21. yüzyıl hastalıklarından kabul edilen bel ve boyun fıtığı, özellikle bilgisayar
başında çok oturan insanların başına geliyor. MobilyaDekorasyon üyesi Odak Ev
ve Ofis Mobilya’nın sahibi Engin Küçük, fizyonomik yapıya uygun seçilen ofis oturma
sistemlerinde, vücut hareketlerine uyumlu, kalça, diz ve ayak bileği ekseniyle
birlikte hareket eden, ayarlanabilir bel destekli modelleri öneriyor.
Günümüzde çalışanlar zamanlarının yüzde 70’ini ofislerinde oturarak geçiriyorlar
ve genellikle aralıksız 45 dakika oturuyorlar. Hatta bazı meslek grupları çalışma
zamanlarının yüzde 100’ünü oturarak geçiriyorlar. Sonuç olarak ofis ortamı çalışanlar
üzerinde önemli rol oynuyor. Oturarak çalışma sırt ağrılarını da beraberinde getiriyor.
Bu ağrıların önüne geçilmesinde çalışanların oturma biçimleri kadar kullandıkları
ofis koltukları da büyük önem taşıyor.
Odak Ev ve Ofis Mobilya’nın sahibi Engin Küçük ofis koltuğu yüksekliğinin
hava ayarlama manivelasıyla kolayca ayarlanabilmesinin önemi üzerinde dururken,
ofis koltuğunun gereğinden fazla yüksek ya da alçak olmaması öneriyor. Ofis koltuğunun
genişliğinin ve derinliğinin her bedendeki kullanıcı için uygun olmasının önemi
üzerinde duran Küçük, “Genişlik genellikle 43-50 cm., derinlik ise arkaya yaslandığında
dizler ile oturma yeri arasında 5-10 cm. fark olacak şekilde tasarlanmalıdır”
diyor.
Engin Küçük bunlara ek olarak ideal bir ofis koltuğunun kolçaklarının; kullanıcının
dirsek, omuz ve kollarını rahatça dinlendirebilmesine olanak tanıması ve ofis
koltuğunun sırt kısmının 30-48 cm. arasında olması gerektiğini vurguluyor. Yine
koltuğun tüm kısımlarında olduğu gibi sırtınızı dayadığınız yerin de ayarlanabilir
olmasının büyük önem arz ettiğini kaydediyor.
Sağlıklı duruş ve sırt ağrıları
Uzun süreli aynı pozisyondaki duruşlar, kan akışını yavaşlatıyor ve besini
tüketiyor. Sırtın alt bölümünü döndürmek, eğilmek ve yassılaştırmak kasların fazla
çalışmasına sebep oluyor ve sonucunda sırt ağrıları ortaya çıkıyor. Sırt ve alt
bacak üzerindeki baskı bacak ve ayaklardaki kan dolaşımını etkiliyor.
Ofiste ara sıra molalar vermek ve duruş değişiklikleri yapmak gerekiyor.
Tasarımı iyi olan bir çalışma koltuğu anatomik perfonmansı arttırarak vücuttaki
ergonomik gerilimi azaltır. Bu gerilimlerin çoğu oturma alışkanlıklarının değiştirilmesine
ilişkin olarak azaltılabilmesine rağmen, tasarımcılar çalışma koltuk tasarımı
üzerinde durarak bu gerilimleri azaltma girişimde bulunuyorlar.
İşte ergonomik çalışma koltuğunun özellikleri
Oturma yükseklik ayarı: Çalışana ayakları zeminden ayrılmadan çalışma yüzeyine
ya da klavyeye uygun yükseklik ayarlanmasında yardımcı olur. Pnömatik ayar mekanizması
kullanımı açısından daha kolaydır. Oturma derinliği ayarı: Bu ayar, kayabilen
oturma yüzeyiyle ya da oturmanın içe dışa doğru hareketiyle sağlanır.
Kısa oturma, kısa boylu insanların çalışma koltuğunun sırtına rahatça erişmesine,
derin oturma uzun boylu insanların dengeli hissetmelerine yardımcı olur. Sırt
açı ayarı; Kişiye, sırtlığın oturmaya olan açısını değişme fırsatını verir. Bu
ayar gövdeyle üst baldır arasındaki açıyı arttırır ve sırtın alt bölümündeki iç
eğimi düzelterek diskler üzerindeki baskıyı azaltır. Bu ayar mekanizmayla sağlanabileceği
gibi sırtlıkta kullanılan malzemenin esnekliğiyle de sağlanabilir. Arka eğim;
Arkaya yaslanıldığında tüm koltuğun zemine olan açı değişimini sağlar.
Oturma yüzeyi açı ayarı: Oturma açısının ileri ve geri gitme pozisyonunda değişmesini
kapsar. Kişiye değişken arkaya yaslanma açısı yerine sabit açı seçme fırsatını
sağlar. Sıklıkla bu özellik ileri eğimdir ve üst bacak aşağıya eğimlidir. Bu da
gövdeyle arasındaki açıyı açar ve disk baskısını azaltır.
Kolçak: Omuzların ve üst kolun yükünü hafifletir.
Kolçak yükseklik ayarı: Omuz ve dirseğin alt bölümüne ve ön kola binen baskıya
engel olur. Her türlü aktivitede rahat hareket edilmesini sağlar.
Kolçak genişlik ayarı: Çalışma koltuğunun kolları arasındaki uzaklığın değiştirilmesine
izin verir. Bu mekanizma, oturulduğunda daha yakın pozisyonlara izin verdiği gibi
kalçanın oturma bülümünün sınırının içersinde kalmasını sağlar.
Giydirilmiş kolçaklar: Ön kollar ve dirseklerin alt bölümü üzerindeki rahatsız
edici baskıyı engeller.
Bel desteği: Özellikle dik oturulduğunda duruş desteklenerek, yükün eşit şekilde
dağılmasını sağlar ve sırtın alt bölümünde rahatsızlık oluşmasını engeller. Sırt
yükseklik ayarıyla kısa ya da uzun kişilerdeki bel kavisine göre yeri değiştirilerebilir.
Bel derinliği ayarı: Tıpkı bel desteği ayarında olduğu gibi farklı tercihlere
ve vücut şekillerine uydurabilir.
Pelvis destekeleyicisi: Omurganın temeli olarak görülen kuyruk sokumu bölümü
desteğini arttırarak dik bir duruşa teşvik eder.
Kaynak: mobilyadekorasyon.com