2004 yılı yerel seçimlerinden AKP den aday olarak Ali Müfit Gürtuna'yı deviren
Kadir Topbaş, büyük vaatlerle makam koltuğuna oturdu. Aradan geçen 4 yıl sonrası
Topbaş vaatleriyle icraatları arasındaki çelişki muhaliflerini ve İstanbulluları
kızdırdı. 2008'in bu ilk günlerinden, geriye dönüp baktığımızda 2007'nin İstanbul
için pek de hayırlı bir sene olmadığını gördük. Büyük vaatlerle başa gelen İBB
Başkanı Kadir Topbaş'ı belediyedeki muhaliflerini şov yapıp iş yapmamakla eleştirirken,
sokakların asıl sahibi İstanbullular Topbaş'ın 2007 karnesine kırık not verdi.
Başkan Topbaş'a muhalif olan Belediye Meclisi CHP grubunun Başkanı Kemal Akar
belediye faaliyetlerini değerlendirerek ihale alan firmaların hangi kesime yakın
olduğu belli olduğuna dikkat çekti.
Faiz haramdır sloganı kullanıldı
Kemal Akar 4 AKP'li, 1 CHP'liden oluşan denetim komisyonunun 40 gün kadar sonra
ihale incelemelerini bitirip tespitlerini paylaşacağını belirterek şimdiden kesin
olarak; ihale alan firmaların yüzde 90'ının teminat mektubu ALBARAKA TÜRK, BANKASYA,
KUVEYTTÜRK gibi yeşil sermayeye yakın olan ve 'faiz haramdır' sloganını kullanan,
faiz yoluyla para kazanan bankalardan alındığı iddiasında bulundu.
Akar sözlerini şöyle sürdürdü: "Geçen yıla dönüp baktığımızda ihaleler dışında
akıllarda kalan uygunsuzluklardan bahsedecek olursak, İSKİ'de Dilara isimli küçük
bir kızın ölümüne sebep olan rögar firmasının sadece şirket ismi değiştirerek
ticari faaliyetini sürdürebilmesini, hatta tekrar ihale almasını başta sayabiliriz.
Kurumların olumsuz rapor vermesine rağmen uygunsuz biçimde ruhsat verilen gaz
ve akaryakıt istasyonlarıyla ilgili ise bizim içimiz rahattır, çünkü biz CHP olarak
prensip gereği bütün istasyonlar için olumsuz oy verdik ve veriyoruz.
Pendik'de fay hattı üzerinde ruhsat verilmesine ise zaten baştan beri karşı ve
müdehaleciydik. Tabi şu da var ki; İBB'nin planladığı alan yüzde 10 ise, Özelleştirme
Başkanlığı ve Toplu Konut İdare-si'nin planladığı alan yüzde go dolayısıyla böyle
durumlarda Büyükşehir Belediye Meclisi'nin de pek yapabileceği birşey yoktur."
Yanlış uygulamalar sürüyor
Akar'a göre Büyükşehir Belediye yönetiminin bir yıl boyunca ısrarla sürdürdüğü
yanlış uygulamalardan bazıları: "2007 kaynak sıkıntısıyla geçti ve varolan kaynaklar
3 trilyona mal olan köprünün yıkılması olayındaki gibi gereksiz kullanıldı, kurum
raporları ve sivil toplum kuruluşları dikkate alınmadı. Kaynakların yüzde 70'i
ulaşıma yatırılmasına rağmen trafik sorunu çözülmedi. İlk defa İstanbul'da susuzlukla
yüzyüze gelindi. Deprem konusunda girişim yapılamadı. İETT kendi haline bırakılmış
ve boşverilmiş bir vaziyette. İstanbul yaşanabilir kentler listesinde ilk ıoo'e
bile giremez hale geldi. Bütün çalışmalar şov maksatlı, kurumları gözetmeksizin
yapıldı. Sulukule kentsel dönüşüm projesi adı altında insanlar yerlerinden atılarak
zenginlere rant sağlandı. İstanbul'daki güvenlik sorunu daha vahim bir hale geldi."
Başkan Topbaş, varoşları görmezden geliyor
- Sami Aksoy (Serbest meslek sahibi): "Zengin semtierini güzelleştirirken, varoşları
görmezden geldi. Engelliler için İstanbul'da yaşamak hâlâ zor, kaldırımları yok.
İhaleleri yandaşlarına verdi ve adaletsizlik yaptı. Ama ben yine de yaptırdığı
üst ve alt geçitler için kendisine 10 üzerinden 5 puan veriyorum"
Özkan Öztiirk (Marmara Üniversitesi öğrencisi): "Topbaş AKP'ye yaranmak için
İslamcı çevrelerce çalışmayı tercih etti. Benim bile belediyede işe girmem gündeme
geldiğinde, bir akrabam arkadaşı olan bir AKP Millet-vekili'nin ismini verirsem
hemen işe alınacağımı söyledi. Bu belediyeden korkuyorum, yakın da bizi de satacaklar!,
Ben Topbaş'a 10 üzerinden 3 veriyorum. O üç puanı da beni de satmasın diye veriyorum."
- Nur Yurtsever (Ev hanımı, 43 yaşında): "Bir çok tarihi değeri olan ahşap bina
yakılarak ya da yaktırılarak zenginlere peşkeş çekildi. Şehir güzelliklerini perişan
ettiler. Bir daha İstanbul'dan geçmesin bile. 10 üzerinde eksi 10 puan veriyorum."
- Özgür Kurt (Tornacı, 38 yaşında): "Oturduğum yerden işe gitmek için yarım saat
yol yürümeliyim çünkü defalarca dilekçe vermemize rağmen belediye buradaki ulaşımı
sağlamıyor. Zengin semtlerinde yerdeki izmarit için bile çöp kamyonu gelirken
ben 20 yıldır oturduğum mahallemde bir kez bile çöp arabası görmedim. Bir daha
başa geçmek istiyorsa, buraya gelip bir hafta yaşasın. Sonra kendi bize söylesin;
o olsaydı kendisine oy verir miydi? Ben kendisine değil not vermek, okuldan atıyorum!"
- Pelin Dingiloğlu (Marmara Üniversitesi öğrencisi): "İstanbul'un çehresini değiştireceğini
söylemişti, ve gerçekten de değiştirdi. İstanbul'u parası olmayan insanların yaşayamayacağı
bir yer haline getirdi. Özellikle 5'i 1 yerde uygulamasıyla, biz öğrencilerin
ulaşım hakkımızı elimizden aldı. Bir daha başa gelmesin. Ben 10 üzerinden 1 veriyorum,
nasılsa kendisi o bir puanla 5 tane otobüse binebilir."
BirGün Gazetesi
Onurkan AVCI