Toplu Konut İdaresi (TOKİ) Başkanı Erdoğan Bayraktar, İstanbul'da ayrı bir yönetim
yapısını vatan hainliği olarak nitelendirdi. İstanbul'a iş, aş için gelinmesinin
engellenmesini, gelebileceklerin de yetkinliği ve özelliği olan insanlar olması
gerektiğini belirten Bayraktar, çarpık yapılaşmaya neden olduğu gerekçesiyle de
belde belediyelerinin kapatılması gerektiğini belirtti. TOKİ Başkanı Erdoğan Bayraktar,
"nüfusunun çok artması nedeniyle İstanbul için özel yönetim birimi oluşturulması''
yönündeki önerilerin hatırlatılması üzerine, "bu görüşleri desteklemediğini''
belirtti. Devleti 'insan'a benzeten Bayraktar, şöyle konuştu: "İnsanla devletin
farkı yok. Devletin de kalbi, gözü, eli var. İstanbul'da bir kalp, başka bir şehirde
başka bir kalp, böyle bir şey olmaz. Ama (İstanbul çok büyük şehir) diyeceksiniz.
O zaman İstanbul'a özgü bazı yasal düzenlemeler yapılabilir. Belediyelerin tek
başına altından kalkamayacağı sorunlar için destek verilir. İstanbul'da yaşayanların
durumunu rahatlatmak, herkesin İstanbul'a gelmesini önlemek için bazı yasal tedbirler
alınabilir. İstanbul'a gelebilecek yetkinliği ve özelliği olan insan İstanbul'a
gelsin. İnsanlar, iş, aş bulmak için İstanbul'a geliyor. Memleketinde iş bulamayan
gelmesin. Onlara kendi yöresinde iş bulalım, fabrika yapalım, yerinde istihdam
yaratalım. Ayrı bir yönetim biçimi, birimi kesinlikle yanlıştır; bu memlekete
hainliktir. Bugün İstanbul'a verirsin, yarın memleketin başka yerinde istenir.
Üniter sistemden fedakarlık yapmak hainliktir, olmaz öyle şey...''
'Devleti yıpratır'
"Yerinden yönetimin ayrı, federasyonun ayrı'' olduğunu vurgulayan Bayraktar,
"Yerel yönetimlerin yetkileri, kendi kendilerine yeterlilik sağlanacak şekilde
artırılabilir. Devletin bütünlüğünü yıpratacak yetkiler, son derece sakıncalı.
Belediyenin bir şekilde bütçe yapması, eleman alması, kendi başına buyruk imar
planı yapması, son derece yanlıştır'' dedi.
TOKİ Başkanı Bayraktar, gecekondulaşmanın, kaçak yapılaşmanın en büyük sebebinin
belde belediyeleri olduğunu, bu belediyelerin 'yapılaşmanın rejimini bozduğunu'
belirterek, "Bence belde belediyeleri kapatılmalı'' dedi. Merkez belediyeler yapılaşmada
'düşük yoğunluk' rejimi izlerken bu belediyelere çok yakın yerlerde bulunan belde
belediyelerinin, yüksek yoğunluklu yapılaşmaya izin verebildiğine işaret eden
Bayraktar, bunun da çarpık kentleşmeye neden olduğunu belirtti. Bayraktar şunları
söyledi: "Bir merkez belediyesi, yapılaşma rejimi oluşturmak istiyor. Diyelim
Denizli, merkezde 1 yoğunluk istiyor, dibindeki bir belde belediyesi 3 yoğunluğa
göre imar planı yapıyor. İstanbul'un bu hale gelmesinin en büyük nedeni belde
belediyeleri. Ufak bir belde belediyesinin, koskoca İstanbul Belediyesi kadar
yetkisi var. Bu yüzden İstanbul çığırından çıktı... Samsun, Trabzon, Denizli,
Hatay da böyle."
'Belediyelerin dönüşüm yapacak dermanı yok ki'
Küçük belediyelerde 'şişkin kadrolar' olmasına karşın, imar konusunda çalışacak
şehir plancısı, mimar, mühendis, haritacı bulunmadığına, ayrıca kaynak sıkıntısı
olduğuna işaret eden Bayraktar, gecekondu dönüşüm projeleri uygularken çok zorlandıklarını
vurguladı. Halen 140 belediye ile gecekondu dönüşüm projesi için protokol imzaladıklarını
hatırlatan Bayraktar, "Belediyelerle çalışırken ana arterleri, su isale hattı
ve yolları belediyelerin yapması lazım. Ama 'param yok' diyor. Bulduğu para ile
ancak maaş veriyor veya bunu bile veremiyor. Bu belediyeler ile çok ciddi sıkıntıdayız.
Gecekondu dönüşümleri yapacağız, ama onların dermanı yok'' dedi. Bayraktar, kamunun
etkin ve verimli çalışması açısından Adalet Bakanlığı'nın bir çok ufak yerleşim
yerindeki mahkemeleri kapatmasını örnek gösterdi.
Sabah Gazetesi