Seramik sanayisinde dünya lideri olan İtalyanlar, bu sektöre en büyük katkıları
sağlayanlara verdikleri Aldo Villa Ödülü’nü ilk kez Orta Avrupa dışından bir sanayiciye,
Kale Grubu’nun kurucusu ve yönetim kurulları başkanı İbrahim Bodur’a verdi. İtalya’da
seramik sanayisinin kurucusu olan Aldo Villa adına 1989’dan itibaren iki yılda
bir verilmeye başlanan ve ’sanayici adaylar için çok ağır kriterleri olan’ ödülün
İbrahim Bodur’a verilmesi bu alanda Türkiye’nin global ligde oynadığını da tescil
etti.
Ödül jürisi 'ödül gerekçesinde' Bodur için "Ulusal ve uluslararası düzeyde fayans
seramik üretiminin en önemli mimarlarından biri olmasını sağlayan, seramik sektöründeki
yatırımcılığıyla olağanüstü bir kariyer yapmış bir iş adamı" tanımlaması yaptı.
Sektörün kurucusu
İbrahim Bodur’un seramik sanayisinde kendi ülkesinde sektörün kurucusu olduğunu,
yeni tekloji ve yeni ürün geliştirmede liderlik ettiğini, kendi şirketlerini ve
sektörünü global rekabete hazırladığını, sanayideki örgütlerde etkin bir şahsiyet
olduğunu, doğduğu bölgenin ve ülkesinin ekonomik ve sosyal gelişmesine katkı sağladığını
dikkate alan jüri, sektör kuruluşlarının temsilcilerinden oluşuyor.
Üç devletten madalyalı
Daha önce 1985’te Çekoslavakya Devlet Nişanı, 1987’de Cavaliari di Lavora İtalyan
Devlet Nişanı ve 1997’de de Türkiye Cumhuriyeti Devlet Üstün Hizmet Nişanı ile
onurlandırılan İbrahim Bodur, "Aldo Villa ödülü bir bakıma İtalyanlar için ’bükemedikleri
eli’ ödüllendirmek oldu. Çünkü Türk sanayicisi olarak bu işte çok iyi olduğumuzu
herkese kanıtladık. Bu hem dünyaya hem de Avrupa Birliği’nin etkin isimlerine
güzel bir mesaj oldu" dedi.
Sanayi milli kaynakla olur
İbrahim Bodur, Türkiye’de özel sektörün sanayi yatırımlarına 1950’den itibaren
çok partili parlamenter sisteme geçişle başladığını söyledi ve "Tabii ki devlet
ile özel sektör işbirliği devam etti ve bugünkü sanayileşme öyle ortaya çıktı"
dedi. İstanbul Sanayi Odası’nın kuruluşunun da sanayide özel sektörün öne çıkışının
tabii sonucu olduğunu hatırlatan Bodur şunları söyledi:
"İSO’nun kuruluşunda görev alan, o dönemde 24 yaşında genç bir sanayiciyim. Sanayide
55 yıldır, seramik sanayisinde ise 50 yıldır varım. Bana seramik için ilham veren
şey ’sanayinin milli kaynaklara dayanması gerektiğine’ çok inanmamdır. Seramiği
araştırınca gerekli tüm girdilerin; hammadde, enerji (kömür), istihdam açısından
çok büyük oranda yerli kaynağa dayandığını gördüm. Kendi doğduğum yerin uygun
olduğunu da keşfettim. Ben her zaman ’sanayi’ deyince montaj sanayisini değil
gerçek sanayiyi anladım ve anlattım."
İplikle başladım, sonra seramikte karar kıldım
İbrahim Bodur, sanayiliğe ilk kez 1952’de adım attığını belirterek şöyle konuştu:
"Önce tekstile girdim. Pamuk da milli hammadde ve ben pamuğu işleyip Türkiye’de
ilk kez penye ipliği ürettim. 3.200 iğlik bir fabrikaydı. 1952 yılının başında
makinelerini İtalya’ya sipariş ettim ve Edirnekapı’da fabrikayı kurdum. 1955’e
kadar bu fabrikayı yönettim. Bir süre sonra bu fabrikayı bir profesyonele teslim
ettim ve seramiğe odaklandım. Çünkü seramik; konutu, inşaatı, madenciliği, enerjiyi
her şeyi harekete geçiren bir sanayidir. Türkiye’de ise o zamanlar seramik üretimi
hiç yoktu. Hammaddesi kaolin, kil, quartz v.s. memlekette (Çanakkale’de) vardı.
Enerjisi kömürdü o da vardı. İhsan Sabri Çağlayangil Çanakkale Valisi’yken ilin
maden potansiyelini araştırmıştı ve doğduğum yerin uygun olduğunu biliyordum."
Bodur, Çanakkale Seramik’i nasıl kurdu
1955’te, Çanakkale’de seramik hammadesi araştırması yaptı. Enerji için kömür
yataklarının da olduğu tespit edildi. Yatırım için kendi sermayesinin yanında
köylüleri de ikna etmek için köy köy dolaştı ve köylüleri ortak etti. 750 bin
lira sermayeli limited şirket kurdu ve 1956 mayısında makineleri Kliring kapsamında
Çekoslavakya’dan sipariş etti, 1957’de ilk fabrikanın bacası tüttü. Bodur, böyle
büyük bir fabrikalar grubu oluşturacağına halkı ikna etmekte zorlandı ancak sonra,
bazı subaylar, valiler, milletveiklleri bile ortak oldu.
1959’da Anonim Şirket’e dönüştürdü ve ortak sayısını 272’ye, sermayeyi 1.5 milyon
liraya yükseltti. Ürünü pazara çıkınca ithal ürünler pazarı çöktü. Aralıklarla
sermayeyi 3, 6 ve 9 milyon liraya yükseltti. 9 milyona çıkışta 1959’da 3 milyon
Lira ile Etibank’ı ortak aldı. Etibank’ın yüzde 33’lük payı en son bu kurumun
özelleştirilmesi sırasında Bodur tarafından alındı.
1960 ihtilalinde İş ve Ziraat Bankası’ndan aldığı kredileri 1 ay içinde kapattı
ve bayilik teşkilatını geliştirerek yoluna devam etti. 1964’ten itibaren ülkede
pazar oluştu ve işler büyümeye başladı. TSKB’den alınan kredilerle yeni yatırımlar
yapıldı.
1980’li yıllara kadar Seniter’de Eczacıbaşı, Porselen’de Yıldız, izolatör kaplamada
ise Çanakkale Seramik vardı. Sonra sektöre çok sayıda yatırımcı girdi.
Seramiğin hem Nobel’i hem Oscar’ı
Seramik sektörünün en onurlu ödülü olan Aldo Villa, hem Nobel gibi bilimsel çalışmalara
hem de Oscar gibi sektörün oyuncalarına veriliyor. İtalyan makine mühendisi Aldo
Villa, seramik sanayisinde devrim yaratan üretim tekniklerini geliştirmeyi başardı
ve Adriano Bosetti ile birlikte çalışarak sektörün tarihine geçti. Bu nedenle
adına ödül kuruldu. İtalya Seramik Birliği Başkanı Paolo Zannini başkanlığındaki
jüri üyeleri, Uluslararası Seramik Federasyonu Başkanı Gian Nicola Babini, Imola
Makineciler Kooperatifi Başkanı Domenico Olivieri, İtalyan Seramik Makineleri
Üreticileri Birliği Başkanı Pierluigi Ponzoni ve Seramik Kaplama Malzemeleri Üreticileri
Derneği Başkanı Alfonso Panzani’den oluşuyor.
Hürriyet Gazetesi