağışıyla yalıtım uygulanmıştı.
EİE'nin "Binalarda Enerji Etkinliğinin Teşviki Projesi" kapsamında yürüttüğü
çalışma sonucunda, binada ısı yalıtımından önce ve sonra tüketilen enerji miktarları
ve bina içindeki sıcaklık değişimleri belirlendi. Yapılan yalıtım uygulamaları
sayesinde binada yüzde 63 oranında enerji verimliliği sağlandığı görüldü.
15.000 m3 kapalı hacme ve 3.609 m2 ısıtılan alana sahip olan 50. Yıl Yetiştirme
Yurdu Binası'nda, uygulama öncesi ilk ölçümlerin yapıldığı 2003-2004 yıllarına
göre 44.931 m3 doğalgaz tasarruf edildi. Ölçümlemenin yapıldığı 2005- 2006 döneminde,
kış şartlarının geçmiş yıllara oranla çok daha çetin geçmesine rağmen, büyük oranda
tasarruf sağlandığını da belirtmek gerekiyor.
Yalıtımdan uygulamasından sonra.
Bu binada kullanılan doğalgazın ortalama yüzde 63 oranında azalması, her yıl
ortalama 108 ton CO2 emisyonunun atmosfere salınmasının önlenmesi anlamına geliyor.
Bu sonuç yalıtımın sadece yakıt faturalarında büyük bir düşüş sağlamakla kalmadığını,
aynı zamanda çevre kirliliği ve küresel ısınmaya karşı da göz ardı edilmemesi
gereken bir önlem olduğunu kanıtlıyor.
Yurt binasında yapılan uygulamalar ile sağlanan yalıtımın ölçümlemesi kamuoyu
için de çarpıcı sonuçlar sunuyor. Evlerde ya da iş yerlerinde gerçekleştirilecek
yalıtım uygulamaları ile tüketiciler de yakıt faturalarında yüzde 60'a varan tasarruf
sağlayabiliyor. Binadaki yatırım maliyetleri göz önüne alındığında, ısı yalıtım
uygulamalarının geri ödeme süresinin 3.7 yıl olduğu tespit edildi. Bu maliyetin,
sağlanan enerji tasarrufu karşısında önem taşımadığı ise gözle görülür bir gerçek.
Türkiye'de bulunan 16 milyon konut ve 8 milyon binanın en iyimser olarak yapılan
hesaplamalara göre sadece yüzde 4,4'ünün yalıtımlı olduğu göz önüne alındığında
bir an önce önlem alınması gerektiği ortaya çıkıyor. Çünkü bu binalarda harcanan
toplam enerjinin büyük bir kısmı ısınma amaçlı olarak kullanılıyor. Bu kapsamda,
meclise gönderilen Enerji Verimliliği Kanun Tasarısı'nın geliştirilerek, tüketiciye
yansıyacak şekilde teşvik mekanizması ile donatılması gerekiyor. Ülke ve bireylerin
çıkarları düşünülerek uygulanabilir bir enerji verimliliği politikasının geliştirilmesi
konunun çözümü için atılacak en etkili adım olacak.
yapi