İstanbul'un tarihine ve güzelliklerine doğru bir yolculuğa çıkmaya ne dersiniz?
İşte enler ve ilkler:
Tarih boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yapan İstanbul'un enlerini ve ilklerini
merak edenler için hazırlanan 'İstanbul'un İlkleri, Enleri' isimli kitap birçok
ilginç birgi barındırıyor Kadir Has Üniversitesi Öğretim Görevlisi Süleyman Faruk
Göncüoğlu tarafından hazırlanan ve Eminönü Belediyesi tarafından basılan kitapta,
İstanbul'un ilk surları, ilk metrosu, ilk tüp geçit projesi, ilk genelevi, ilk
hapishanesi gibi bilgiler yer alıyor.
Yaşanan ilk büyük deprem
Tarihi kaynaklara göre İstanbul'da bilinen ilk yer sarsıntısı miladi 358 yılında
olmuş. Deprem şehirde büyük hasara ve paniğe neden olmuş.
İlk sütun
Sultanahmet ve Beyazıt arasında uzanan caddenin bir kenarında yer alan ve bu
semte adını veren Çemberlitaş, Roma Imparatorluğu'nun dünyaya yayıldığı yıllarda
Frigya'dan alınarak Roma'daki Apollon Tapınağı önüne dikildi. Üzerinde güneşi
selamlar vaziyette Tanrı Apollon'un heykeli bulunan sütun, istanbul'u yeniden
imar eden l'inci Konstantinus tarafından Roma'dan getirerek, 11 Mayıs 330'ta şu
anda bulunduğu yere dikildi.
İlk surlar
Kentin en eski surları İstanbul'un ilk kurulduğu yer olan bugünkü Topkapı Sarayı'nın
bulunduğu tepeyi çevreliyordu.
İlk kilise
l'inci Konstantinus kendi kurduğu şehirde ölümünden sonra gömülmek için bir kilise
yaptırdı. İstanbul'da inşa edilen ilk kilise olan ve şu anda Fatih Camisi'nin
bulunduğu yere yaptırılan kilise, Hz. İsa'nın on iki havarisine adanmış olduğu
için 'Havariyim Kilisesi' olarak biliniyor. 4'üncü yüzyılda yapılan bu kilesinin
kesin yeri konusundaki tartışmalar ise hala devam ediyor.
İlk tüp geçit projesi
Fransızlar 1860-1870 yıllan arasında denizaltında Sarayburnu-Üsküdar (Şemsipaşa)
arasında bir çelik tünel tasarımı sunmuş. Bu projedeki temel amaç Rumeli ve Anadolu
demiryollarının kesintisiz olarak birlikte çalışmalarıymış. Bugünkü tüp geçiş
projesi de aynı amacı taşıyor.
Bilinen ilk hapishane
Kayıtlara göre, kentte bilinen ilk hapishane Ayvansaray Semti'nde yer alan Anemas
Zindanları.
İlk kule
İstanbul'un ilk kulesi miladi 1349'da Cenevizliler tarafından yaptırılmıştı.
Cenevizliler bu kuleyi İstanbul'un deniz ticaretini kontrol etmek amacıyla inşa
etmişlerdi.
İlk yangın kulesi
14'üncü yüzyılda Cenevizliler tarafından yaptırılan 'Galata Kulesi' kentin ilk
yangın kulesi olarak kullanıldı.
Kaçırılan ilk tarihi eserler
13 Nisan 1204'te 4'üncü Haçlı Seferi'yle İstanbul ilk olarak Latinler tarafından
işgal edilerek üç gün boyunca yağmalandı. 57 gün süren ve 1261'de sona eren işgal
sonunda, kenti yağmalayan Venediklilerin alıp götürdükleri Bizans ganimetleri
arasında en değerli parça bugün hala Venedik'teki San Marco Kilisesi'nin kapısının
üzerinde duran dört at heykelidir.
Anadolu Yakası'nda inşa edilen İlk cami
Anadolu yakasının ilk camisi Üsküdar'da Rum Mehmed Paşa Camisi'dir. Camiyi 1466-1469
tarihleri arasında sadrazamlık yapmış olan Rum asıllı Mehmed Paşa yaptırmıştır.
En büyük deniz feneri
Türkiye'nin uluslararası standartlardaki en büyük deniz feneri Şile'de bulunan
deniz feneridir.
İlk metro
1871-1876 arasında inşa edilen ve Karaköy (Galata) ile Beyoğlu'yu (Pera) yeraltmdan
birbirine bağlayan toplu taşıma sistemi olan Tünel, Istanbul'in ilk metrosu olma
özelliğini taşıyor. 1863'te hizmete giren Londra ile 1868 yılında inşa edilen
New York Metrosu'ndan sonra dünyanın en eski üçüncü metrosudur. 18 Ocak 1875'de
hizmete giren ve 573 metre uzunluğunda olan metro, o günlerde 170 bin liraya malolmuş.
İlk elçi, ilk hediye
İngiliz, ticarete ait imtiyazların yürütülebilmesi için ilk defa William Harborne'e
elçilik payesi vermişlerdi. Horborne, 29 Mart 1582'de İstanbul'a geldi ve 24 Nisan
günü padişahın huzuruna kabul edildi. Elçi o gün padişaha kraliçe tarafından gönderilen
ve aralarında 500 sterlin değerinde bir masa saatinin de bulunduğu hediyeleri
takdim etti.
En büyük ahşap yapı
Büyükada'daki Tepeköy denilen adanın en yüksek mevkiinde bulunan Rum Yetimhanesi,
İstanbul'un en büyük ahşap yapısıdır. Halk arasında Kırmızı Saray olarak tanınan
bina, 1898'de bir Fransız şirketi tarafından otel olarak inşa edilmiş. Mimarı
da İstanbul'daki birçok binada imzası bulunan Mimar Alexandre Vallaury. Binanın
otel olarak açılmasıyla ilgili gerekli izinlerin alınamaması üzerine Rum Ortodoks
cemaatinden Banker Leonidas Zarifi nin dul eşi Eleni Zarifi tarafından 3 bin 700
altına satın alınarak yetimhaneye çevrilmek kaydıyla Rum Ortodoks Patrikliği'ne
bağışlamıştır.
İlk kız rüştiyesi
Erkek rüştiyelerinden on yıl sonra 1862 yılında ilk kız rüştiyesi Sultanahmet'te
'Çevri Kalfa Mektebi' adıyla açılmıştır. Kız rüştiyelerinin ilk muallimleri yaşlı
erkeklerdir.
Vatan