Birkaç yıldır efsanesi dolaşıyordu, sonunda geldi. İsveç’te doğma büyüme mobilya
ve ev aksesuarları zinciri Ikea, düşük fiyat ve kaliteli tasarım garantisiyle
sunduğu binlerce çeşit ürünüyle bugünden itibaren İstanbul’da kapılarını açıyor.
30.000 metrekarelik Ümraniye mağazası, dünyadaki 213. Ikea mağazası. Peki ama
bu Ikea kim? Neden bütün dünyada bu kadar rağbet görüyor?
Düşük fiyata iyi tasarım
‘Çoğunluk için daha iyi günlük yaşam yaratmak’ vizyonuyla akıllı çözümler
sunan Ikea, kurucusu Ingvar Kamprad’ın 60 yıl önce dediği gibi, iyi tasarımları
herkesin alabileceği fiyatlara satmasıyla ünlü. Bir tasarıma önce fiyat etiketinden
başlıyor. Yani tasarımcıları iyi tasarımlı ve kaliteli bir mobilyayı düşük fiyata
üretebilmek için epey farklı düşünmek zorunda kalıyorlar.
Onların görevi, hayalgüçlerini kullanarak ve sürekli değişik yollar arayarak
fiyatları düşük tutmak.
Ikea’nın katalogları da çok popüler. Pazarlama yatırımının çok büyük bir
parçası olan bu kataloglar, örneğin geçtiğimiz sene 33 ülkede, 25 dilde, tam 143,5
milyon adet basılmış; evlerin kapılarına ücretsiz olarak dağıtılmış.
İçinde yaklaşık 7000 fotoğraf yer alıyor! Zaten Ikea, piyasaya önce mağazasıyla
değil, kataloğuyla giriyor. Türkiye’de dağıtılan 284 sayfalık katalogta ise 2500
çeşit ürün mevcut, ancak mağazadaki ürün sayısı 6500’ü buluyor.
Ikea’nın diğer mağazalardan en farklı tarafı, müşterileriyle iş bölümü yapması.
Seçtiğiniz mobiyaları depodan, demonte bir şekilde durdukları yassı koliler halinde
kendiniz alıyorsunuz. Yassı koliler, nakliye ve depolama maliyetlerini düşürüyor
ve bu avantaj doğrudan etiketlere yansıyor.
Aldıklarınızı arabanıza ve evinize kendiniz taşıyorsunuz. Ve mobilyanızı
evde kendiniz monte ediyorsunuz. Kendiniz taşıdığınız ve monte ettiğiniz bir mobilya
için de, önceden monte edilmiş ve kapınıza getirilmiş bir mobilyaya ödeyeceğinizden
daha az para ödüyorsunuz. Bu sistemi kabullenmeyenler içinse, ücreti karşılığında
montaj ve nakliye servisi sunuluyor.
Ikea’da neler var
Neler yok ki? Kanepe, sandalye, masa, raf sistemi, ranza, bar taburesi,
evye konsolu, bebek yatağı, aydınlatma, halı, yastık, havlu, perde, nevresim,
oyuncak, sulama kabı, kutu, poster, saksı, saat, kapı kulbu, süzgeç....
6500 ürün çeşidini saymamı beklemiyorsunuz herhalde... Daha ne bekliyorsunuz?
Mağaza haftanın 7 günü, saat 21.00’e kadar açık. Evini seven gitsin!
Çinilere modern yorum
Tasarım eğitimine edebiyat gibi insanı her yönüyle ele alan bir bilimle
başlayan Defne Koz, Milano’da yaşayan ama tasarımları dünyanın pek çok ülkesinde
kullanılan bir Türk. Tasarımlarını yaparken merkeze hep insanı koyuyor, sınırların
hükmetmediği bir alanda hayal kurmaya ve bu hayalleri gerçekleştirmeye devam ediyor.
Amacı, insanların ‘ben de yapardım’ diyebilecekleri kadar basit, ama kimsenin
yapmadığı nesneler tasarlamak. ‘Tasarımcı, insanların yaşamlarını, duygu ve düşüncelerini
anlayacak kadar duyarlı ve onlara yeni, heyecan verici bir çevre sunacak kadar
da yaratıcı olmalı’ diyen Koz’un karşımıza çıkan son koleksiyonu, İznik Çinileri’nden
yola çıkarak VitrA için tasarladığı karo serisi.
El işçiliğine has duyarlılığı kaybetmeksizin çağdaş teknolojiler ile seri
olarak üretilen bu karolar, dokusuyla geçmişte kuars kullanılarak üretilen çinilerdeki
derinlik ve yumuşaklık hissini günümüze getiriyor. İznik Çini karoları; renkleri,
dokuları, geometrik düzenleri ve motifleriyle mekanlarda hem geçmişe, hem bugüne
ait bir tarz yaratıyor. Koz, Vitra’yla önümüzdeki yıllarda ‘Hamam’ projesi yapacağının
da müjdesini veriyor.
Kaynak: : Hürriyet